Sosyal Denge Sözleşmesini imzalayan Belediye Başkanının tek başına sorumlu tutulması gerekir mi (Sayıştay)

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler Yılı 2018 Dairesi 5 Karar No 47530 İlam No 49660 Tutanak Tarihi 2.6.2021 Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar Konu: Sosyal denge tazminatı 1-95 sayılı ilamın 1’nci maddesi ile; … Belediyesi ile … arasında 28.12.2017 tarihinde imzalanan ve … – … dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi ile […]

→

Vekalet görevi için aranan şartları taşımayan personelin zam ve tazminat farkı ödemelerinin mevzuata aykırılığı ve kamu zararına yol açması durumu (Sayıştay)

ÖZET: Belediyede müdürlük kadrolarına vekalet eden personelin, asaleten atanmada aranan şartları taşımadığı gerekçesiyle yapılan zam ve tazminat farkı ödemelerinin kamu zararına yol açtığına hükmedilmiştir. Temyiz aşamasında, vekâleten görevlendirilen personelin hangi şartları taşımadığına dair somut bir tespit yapılmadığı ve her bir personelin durumunun farklılık arz ettiği iddia edilmiştir. Özellikle, bazı memurların şartları taşıdığı halde görevde yükselme […]

→

Vekaletle görevlendirilen personelin asaleten atanmada aranan şartları taşımaması nedeniyle yapılan zam ve tazminat ödemelerinin kamu zararına yol açıp açmadığı değerlendirilmiştir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Belediyesi’nde müdürlük kadrolarına vekalet eden personelin, asaleten atanmada aranan şartları taşımadıkları gerekçesiyle yapılan zam ve tazminat farkı ödemelerinin kamu zararına yol açtığına hükmetmiştir. Temyiz aşamasında, vekaletle görevlendirilen personelin hangi şartları taşımadığına dair somut bir tespit yapılmadığı ve her personelin durumunun farklılık arz ettiği iddia edilmiştir. Özellikle, bazı memurların şartları taşıdığı halde görevde […]

→

Sendikal eylem kapsamında nöbet görevine gitmeyen aile hekimine verilen ihtar puanının hukuka aykırılığı ve sendikal hakların korunması değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının aile hekimi olarak görev yaptığı dönemde, sendikal eylem kapsamında nöbet görevine gitmemesi nedeniyle aldığı ihtar puanının iptali talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının eyleminin sendikal faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine karar vermiştir. Ancak Danıştay, davacının göreve gelmeme nedeninin sendika kararına dayandığını ve bu kararın, aile hekimlerine yönelik zorunlu nöbet uygulamasına karşı ekonomik ve […]

→

Aile hekimliği sözleşmesinin feshi için ihtar puanlarının hesaplanmasında fiillerin gerçekleştiği yılın esas alınması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, 2014 ve 2015 yıllarına ait iki ayrı hizmet sözleşmesi kapsamında toplamda 140 ihtar puanı aldığını, ancak bu puanların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. İdare Mahkemesi, davacının 2014 yılı içinde aldığı 60 ihtar puanının ve 2015 yılı içinde aldığı […]

→

Kamu görevlisinin sendika kararıyla nöbete gelmemesi nedeniyle idare mahkemesi kararının hukuka uygunluğu ve temyiz isteminin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının yalnızca belirli sebeplerle mümkün olduğunu belirtmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının nöbet görevine gelmeme nedeninin sendika kararına dayandığı ve bu durumun kamu görevlilerinin haklarının korunması amacı taşıdığı ifade edilmiştir. İdare Mahkemesi, Danıştay İdari Dava Daireleri […]

→

İdarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup, görevden alma işlemi hukuka aykırı bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Raylı Sistem Daire Başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma açılmadığını, disiplin cezası almadığını ve görevinde başarısız olduğuna dair nesnel bilgi bulunmadığını belirterek, davacının görevden alınmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. İdareye, personel atamalarında takdir yetkisi tanınmış olsa da, bu yetkinin […]

