FETÖ ile irtibat iddialarına dayanan meslekten çıkarma kararlarının hukuka uygunluğu ve parasal hakların reddi üzerine Danıştay değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Dava, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal KHK’sı uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararlarının iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebiyle açılmıştır. Davacı, kararların dayanağı olan KHK’nın Anayasa’ya aykırı olduğunu, terör örgütü ile iltisak ve irtibatının somut delillerle kanıtlanmadığını savunmuştur. Danıştay 5. Dairesi, davacının terör örgütleriyle irtibatına dair yeterli delil sunulmadığını […]

→

Re’sen Tarhiyatın Geçerliliği: Sahte Fatura İddialarının Somut Delil Olmadan Vergi Cezasına Dayanak Olamayacağı (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, davacı adına re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisinin kaldırılması talebi incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, sahte fatura düzenlendiği iddialarına dayanan vergi tekniği raporuna rağmen, davacının adi ortaklıkta yer alarak kazanç elde ettiğine dair somut bir delil bulunmadığını, dolayısıyla tarhiyatın hukuka uygun olmadığını belirtmiştir. Mahkeme, […]

→

Terör örgütü ile irtibatın ceza yargılamasından bağımsız değerlendirilmesi gerektiği, kamu görevinden çıkarılma işlemini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanmış ve mahkumiyet kararı almış olmasına rağmen, bu kararın kesinleşmediğini savunmuştur. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatının sabit olduğunu belirterek, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. Ancak […]

→

Terör örgütü ile irtibatın tespit edilmeden verilen idari kararın gerekçeli karar hakkını ihlal edip etmediği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin iptali talebini incelemiştir. Davacı, FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dayanan bu işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile iltisaklı olduğuna dair delillerin yeterli olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Danıştay, bu […]

→

Serbest Meslek Makbuzunda Asgari Ücret Tarifesinin Uygulanabilirliği: Katma Değer Vergisi Tarhiyatının Hukuka Uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, serbest muhasebeci olan davacının, 2014 yılında asgari ücret tarifesinden düşük tutarda serbest meslek makbuzu düzenlemesi nedeniyle re’sen salınan katma değer vergisi cezalı tarhiyatının hukuka uygunluğunu incelemektedir. İlk Derece Mahkemesi, serbest meslek kazancının tahsil edilmesi zorunluluğu olmadığını ve tarifeye göre belirlenen asgari hadlerin altında beyanın mümkün olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare […]

→

Dahilde işleme faaliyeti sonucu elde edilen ürünler için ilave gümrük vergisinin geri verilmesi talebinin hukuki dayanağı nedir (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan başvurunun, dahilde işleme faaliyeti sonucunda elde edilen “kalitesiz polipropilen film” cinsi eşya için ödenen ilave gümrük vergilerinin geri verilmesi talebinin reddine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, 2424 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın ilgili düzenlemeleri gereği, Türk menşei kazanmış eşya için ilave gümrük vergisi alınamayacağına karar vermiştir. Bu bağlamda, davacının geri verme talebinin hukuka […]

→

Gümrük Yönetmeliği’nde belirli tarihlerde tescil edilen beyannameler için menşe tevsiki aranmaması imkanı, kesinleşmiş kararlar için başvuru kabul edilmesini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, Gümrük Yönetmeliği’nin Geçici 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, belirli tarihler arasında tescil edilen beyannameler için menşe tevsiki aranmaması imkanı sağlandığını, ancak Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan dağıtımlı yazının bu imkanı fiilen engellediğini belirlemiştir. Davacı, kesinleşmiş ek tahakkuk ve para cezası kararlarının kaldırılması için yaptığı başvurunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. […]

→

Serbest Muhasebecinin Katma Değer Vergisi Matrahı Beyanı: 3065 Sayılı Kanun’un 27. Maddesi Uyarınca Tarife Uygunluğu ve Cezalı Tarhiyatın Hukuka Aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, serbest muhasebeci olan davacının, 2015 yılında asgari ücret tarifesinden düşük tutarda serbest meslek makbuzu düzenlediği iddiasıyla re’sen salınan katma değer vergisi cezalı tarhiyatının hukuka uygunluğu sorgulanmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının beyan edeceği katma değer vergisi tutarlarının, meslek teşekküllerince belirlenen tarifelerin altında olamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, davacının kazancını eksiksiz […]

