Ek ders ücretlerinin hesaplanmasında hukuki boşluk Yükseköğretim Kurulu’nun açıklamalarıyla giderildi, farklı program dersleri ayrı değerlendirilmeli (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, ek ders ücretinin hesaplanmasında Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen mevzuat hükümleri incelenmiştir. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun 11. maddesi ve ilgili yönetmeliklere göre, bitirme ödevi gibi teorik dersler dışındaki faaliyetler için öğretim elemanlarına haftada en fazla 2 saat ek ders yükü tanınmakta ve bu yük, normal ve ikinci öğretim programları için ayrı […]

→

Yükseköğretim kurumlarında yurtdışı geçici görev yolluklarının mevzuata uygunluğu ve yönetim kurulunun sınırlama yetkisinin olmadığı tespit edildi, kamu zararı doğmadı (Sayıştay)

ÖZET: Bu karar, yükseköğretim kurumlarında yurtdışı geçici görev yollukları ile ilgili yapılan ödemelerin mevzuata uygunluğunu incelemektedir. Temyiz dilekçesinde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca kısa süreli görevlendirmelerde yönetim kurulunun ödemeleri sınırlama yetkisi olmadığı, dolayısıyla yapılan ödemelerin yasaya aykırı olmadığı savunulmuştur. Ayrıca, ilgili öğretim elemanlarının “Bilim İnsanı Yetiştirme Projesi” kapsamında görevlendirildiği ve bu projeye ait […]

→

İptal edilen ihale ve sözleşmelerin hukuken geçersizliği nedeniyle damga vergisi tahsil edilmemesi sonucu kamu zararı oluşmadığı kararı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, kamu idaresinin irtifak hakkı tesisine ilişkin ihale ve sözleşmelerde damga vergisinin eksik tahsil edildiği iddiasıyla tazmin hükmü verilmiştir. Ancak, sorumlu taraf, bu ihale ve sözleşmelerin iptal edildiğini ve dolayısıyla kamu zararının oluşmadığını savunmuştur. İptal edilen ihale kararları ve sözleşmelerin hukuken geçersiz olduğu, dolayısıyla damga vergisi alınmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Türk Medeni […]

→

Dekanlık görevine vekalet eden öğretim üyesine, mevzuatta belirtilen usul dışında idari görev ödeneği ödenememesi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, dekanlık görevini vekâleten yürüten bir öğretim üyesine idari görev ödeneği ödenip ödenmeyeceği hususunu incelemektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu çerçevesinde, dekanlık görevine vekalet edenlerin, yalnızca 2547 sayılı Kanun’da belirtilen usul çerçevesinde atanmış olmaları durumunda idari görev ödeneği alabilecekleri belirtilmiştir. İlgili mevzuatta vekalet usulü dışında yapılan atamalarda, […]

→

Vekâleten yürütülen dekanlık görevinde idari görev ödeneği ödenmesinin mevzuat gereği mümkün olmaması nedeniyle tazmin hükmü onaylandı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, dekanlık görevini vekâleten yürüten bir öğretim üyesine idari görev ödeneği ödenip ödenmeyeceği hususunu incelemektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu çerçevesinde, dekanlık gibi idari görevlerin atanma usulleri açıkça belirlenmiştir. Vekâletle atanan kişilerin, asilde aranan şartları taşımadıkları sürece, bu görevlerden dolayı herhangi bir idari görev ödeneği almaları mümkün […]

→

Başhekimlik görevini yürüten öğretim üyesinin ikinci görev aylığı almasının hukuka uygunluğu ve tazmin hükmünün kaldırılması kararı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 2. Dairesi, Hastaneler Başhekimliği-Genel Koordinatörlük görevine ilişkin ikinci görev aylığı ödemesinin yasal mevzuata uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 88 ve 175. maddeleri, baştabiplere ikinci görev aylığı ödenmesi için kişinin bu görevi yürütmesini yeterli görmekte ve kadro şartı aramamaktadır. 2547 ve 2914 sayılı Yükseköğretim Kanunları’nda ikinci göreve dair bir düzenleme […]

→

2547 sayılı Kanun çerçevesinde dekanlık vekaletinde idari görev ödeneği talebinin hukuki geçerliliği ve tedvir müessesesinin yokluğu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu çerçevesinde dekanlık görevine kimlerin atanabileceği ve vekalet usulünün nasıl işleyeceği net bir şekilde belirlenmiştir. İlgili kanun, dekanların görev başında olmadıkları durumlarda vekalet edecek kişilerin kimler olacağını düzenlemekte, ancak tedvir müessesesine yer vermemektedir. Bu durum, vekaleten atanmış olan öğretim elemanlarının, görevlerinden dolayı herhangi bir idari görev ödeneği almasının mümkün […]