→

Mülki idare amiri değerlendirme raporunun iptali için somut bilgi eksikliği ve not uyumsuzluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı tarafından açılan davada, 2007 yılı Mülki İdare Amiri Değerlendirme Raporunun iptali istemini incelemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının sicil raporunun yüksek not almasına rağmen, değerlendirme raporunun düşük bir notla “yeterli” olarak belirlenmesini, iki rapor arasındaki uyumsuzluk ve davalı idarenin somut bilgi ve belge sunamaması nedeniyle iptal etmiştir. Davalı idare, değerlendirme raporlarının […]

→

İdarenin atama işlemlerinde takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve yargı denetimine tabi olduğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ndeki uzmanlık atamasının iptali istemiyle açtığı davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını temyiz incelemesine tabi tutmuştur. Mahkeme, davacının daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında hakkında herhangi bir disiplin cezası veya soruşturma bulunmadığını, dolayısıyla idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanmadığını belirterek, […]

→

Kamu görevlisinin görevden alınmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bulunarak Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlilerinin atama işlemlerinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, İtfaiye Daire Başkanı olarak görev yaparken, herhangi bir disiplin cezası veya olumsuz bir değerlendirme olmaksızın Zabıta Daire Başkanlığı emrine uzman olarak atanmıştır. Danıştay, davacının geçmiş hizmetlerinin ve kariyerinin, atandığı görevle uyumlu olduğunu, dolayısıyla görevden alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. […]

→

Davacının meslekten çıkarma cezası ve memuriyetin sona erdirilmesi işlemlerinin iptali talebinin net olmaması nedeniyle idare mahkemesi kararının hukuka aykırı bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, davacının meslekten çıkarma cezası ve memuriyetinin sona erdirilmesi işlemlerinin iptali talebinin net ve anlaşılır olmadığını belirterek, İdare Mahkemesi’nin davayı açıktan atama koşulları çerçevesinde inceleyerek reddetmesini hukuken isabetsiz bulmuştur. Davacı, meslekten çıkarma cezasının ve memuriyetinin sona erdirilmesi işlemlerinin iptali için başvuruda bulunmuş, ancak İdare Mahkemesi, adli mahkumiyetin kaldırılmasının disiplin cezasını etkilemeyeceği gerekçesiyle […]

→

Görevde yükselme sınavında önceki hizmet sürelerinin dikkate alınmaması ve başvurunun reddinin hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığında şef olarak görev yapan davacının, şube müdürü kadrosu için yapılan görevde yükselme sınavına başvurusunun reddedilmesine ilişkin kararı incelemiştir. Davacı, 6360 sayılı Kanun gereği İçişleri Bakanlığına atandığı için, daha önceki hizmet sürelerinin değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Danıştay, İçişleri Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği […]

→

Kamu zararının tespiti sonrası alacakların rızaen veya sulhen ödenmesi gerektiği ve maaştan kesinti için yasal süreçlerin izlenmesinin zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Atakum Belediyesi adına kesilen para cezasının, davacıya herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın ve bildirim yapılmadan maaşından kesilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde, kamu zararının tespit edilmesi durumunda, ilgili alacakların rızaen veya sulhen ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, davacının […]

→

Danıştay’ın bozma kararına uygun Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz başvurusunun hukuki geçerliliği ve imara aykırılık iddiaları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, temyiz başvurusunu değerlendirirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50/4. maddesi çerçevesinde, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması durumunda, yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının incelenebileceğini belirtmiştir. Bu bağlamda, Bölge İdare Mahkemesi’nin Danıştay Onuncu Dairesi’nin bozma kararına uygun hareket ettiği tespit edilmiştir. Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin, […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemelerinde raporlu günlerin toplamının 7 günü aşması durumunda yasal olmayan ödemeler için tazmin hükmü tesis edilmesi gerekliliği (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyede görevli personelin raporlu günleri ile sosyal denge tazminatı ödemeleri arasındaki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlgili personelin, 30 gün süreyle sağlık kurulu raporu almasının ardından, aynı hastalığın devamı niteliğindeki 10 günlük bir hastalık izni daha aldığı belirtilmiştir. Ancak, Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 11. maddesi gereğince, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık […]

→