Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı görevinden alınarak uzman kadrosuna atanan kişinin atama işleminin hukuka aykırılığı ve kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırılığı değerlendirmesi

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı görevinden alınarak uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Dava, davacının atama işleminin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebiyle açılmıştır. İlk derece mahkemesi, davalı idarenin atama işlemi için geçerli bir gerekçe sunamadığını belirterek işlemi iptal etmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, […]

→

İcra müdür yardımcılığına muvafakat verilmemesi, 3201 sayılı Kanun’un Ek 24. maddesi gereği altı yıllık hizmet zorunluluğu nedeniyle hukuka uygun mu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının icra müdür yardımcısı olarak atanmasına muvafakat verilmemesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, davacının 2013 yılında yapılan İcra Müdür ve Yardımcılığı sınavında başarılı olup kuraya girmeye hak kazanması üzerine, muvafakat verilmemesi nedeniyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 24. maddesi gereğince, polis memuru olarak […]

→

Memurun görevden alınarak başka bir birime atanmasında idarenin takdir yetkisinin sınırları ve hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının görevden alınarak başka bir birime atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz taleplerini reddetmiştir. Mahkeme, memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu belirtmiştir. Ancak, davacının görevden alınmasını gerektirecek somut bir tespit olmadığına […]

→

Aile hekimliği sözleşmesinin feshi ve savunma hakkının etkin kullanımı değerlendirilerek hukuka uygunluk ilkesinin vurgulanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, aile hekimi olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshiyle ilgili olarak yapılan işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, aile hekimliği hizmet sözleşmesinin feshine itiraz etmiş, ancak mahkeme, davacının kazanç getirici başka iş yapma yasağını ihlal ettiğine dair yeterli delil bulunduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının savunma hakkının yeterince sağlanmadığına dair yapılan itirazları dikkate […]

→

Ölen davacının mirasçıları tarafından takip edilebilecek davalarda dilekçenin iptali yerine dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, yalnızca öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceğini belirtmiştir. Ancak, ölenin mirasçılarına intikal eden haklar ve parasal talepler, mirasçılar tarafından takip edilebilir. Davacı aile hekimi, sözleşmesinin feshine ilişkin iptal talebiyle dava açmış, ancak dava sürecinde vefat etmiştir. Mahkeme, davanın yalnızca ölen davacıyı […]

→

Aile hekiminin vitamin tavsiyesinin “kazanç getirici iş yapma yasağı” kapsamında değerlendirilmemesi ve sözleşme feshinin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul’daki bir aile hekimine yönelik disiplin soruşturması sonucunda verilen sözleşme feshi kararını iptal etti. Davacı, hastalarına vitamin ve gıda takviyesi ürünleri tavsiye ettiğini, ancak bu ürünlerin satışını yapmadığını belirtmiştir. Mahkeme, davacının eyleminin “Kazanç Getirici Başka Bir İş Yapma Yasağı” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, çünkü bu eylemin mesleki faaliyetten menfaat temin etme […]

→

İdarenin personel atama yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullanması ve hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca idarenin personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. Ancak bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanılması durumunda hukuka aykırılık söz konusu olabilecektir. Dava dosyasında, davacının geçmiş hizmetleri ve eğitim durumu incelendiğinde, idarenin davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna atamasının mevzuata […]

→

Davacının müşavirlikten uzmanlığa atanmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılığı ve hukuka aykırı bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Bakanlık Müşavirliği görevinden alınarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü emrine “Uzman” olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerekmektedir. Davacının geçmiş hizmetleri, kariyer ve liyakat ilkelerine […]

→

Genel müdür yardımcılığından şube müdürlüğüne atamanın hukuka aykırılığı ve kamu yararı gözetilmeden yapılan işlemin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak şube müdürlüğüne atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi gereği, idareye atama konusunda tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak genel müdür yardımcılığına atandığı, görev […]

→

Sağlık sorunları nedeniyle görev yapamayan aile sağlığı merkezi çalışanının sözleşmesinin feshi hukuka uygun bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Diyarbakır ili Aile Sağlığı Merkezinde görev yapan davacının sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, sağlık sorunları nedeniyle uzun süre görev yapamadığını ve bu nedenle haksız yere işten çıkarıldığını iddia etmiştir. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının 180 günü aşan süreyle görevini ifa edemediğini, fesih öncesinde savunmasının alındığını ve […]

→

Dernek lokalinde kumar oynandığı iddiasıyla faaliyetten men işleminin somut delil eksikliği nedeniyle hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı derneğe ait lokalinde yapılan denetim sonucunda kumar oynandığı iddialarını değerlendirirken, somut delil eksikliğine dikkat çekmiştir. Denetim sırasında masada oyun oynayan kişilerin tespit edilmesi ve idari para cezası uygulanması, kumar oynandığına dair kesin bir delil olarak kabul edilmemiştir. Dernek başkanının, kumar oynama suçlamasıyla ilgili olarak ön ödeme yapması ve sonrasında takipsizlik […]

→

Ruhsat intibakı talebinin reddi: Faal olmayan işletme için intibak yapılamayacağı ve sürelerin geçirilmesi nedeniyle kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bir çırçır işletmesinin ruhsatının intibakı talebinin reddedilmesine ilişkin davayı incelemiştir. Davacı, babası adına düzenlenen işyeri açma ruhsatının kendi adına intibakını istemiş, ancak ruhsat sahibinin ölümünden önce işletmenin vergi mükellefiyetinin terkin edildiği ve dolayısıyla işletmenin faal olmadığı tespit edilmiştir. Daire, ruhsat intibakının yalnızca faal işyerleri için geçerli […]

→

Ecrimisil bedelinin belirlenmesinde eksik bilirkişi incelemesi nedeniyle kararın hukuki isabet taşımaması ve yeniden keşif gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Muğla ili Marmaris ilçesindeki bir taşınmazın fuzuli işgali nedeniyle tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin belirlenmesi sürecinde yapılan bilirkişi incelemelerinin eksik olduğunu tespit etmiştir. Dava konusu taşınmazın işgal alanı ile ilgili farklı bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğu, özellikle kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan alanın ecrimisil hesaplamasına dahil edilmediği belirtilmiştir. Bu durum, mahkemenin eksik inceleme ile […]

→

Vergi kaydı terkin edilen fırının ruhsatının geçerliliğini koruyamayacağı ve idare mahkemesi kararının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Samsun ili Canik ilçesinde bir fırın işletmesinin ruhsat durumu hakkında verilen İdare Mahkemesi kararını incelemiştir. Dava, fırın işletmesinin maliye kaydını sildirmesi üzerine ruhsat iptali veya yeni ruhsat alınması gerekliliği iddiasıyla açılmıştır. İdare Mahkemesi, yapılan denetimlerde fırının faaliyette bulunduğunu tespit etmiş, ancak fırın sahibinin vergi dairesine faaliyeti terk ettiğini bildirdiği ve bu […]

→

İçkisiz lokanta ve otel ruhsatı talebinde güvenlik ve asayiş unsurlarının değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Kars ilinde içkisiz lokanta ve otel işletmesi ruhsatı talebinin reddine ilişkin davada, ruhsatın verilmemesi için kolluk tarafından bildirilen olumsuz görüşlerin yeterince değerlendirilmediğini belirlemiştir. Dava dosyasında, otelin bulunduğu yerin, bir petrol istasyonuna yakın olması nedeniyle asgari mesafe şartlarını taşımadığı ve geçmişte tesisle ilgili birçok adli ve idari işlem yapıldığına dair olumsuz görüşlerin bulunduğu tespit […]

→