Ekmek fırını ruhsat devrinde yapı kullanma izin belgesi eksikliği nedeniyle müktesep hak tanınmaması ve ruhsat devrinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının ekmek fırını işletmesi için işyeri açma ve çalışma ruhsatının devri talebini reddeden Kütahya Belediye Başkanlığı’nın kararını onaylamıştır. Mahkeme, ekmek fırını gibi özel yapı şeklini gerektiren işyerleri için yapı kullanma izin belgesinin alınmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Dava konusu işyerinin tapuda bahçeli ev olarak kayıtlı olması ve yapı kullanma izin belgesinin bulunmaması, […]

→

Bakanlık müşavirinin mühendis kadrosuna atanmasının hukuka uygunluğu ve idarenin atama yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davalı idarelerin temyiz istemini reddederek, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirlemiştir. Temyiz başvurusu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararın bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava, davacının Bakanlık Müşaviri olarak görevden alınarak mühendis kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İlk […]

→

Veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosuna atanma talebinin reddi ve düzeltme isteminin mevzuata uygun bulunmaması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, bir davacının veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosuna atanma talebinin reddine ilişkin kararın düzeltilmesi istemini değerlendirmiştir. Dava, davacının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında istihdam hakkından yararlanarak hizmetli kadrosunda görev yapması ve daha sonra lise mezuniyeti esas alınarak atanma talebinde bulunması üzerine açılmıştır. İdare, davacının talebini, mevcut mevzuat çerçevesinde uygun bulmamıştır. […]

→

Hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri ihlal edilerek komiser yardımcılığına atanan davacının polis memurluğuna atanmasının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının komiser yardımcılığına atanması sürecinde hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Davacı, 2010 yılında yapılan sınavda başarılı olarak komiser yardımcılığı kursuna katılmış, ancak daha sonra hatalı soruların iptali sonucu yapılan değerlendirmede başarısız sayılmıştır. İdare, bu duruma rağmen davacının kursa devam etmesine izin vermiş ve komiser yardımcısı olarak […]

→

Fırın ruhsat devrinin 2005/9207 sayılı Yönetmelik gereği mümkün olmaması ve kazanılmış hakların korunamayacağı değerlendirmesiyle temyiz talebinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir fırın işyerinin ruhsatının devri talebinin reddine ilişkin kararı temyiz eden davacının iddialarını değerlendirirken, İdare Mahkemesi’nin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Davacı, işyerinin uzun yıllardır fırın olarak işletildiğini ve kazanılmış hakkının bulunduğunu savunarak, ruhsat devri için yapılan başvurunun reddinin hukuka aykırı olduğunu öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, ruhsat devrinin 2005/9207 […]

→

Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde daire başkanlığından uzman kadrosuna atamanın iptali talebinde idarenin takdir yetkisinin hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, temyiz başvurusunu değerlendirirken, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Temyiz eden davacı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki daire başkanlığı görevinden uzman kadrosuna atanmasının iptali için dava açmış, ancak mahkeme, idarenin atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisinin geniş olduğunu ve bu işlemin kamu yararı gözetilerek yapıldığını ifade etmiştir. Dava sürecinde, […]

→

Ecrimisil hesaplamasında rayiç kira bedelinin dikkate alınmaması ve Danıştay’ın bozma kararı sonrası hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Ankara ili Yenimahalle ilçesinde bir parselin fuzuli işgali nedeniyle istenen ecrimisil bedelinin hesaplanmasında rayiç kira bedelinin dikkate alınmadığını belirterek, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir. Mahkeme, daha önceki Danıştay bozma kararlarına uymayarak, emsal kira bedelini göz önünde bulundurmadan karar vermiştir. Danıştay, işgal edilen taşınmazın komşu parseline ait kira sözleşmesinin emsal oluşturduğunu ve bu sözleşmeye […]

→

Emniyet amirinin terfi için sözlü sınavda başarısız sayılması işleminin hukuka uygunluğu ve idare mahkemesi kararının onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, emniyet amiri olarak görev yapan davacının 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılması ve bu işlemin iptali istemiyle açtığı davada, terfi için gerekli şartların yerine getirilmediğini belirlemiştir. İlgili mevzuat gereği, bir polis amirinin üst rütbeye terfi edebilmesi için, belirlenen bekleme süresini tamamlaması, yeterli performans puanı alması ve sözlü sınavda başarılı […]

→

İdarenin takdir yetkisi ve hukuka uygunluk denetimi çerçevesinde görev yeri değişikliğine itirazın değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının daire başkanlığı görevinden şef kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebini incelemiştir. Davacı, idarenin takdir yetkisini hukuka uygun kullanmadığını, görevinde başarısız olduğuna dair bir belgenin sunulmadığını ileri sürerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Ancak, mahkeme, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini değiştirme […]

→

Liyakat esasına aykırı terfi işleminin iptali ve yeniden değerlendirme gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2015 yılı rütbe terfi döneminde davacının üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemi iptal etmiştir. Mahkeme, terfi işlemlerinin temel ölçütünün liyakat olduğunu ve bu ölçütün, personelin performans değerlendirme notları, başarı belgeleri, geçmiş hizmetleri ve disiplin cezaları gibi unsurlara dayandığını belirtmiştir. Davacının, terfi ettirilen diğer personel ile kıyaslandığında daha yüksek performans ve başarı […]

→

Genel müdür yardımcılığından daire başkanlığına atama işleminin hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak daire başkanlığına atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. İdarelerin atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. Davacı, idarenin bu yetkisini kötüye kullandığını iddia etse de, yapılan incelemede, idarenin mevzuat çerçevesinde takdir yetkisini kamu yararına uygun […]

→

Ferî müdahilin asıl tarafın iradesine aykırı kanun yoluna başvurmasının hukuken kabul edilemezliği ve adil yargılanma hakkı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ferî müdahillik sisteminin adil yargılanma hakkının bir parçası olduğunu vurgulamaktadır. Bu sistem, taraf sıfatı olmayan kişilerin, davaların sonucunda menfaatleri etkilendiğinde mahkemede iddia ve savunmalarını dile getirme imkanını sağlamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda, ferî müdahilin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında yer alabileceği belirtilmiştir. Ancak, ferî müdahilin, asıl tarafın iradesine […]

→

Memurun atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda daire başkanı olarak görev yaparken, Strateji Geliştirme Başkanlığı’na araştırmacı olarak atanmasının iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, idarenin takdir yetkisini hukuka uygun […]

→

İşyerinin hukuka aykırı kapatılması nedeniyle ticari itibarın zedelenmesi ve manevi tazminat talebi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının işyerinin hukuka aykırı olarak kapatılması nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerini incelemiştir. Maddi tazminat talebi, işyerinin kapalı kaldığı süre boyunca uğranılan zararlarla ilgili olup, mahkeme, yalnızca 456,51 TL’lik ticari kaybın tazminine hükmetmiştir. Ancak manevi tazminat talebi yönünden, davacının işyerinin kapatılmasının, ticari itibarını zedelediği ve kişilik haklarına zarar verdiği kabul edilmiştir. Manevi tazminat, […]

→

Atama işleminin iptali talebinde idarenin takdir yetkisi ve hizmet gerekleri doğrultusunda kararın hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının Tarım ve Orman Bakanlığı’ndaki atama işleminin iptali talebini değerlendirmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının görev yerinin değiştirilmesini gerektirecek bir olumsuzluk bulunmadığına ve idarenin takdir yetkisini hizmet gereklerine aykırı kullandığına kanaat getirerek işlemi iptal etmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, idarenin atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisinin geniş olduğunu belirterek, davacının […]

→