Daire başkanlığından uzman kadrosuna atama işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin takdir yetkisi sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının daire başkanlığı görevinden alınarak uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi talebini değerlendirmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının görevde başarısız olduğuna dair bir tespit olmaksızın, bu işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiş ve davacının parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise […]

→

Zimmet suçu nedeniyle görevden alınan daire başkanının şube müdürü olarak atanmasının hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, daha önce işlediği zimmet suçu nedeniyle görevden alınarak şube müdürü olarak atanmasını hukuka uygun bulmuştur. Mahkeme, davacının özlük dosyasındaki zimmet fiili ve disiplin cezaları ile ilgili bilgilerin idareyi yanıltacak şekilde saklandığını, bu durumun kamu yararı ve hizmet gerekleri […]

→

İşyeri ruhsatı iptali öncesi denetim ve süre verilmeden işlem yapılmasının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir alışveriş merkezinde işletilen mağazanın işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesiyle ilgili davada, davalı idarenin hukuka aykırı işlem tesis ettiğine karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacıya ait işyerinde ruhsat yönünden denetim yapılmadığını ve mevzuatta öngörülen sürelerin verilmediğini tespit etmiştir. Davalı idarenin, ana taşınmazda tespit edilen aykırılıkların giderilmesi için alışveriş merkezi sahibine […]

→

Eğitim şartlarını taşımayan müdürün tekniker kadrosuna atanması ve fazla ödenen miktarın tahsili hukuka uygun bulundu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, bir belediyede ruhsat ve denetim müdürü olarak görev yapan davacının, eğitim şartlarını taşımadığı gerekçesiyle müdürlük kadrosundan tekniker kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. İlk derece mahkemesi, davacının müdürlük atamasının açık hata kapsamında olduğunu belirterek, hukuka aykırı durumun düzeltilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Davalı idare, müdür olarak atanabilmek için gerekli şartların […]

→

Davacının 3600 ek göstergeli kadro talebi ve idarenin takdir yetkisiyle atama işleminin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının yargı hizmetleri birim başkanlığı görevinden alınmasının hukuka aykırı olduğu ve davacının daha önceki 3600 ek göstergeli başmüfettişlik görevinden dolayı kazanılmış haklarının bulunduğu sonucuna varmıştır. Davacı, mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda 3600 ek gösterge ile başmüfettiş olarak görev yaparken, Sayıştay Başkanlığı’na atanmış ve bu atama sırasında 3600 ek göstergeye sahip […]

→

Davacının kendi isteğiyle ataması sonrası parasal haklarının tazmini ve idarenin hukuki sorumluluğu çerçevesinde tazminat miktarının belirlenmesi (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı kadrosunda istihdam edilmesi gerektiği halde bu sürede yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebinin reddine ilişkindir. İdare Mahkemesi, davacının 03/05/2016 tarihinde İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı kadrosuna atandığını, ancak bu atamanın hukuken geçerli bir yeniden atama niteliğinde olmadığını belirterek, davacının ilk atama tarihindeki mevzuat hükümlerine göre […]

→

İdarenin atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde sınırlı kullanımı ve takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 1. dereceli şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirirken, idarenin atama yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanma zorunluluğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde, idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararı gözetilerek kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Dava […]

→

İdari yaptırım kararlarına karşı idari yargının görev alanı ve ruhsatsız faaliyetten men kararının iptali istemiyle açılan davada idari yargının yetkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacı şirketin ruhsat alana kadar faaliyetten men edilmesi ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davada, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri incelemiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, idari yaptırım kararlarına itirazın adli yargıda görülmesi gerektiği, ancak aynı kişiyle ilgili idari yargının görev alanına […]

→

Kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı görevden alma işleminin hukuka uygunluk denetimi ve takdir yetkisi kullanımı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Davacı, görevden alınmasına yönelik kararın iptali ve özlük haklarının iadesi talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının görevden alınmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay’ın bozma kararına uyarak, davacının görevden alınmasını gerektirecek bir durumun […]

→

Genel müdür yardımcılığından şube müdürlüğüne atama işleminin hukuka uygunluğu ve manevi tazminat talebi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davanın temyiz incelemesi sonucunda, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Temyiz başvurusunda ileri sürülen gerekçelerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmedilmiştir. Bu bağlamda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Dava, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak şube müdürlüğüne […]

→

Ecrimisil talebi için idarenin taşınmazın izinsiz işgalini tespit etmesi gerektiği, mevcut durumda bu şartların sağlanmadığı değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, temyiz isteminin kabul edilmediği ve İdare Mahkemesi kararının onandığı bir davada, hukuki değerlendirmesini 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde yapmıştır. Mahkeme, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını ifade etmiştir. Bu bağlamda, ecrimisil taleplerinin hukuka uygunluğu […]

→

Personel atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve somut neden olmadan görevden almanın hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdareye, personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisi tanınmış olsa da, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Davacının geçmiş hizmetleri ve kariyerinin, daire başkanlığına atanması için uygun olduğu, ayrıca görev süresince hakkında […]

→

Sayıştay denetiminde KDV tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararı oluşması ve karar düzeltme taleplerinin reddi üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2017 yılında yapılan bir denetim sonucunda, … Belediyesi tarafından işletme hakkı devri şeklinde kiraya verilen gayrimenkullerden KDV tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararının oluştuğunu belirlemiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinin 3(f) fıkrasına aykırı olarak gerçekleştirilen bu işlem sonucunda, tazmin hükmü verilmiş ve bu hüküm Temyiz Kurulu tarafından onaylanmıştır. Sorumlular, karar düzeltme […]

→

Genel müdür yardımcılığından uzman kadrosuna atamanın hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak 1. dereceli uzman kadrosuna atanmasının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. İdarenin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde takdir yetkisini kullanma hakkının bulunduğu, ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı belirtilmiştir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının geçmiş hizmetleri ve görev niteliği göz önünde bulundurularak yapılan atamanın kamu […]

→

Gecikme cezasının uygulanmaması nedeniyle kamu zararının tazmini için yüklenicinin sorumluluğu ve fesih tarihinin hukuki geçerliliği üzerine değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir üniversitenin merkezi yemekhane ve kafeterya binası inşaatı için yapılan sözleşmenin feshi ve gecikme cezası ile ilgili bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Sözleşme, 30.03.2018 tarihinde tamamlanması öngörülmesine rağmen, yüklenici işin süresinde bitirilmemesi nedeniyle 26.12.2018 tarihinde feshedilmiştir. Ancak, fesih tarihine kadar geçen 270 günlük gecikme cezasının uygulanmaması, kamu zararına yol açmıştır. 4735 sayılı […]

→