→

Gümrük tarife pozisyonunun belirlenmesinde bilirkişi incelemesi zorunlu mu, teknik özelliklerin saptanmasında hangi kriterler dikkate alınmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı şirketin 2017-2019 yıllarında ithal ettiği “masaj aleti” olarak tanımlanan eşyanın gümrük tarife pozisyonunun belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesinin iptal kararını bozmuştur. Mahkeme, ürünün masaj ve yüz temizleme özellikleri olduğunu, masaj cihazlarının 90.19 pozisyonunda yer aldığını belirterek, davacının beyan ettiği pozisyonun hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Ancak Danıştay, bu kararın yeterli […]

→

Serbest Muhasebecinin Asgari Ücret Tarifesi Altında Düzenlediği Makbuz Üzerinden Re’sen Salınan KDV Cezalı Tarhiyatının Hukuka Aykırılığı ve İlgili Mevzuat Değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, serbest muhasebeci olan davacının, 2014 yılında asgari ücret tarifesinden düşük tutarda serbest meslek makbuzu düzenlemesi nedeniyle re’sen salınan katma değer vergisi cezalı tarhiyatının hukuka uygunluğunu incelemektedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının beyan edeceği katma değer vergisi tutarlarının, meslek teşekküllerince belirlenen tarifelerin altında olamayacağını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, davacının serbest meslek […]

→

Gümrük Kanunu’na göre muafiyet limitlerini aşan eşyalar için kesilen para cezasının hukuka uygunluğu, somut inceleme yapılmadan değerlendirilebilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının beraberinde getirdiği kozmetik malzemeleri için uygulanan para cezasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Davacı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 3. fıkrasına dayanarak, muafiyet limitlerini aşan eşyaları nedeniyle kesilen cezanın iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bu maddede para cezasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını belirterek, ceza kararının hukuka uygun olmadığını ifade […]

→

Gümrük beyannamesinin tescil tarihi öncesinde ödenen vergilerin iadesi talebinin reddi belirlilik ilkesine aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının ithalatına ilişkin gümrük beyannamelerinin tescil tarihinin, 2514 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın yürürlüğe girmesinden önce olduğunu belirterek, bu tarihte yürürlükte olan mevzuat uyarınca ödenen ilave gümrük ve katma değer vergilerinin geri verilmesi talebinin reddinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, belirlilik ilkesine atıfta bulunarak, yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından davacı aleyhine […]

→

Haczin Kaldırılması ve İade Talebi: Kamu Alacaklarının Usulsüz Takibi Sonucu Kesinleşmiş Borcun Olmadığına İlişkin Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacının 2008-2016 yılları arasında kamu alacaklarının tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan haczin kaldırılması ve aylık ücretinden kesilen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, haczin dayanaklarının tebliğ belgelerinin ibraz edilmemesi ve tebliğin usulsüz yapılması nedeniyle kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğine karar vermiştir. Bu nedenle, davacının aylık ücretinden […]

→

Ortaklık Sıfatının Sona Erdiği Tarihten Sonra Kamu Alacaklarından Sorumluluk: Hacizlerin Hukuka Uygunluğu Üzerine Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, davacının bir dönem ortak olduğu şirketten kaynaklanan kamu alacaklarının tahsili amacıyla uygulanan hacizlerin hukuka uygunluğu incelenmiştir. Davacı, 08/11/2016 tarihinde şirketten ayrıldığını ve bu tarihten sonra meydana gelen vergi ve cezalardan sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, davacının ortaklık sıfatının sona erdiği döneme ait borçlardan sorumlu tutulamayacağına karar vererek haczi kaldırmıştır. […]

→

Kamu Alacaklarının Tahsilinde Ödeme Emrinin Tebliğ Tarihinin Hukuki Etkisi: İptal Talebinin Geçerliliği Üzerine Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, davacı tarafından asıl borçlu şirketten alınamayan kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, 2016 yılının Kasım dönemine ait kamu alacağına ilişkin ödeme emrinin tebliğ tarihinin, davacının takibinde hukuka uyarlık bulunmadığına karar vermiş, diğer kısımlarını ise reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, istinaf başvurusunu, Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun […]

→