Belediyelerin dernek ve vakıflara nakdi yardım yetkisinin sona ermesi ve kamu zararına yol açan yardımların hukuki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75. maddesine dayanarak, belediyelerin dernek ve vakıflara nakdi yardım yapma yetkisinin 2012 tarihinden itibaren sona erdiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, amatör spor kulübü niteliğinde olmayan … Derneği’ne yapılan nakdi yardımın, kamu zararına yol açtığına hükmedilmiştir. Belediye Başkanı’nın itirazında, yardımın amatör sporcu yetiştirmek amacıyla yapıldığı savunulmuş, ancak derneğin amatör spor kulübü […]

→

Emniyet müdürü terfi işlemlerinde disiplin cezalarının tekrar gerekçe gösterilmesinin hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2012 yılı terfi döneminde 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararını iptal etmiştir. Mahkeme, idarenin terfi işlemlerinde kıdem, sicil, ödül ve disiplin cezaları gibi ölçütleri dikkate alması gerektiğini, bu ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini vurgulamıştır. Olayda, davacının […]

→

Müşterek komisyon uygulaması, huzur haklarının ödenmesi açısından kamu zararına neden olma riski taşır mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyede oluşturulan “Müşterek Komisyon”un hukuka aykırı olduğu ve bu komisyona katılan üyelere ödenen huzur haklarının kamu zararına yol açtığına dair bir tazmin hükmünü içermektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre, ihtisas komisyonları yalnızca belirli sayıda üye ile oluşturulabilir ve bu komisyonların görev alanına giren konuların ayrı ayrı görüşülmesi gerekmektedir. Müşterek komisyon […]

→

Büyükşehir Belediye Başkanlığında genel sekreter yardımcısı olarak görev yapmakta iken mühendis kadrosuna atanmaya ilişkin işlem (Danıştay)

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/18810 E.  ,  2022/900 K. “İçtihat Metni” T.C.D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No : 2021/18810Karar No : 2022/900 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, […]

→

İdarenin atama ve görevden alma takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıp kullanmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Fen İşleri Dairesi Başkanlığı görevinden alınarak Ulaşım Dairesi Başkanlığı emrine tekniker olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava, idarenin atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıp kullanmadığına odaklanmaktadır. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasının hukuka uygun olduğunu belirtirken, Bölge İdare Mahkemesi, davacının görevinde […]

→

Aile hekimlerinin defin ruhsatı nöbetine katılmaması nedeniyle verilen ihtar puanlarının mevzuata uygun nöbet listesiyle değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Balıkesir ili Altıeylül ilçesinde aile hekimi olarak görev yapan davacının, defin ruhsatı düzenleme nöbetine katılmaması nedeniyle aldığı beş ihtar puanının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. Mahkeme, davacının nöbet görevine gitmemesinin, usulüne uygun olarak hazırlanmayan bir nöbet listesine dayandığını belirlemiştir. Mevzuat gereği, ölüm belgesi düzenleme nöbetinin sadece aile hekimleri tarafından değil, aynı […]

→

Memurun görevden alınarak atanmasında idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı doğrultusunda kullanımı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda daire başkanı olarak görev yapan davacının, görevden alınarak uzman olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, idarenin memurların atanmaları konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu belirtti. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idarenin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanması gerektiği […]

→

İdarenin takdir yetkisiyle kamu yararı gözetilmeden yapılan atamanın hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davanın temyiz incelemesi sonucunda, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir. Dava, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının atanmasında idarenin takdir yetkisinin geniş yorumlanması gerektiğini […]

→

Memurun görevden alınmasında takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda daire başkanı olarak görev yapan davacının, uzman olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare mahkemesi, davacının görevden alınmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapıldığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının görevde yetersizliği veya başarısızlığına dair hukuken geçerli bir neden olmaksızın, sadece takdir yetkisi […]

→

Memurların naklen atamalarında idarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup yargı denetimine tabidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde memurların naklen atanmalarında idarenin takdir yetkisinin sınırlı olduğunu belirtmiştir. Bu takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olup, bu sınırların ihlal edilmesi durumunda idari işlemin iptali söz konusu olabilecektir. Uyuşmazlıkta, davacının atama işleminin hukuka aykırı olduğu iddialarının […]

→

Genel sekreter yardımcılığından mühendisliğe atamanın hukuka aykırılığı ve parasal hakların ödenmesi kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel sekreter yardımcılığı görevinden mühendis olarak atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare, memurların sınıflarını değiştirme konusunda takdir yetkisine sahip olsa da, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerekmektedir. Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde, idarenin bu yetkisini kamu yararına aykırı bir şekilde kullandığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Dava dosyasında, […]

→

Üst düzey yönetici görevden almanın hukuka aykırılığı ve idarenin zararı ödeme yükümlülüğüyle davacının haklarının korunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak tekniker kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare mahkemesi, idarenin üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusundaki geniş takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiğini belirtmiş, davacının görevden alınmasını gerektirecek bir olumsuzluk tespit edilmediğini vurgulamıştır. Bu nedenle, […]

→

Memurların atanmasında idarenin takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde nasıl kullanılmalı? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda daire başkanı olarak görev yapan davacının, görevden alınarak uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasına gerekçe gösterilmediği için işlemi iptal etmiştir. Ancak Danıştay, idarenin takdir yetkisinin, […]

→

Memurun şube müdürü olarak atanması idarenin takdir yetkisinde olup, aylıktan kesme cezası nedeniyle daire başkanı kadrosuna atanamaması hukuka uygundur. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptali sonrası yeniden memuriyete döndürülmesi üzerine, idarenin davacıyı şube müdürü olarak atamasının takdir yetkisi dahilinde olduğu ifade edilmiştir. Ancak, davacının daha sonra aldığı aylıktan kesme cezası nedeniyle beş yıl süreyle daire başkanı […]

→

Disiplin cezası zamanaşımı süresi ihlal edilmediği için emniyet müdürünün cezasının onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir emniyet müdürünün disiplin cezasına ilişkin kararın temyizini incelemiştir. Davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından denetim görevini yerine getirmediği iddiasıyla 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmıştır. Ancak, disiplin cezasının uygulanabilmesi için gerekli iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle dava açılmıştır. İdare Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. Danıştay, İdare Mahkemesi’nin kararını […]

→