→

sayıştay, 4734 sayılı kanuna aykırı mal alımında kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle tazmin hükmünü kaldırdı ve dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere ilgili daireye gönderdi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na aykırı olarak yapılan mal alımına ilişkin tazmin hükmünü incelemiştir. Yapılan denetimlerde, malzemelerin idareye teslim alındığı ve kullanılmakta olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, bu malzemelerin bedelinin ödenmesi kamu zararına neden olmamaktadır. Kamu zararı, kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olan durumlar olarak tanımlandığından, idareye teslim edilen ve halen kullanılan […]

→

İptal edilen ihale ve sözleşmelerin damga vergisi tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararı oluşmadığı kararı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, kamu idaresinin irtifak hakkı tesisine ilişkin ihale ve sözleşmelerinin iptal edilmesi nedeniyle damga vergisi tahsil edilmemesi durumunun kamu zararı oluşturup oluşturmadığı incelenmiştir. İdari yargı tarafından iptal edilen ihale, hukuken hiç yapılmamış sayıldığından, bu ihale ve sözleşmelerin damga vergisine tabi kağıt olarak kabul edilmesi mümkün değildir. İptal edilen işlemler, idare hukukunun temel […]

→

Üniversitenin kira paylarının tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle tazmin hükmünün kaldırılması ve dosyanın yeniden değerlendirilmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir üniversitenin üçüncü kişilere kiraya verdiği yerlerden alınması gereken kira paylarının üniversite hesabına yatırılmaması nedeniyle kamu zararının doğup doğmadığı incelenmiştir. İlgili sözleşmeye göre, hak lehtarı firmanın alt kiracılardan tahsil ettiği brüt kira bedelinin yüzde birinin üniversiteye ödenmesi gerekmekteydi. Ancak, bu tahsilatın yapılmadığı belirtilerek tazmin hükmü tesis edilmiştir. Kararda, irtifak hakkı tesisinin iptalinden […]

→

İş kazası sonucu ölümden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemi (Yargıtay)

21. Hukuk Dairesi  2015/17413 E.  2016/12921 K. Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar ve davalılardan Ltd. Şti. ve … vekillerince ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından […]

→

Köy hizmetleri işçilerinin başlangıç derece ve kademelerinin yanlış hesaplanması ve toplu iş sözleşmesine aykırılık nedeniyle hükmün düzeltilmesi gerektiği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Özel İdare ile Köy Hizmetleri’nin birleşmesi sonrası, köy hizmetlerinde çalışan işçilerin geriye dönük alacaklarının hesaplanmasında yapılan hataları incelemiştir. Düz işçi ve seyyar tamir ustası gibi işçilerin başlangıç derece ve kademelerinin, mevcut pozisyonlarına göre belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Düz işçi için başlangıç derecesinin 1/1, seyyar tamir ustası için ise 6/1 olarak hesaplanması gerektiği ifade edilmiştir. […]

→

2005 sonrası işe giren işçilere Ek-1/B yerine Ek-1 ücret skalası uygulanmasının eşitlik ilkesine aykırı olmadığı ve tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 2005 sonrası işe giren işçilere uygulanan ücret skalası ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlgili toplu iş sözleşmesinin 17. maddesi gereğince, 2005 tarihinden sonra işe alınan işçilere Ek-1/B ücret skalasının uygulanması öngörülmüştür. Ancak, 03.05.2010 tarihinde yapılan bir protokolle, bu işçilere daha yüksek olan Ek-1 ücret skalasının uygulanması kararlaştırılmıştır. Protokol, aynı […]

→

Özel İdare kökenli işçilerin hatalı derece ve kademe hesaplamaları nedeniyle kamu zararının oluşması ve idarenin düzeltici işlem yapmaması sonucu tazmin yükümlülüğünün doğması (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Özel İdare kökenli işçilerin derece ve kademe ilerlemeleri ile ilgili yapılan hatalı hesaplamalar sonucunda kamu zararının oluştuğunu belirlemektedir. İdarenin, işçilerin intibak işlemlerinin hatalı yapıldığına dair uzman komisyonun tespitine rağmen herhangi bir düzeltici işlem yapmaması, kamu zararına yol açmıştır. Uzlaşma protokolü ile yapılan ödemelerin, hukuki süreç tamamlanmadan ve idarenin menfaati olmaksızın gerçekleştirilmesi, […]

→

İntibak ödemelerinde belgelerin sunulmaması nedeniyle kamu zararı iddiasının ispat yükümlülüğü ve Sayıştay’ın denetim yetkisi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2005 yılında birleşen Özel İdare ile Köy Hizmetleri’nde çalışan 31 işçinin geçmiş dönem intibaklarıyla ilgili yapılan ödemelerin yasal düzenlemelere uygunluğunu değerlendirmiştir. İşçilerin geriye dönük 5 yıllık alacaklarının ödenmesi amacıyla yapılan intibak hesaplamalarının hatalı olduğu ve bu durumun kamu zararına yol açtığı iddia edilmiştir. Ancak, sorumluların istenilen belgeleri sunmamaları nedeniyle, iddiada bulunan tarafın iddiasını […]

→