Düzenleyici işlemlerin geriye yürümezliği nedeniyle İller Bankası A.Ş.’den vekalet ücreti talebinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, İller Bankası A.Ş. İnsan Kaynakları Yönetmeliği’nin 110. maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle iptal talebinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Davacı, İller Bankası A.Ş. Hukuk Müşavirliği Çalışma Yönergesi’nde yapılan değişiklikle ilgili olarak, 659 sayılı KHK kapsamında vekalet ücreti talep etmiştir. Ancak, davalı idarenin bu KHK kapsamında yer almadığı ve düzenleyici işlemlerin hukuka uygun […]

→

İdarenin takdir yetkisi ve kamu yararı doğrultusunda görevden alma işleminin hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki görevden alınmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirtti. İdarenin, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda takdir yetkisini kullanma hakkına sahip olduğunu vurguladı. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, idarenin bu yetkisini kamu yararına uygun bir şekilde kullandığı ve davacının geçmiş hizmetleri ile görev niteliğinin göz önünde bulundurularak, hizmetin […]

→

Hipermarket ruhsatına “kafeterya” eklenmesi talebinin reddi ve temyiz nedenlerinin hukuka aykırılık teşkil etmemesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacı şirketin hipermarket ruhsatına “kafeterya” ibaresinin eklenmesi talebinin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararını temyiz başvurusu üzerine değerlendirmiştir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi gereğince, temyiz başvurularının kabulü için belirli hukuki sebeplerin varlığı gerekmektedir. Danıştay, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek, davacının ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını […]

→

Disiplin cezası iptali sonrası atama işleminin hukuka aykırı olduğu ve parasal hakların ödenmesi gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel sekreter olarak görev yaptığı üniversitede, disiplin soruşturması sonucunda aldığı aylıktan kesme cezasının iptal edilmesi üzerine, fakülte sekreteri olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, davacının disiplin cezasının iptal edilmesiyle birlikte atama işleminin de geçersiz hale geldiğini belirterek, bu nedenle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte […]

→

Kamu görevlisinin daire başkanlığından alınarak araştırmacı kadrosuna atanmasının hukuka aykırılığı ve parasal haklarının ödenmesi gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir kamu görevlisinin daire başkanlığı görevinden alınarak araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk derece mahkemesi, kamu yöneticilerinin atama ve görevden alma süreçlerinde idarelerin takdir yetkisini geniş tuttuğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde atandığını, görev süresi boyunca […]

→

Memurların sınıf değişikliğinde idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı ile hizmet gereklerine uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 71. ve 76. maddeleri uyarınca memurların sınıflarının değiştirilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığını belirtmiştir. Ancak bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanılması durumunda hukuka aykırılık doğabileceği ifade edilmiştir. Davacının, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, görevinde herhangi bir başarısızlık veya yetersizlik […]

→

İdarenin personel atama takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup aksi durumda iptal edilebilirliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanındığını belirtmiştir. Bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması durumunda iptal gerektireceği ifade edilmiştir. Davacı, Büyükşehir Belediye Başkanlığında Daire Başkanı olarak görev yaparken, Finansman Şube Müdürlüğüne uzman olarak atanmasına itiraz etmiştir. Mahkeme, davacının geçmiş […]

→

Devlet memurunun görevden alınması ve atama işleminin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluğu değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıdığını belirtmiştir. Ancak bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması durumunda, idari işlemin hukuka aykırı olabileceği ifade edilmiştir. Davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, görev süresince herhangi bir […]

→

Davacının (A) grubu polis amiri statüsünde değerlendirilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı bulunarak iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, başkomiser olarak görev yapan davacının (A) grubu polis amiri statüsünde değerlendirilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen düzenlemeye dayalı olarak yaptığı başvurunun hukuka aykırı olduğunu belirlemiştir. Davacı, 1999 yılında komiser yardımcılığı kursunu tamamlamış ve 4638 sayılı Yasa çerçevesinde (A) grubu amiri sayılması gerektiğini […]

→

Kamu idarelerinin memur atamalarında takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır ve yargı denetimine tabidir. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu idarelerinin memurlarını atama konusundaki takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri, memurların sınıfları değiştirilerek atanmasının idareye tanınan bir yetki olduğunu belirtirken, bu yetkinin mutlak olmadığını ve yargı denetimine tabi olduğunu ifade etmektedir. İdarenin bu yetkisini kullanırken kamu yararını gözetmesi gerektiği, aksi takdirde […]

→

Disiplin soruşturması tamamlanmadan yapılan atamanın hukuka uygunluğu ve temyiz talebinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Ziraat Fakültesi Çiftlik Müdürlüğü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek, davacının temyiz talebini reddetmiştir. Dava, davacının Genel Sekreter Yardımcısı kadrosundan alınarak başka bir kadroya atanmasıyla ilgilidir. Davacı, hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının tamamlanmadığını ve bu nedenle atama işleminin hukuki dayanağının bulunmadığını iddia etmiştir. Danıştay, İdare Mahkemesi kararının usul ve […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali: ruhsata aykırı faaliyetlerin tespiti ve mevzuata uygun denetim sonucu karar düzeltme talebinin kabulü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, ruhsatın iptaline neden olan durumların mevzuata uygun olarak tespit edildiğini belirtmiştir. İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseselerin denetiminde, insan sağlığına zarar vermemek ve çevre kirliliğine yol açmamak gibi kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Davalı idare, işyerinde yapılan denetimlerde ruhsata […]

→

İdari yargıda temyiz sınırları: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının belirli sebeplerle bozulabilirliği ve temyiz istemlerinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının ancak belirli sebeplerin varlığı halinde mümkün olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin ise kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, davalı ve […]

→

İçkili yer bölgesi tespiti olmadan ruhsat iptalinin hukuka aykırılığı ve belediye meclis kararı eksikliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kırşehir’de bulunan bir içkili lokantanın ruhsatının iptaliyle ilgili davada, ruhsatın iptaline dayanak olan içkili yer bölgesi tespitinin hukuken geçersiz olduğunu belirlemiştir. Mahkeme, Toklumen Belediyesine ait içkili yerler karar ve krokisinde, ruhsatın iptaline gerekçe oluşturacak bir Belediye Meclis kararı bulunmadığını, dolayısıyla ruhsat iptalinin hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır. Dava dosyasında, içkili yer bölgesi […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali ve kira sözleşmesinin feshinin ruhsat iptaline etkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemi incelemiştir. Dava, İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan bir lokanta ve çay bahçesinin ruhsatının iptali üzerine açılmıştır. İdare Mahkemesi, kira sözleşmesinin özel hukuk hükümlerine göre feshedilmesi gerektiğini, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca feshin mümkün olmadığını belirterek, davacı şirketin taşınmazda fuzuli şagil olduğuna dair […]

→