Sahte fatura kullanımı nedeniyle katma değer vergisi indirimine ilişkin hukuki değerlendirme ve vergi usulü ile katma değer vergisi kanunlarındaki aykırılık durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, bir davacı şirketin sahte fatura kullanarak katma değer vergisi indiriminden yararlanamayacağına karar vermiştir. Davacı, 2010 yılına ait alış faturalarının sahte olduğu gerekçesiyle re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasının kaldırılmasını istemiştir. Ancak, yapılan incelemede, davacının kullandığı faturaların gerçek mal ve hizmet alımına dayanmayan sahte belgeler olduğu tespit edilmiştir. […]

→

Mesleğin şeref ve onurunu bozan eylemler nedeniyle meslekten çıkarma cezasının hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Daire, davacının meslekten çıkarma cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, davacının mesleğin şeref ve onurunu bozan eylemlerinin sabit olduğunu belirlemiştir. Davacı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında, şüpheli kişileri menfaat karşılığında serbest bıraktığı iddialarıyla disiplin soruşturmasına tabi tutulmuştur. Elde edilen iletişim tespit tutanakları, davacının bu eylemlerinin sübuta erdiğini göstermektedir. Hukuki değerlendirmede, 2802 […]

→

Parselasyon İşlemlerinin İptali İsteminde İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi Kararlarının Hukuka Uygunluğu: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu Çerçevesinde İnceleme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, İzmir ili, Narlıdere ilçesinde gerçekleştirilen bir parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davada, nazım imar planı ve uygulama imar planı yönünden davanın reddedilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunun incelenmesine ilişkindir. İdare Mahkemesi, parselasyon işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiş, bu karar Bölge İdare Mahkemesi tarafından da onanmıştır. Temyiz başvurusu üzerine Danıştay, bilirkişi […]

→

İmar Planı Uygulamasında Bilirkişi Raporunun Geçerliliği: Parselasyon İptali İsteminin Reddedilmesi ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Uygulanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, İzmir Narlıdere’deki bir taşınmazın parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesi’nin nazım ve uygulama imar planları yönünden davayı reddetmesini onaylamıştır. Davalı idareler, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuşlardır. Ancak, bilirkişi raporunda düzenleme sahasında yer alan parselin doğru tespit edildiği, önceki davada yapılan […]

→

Azami öğrenim süresinin başlangıç tarihi 2547 sayılı Kanun’un geçici 67. maddesi gereğince geriye yürütülebilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının azami öğrenim süresinin dolduğuna dair üniversite tarafından tesis edilen ilişik kesme işlemini iptal etmiştir. Davacı, 2015 yılında DGS ile Mühendislik Fakültesi’ne kaydolmuş ve azami öğrenim süresinin başlangıç tarihi olarak 2014-2015 güz yarıyılı esas alınmıştır. Ancak, 2547 sayılı Kanun’un geçici 67. maddesinin geriye yürütülüp yürütülmeyeceği hususunda belirsizlik bulunmaktadır. Mahkeme, bu düzenlemenin […]

→

Meslekten çıkarma cezasının uygulanabilirliği için mesleğin itibarını zedeleyen fiillerin tanımı nasıl yapılmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından meslekten çıkarma cezasına çarptırılmasını incelemiştir. Davacı, disiplin soruşturması sırasında savunma hakkının kısıtlandığını ve mesleğini titizlikle icra ettiğini öne sürerek kararın iptalini talep etmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde davacının, başmüfettiş olarak görev yaptığı dönemde, denetim raporları ve performans değerlendirme formlarında gerçeğe aykırı bilgiler sunduğu ve bu eylemlerinin […]

→

Terör örgütü ile irtibatın tespit edilmeden kamu görevinden çıkarılma işlemi hukuka aykırı sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile ödenmesi ve özlük haklarının iadesini istemiştir. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dayanarak, kamu görevinden çıkarılmasının hukuka uygun olduğuna karar […]

→

İnternet Reklam Hizmetleri İçin Yapılan Vergi Tevkifatının Hukuka Uygunluğu ve İş Yeri Kavramının Değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, davacı şirket, Türkiye’de iş merkezi bulunmayan kurumlardan alınan internet reklam hizmetleri için yapılan vergi tevkifatının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, tahakkuk eden kurumlar vergisinin iadesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, dar mükellefiyete tabi kurumların yalnızca Türkiye’deki iş yerlerinden elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği gerekçesiyle davayı kabul etmiş ve tahakkuku iptal etmiştir. Ancak, […]

→

Sahte Faturalarla İlgili Vergi Ziyaı Cezasının Tekerrür Uygulaması: İlk Derece ve Bölge İdare Mahkemesi Kararlarının Hukuka Uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Bu uyuşmazlık, davacının sahte faturalarla belgelendirdiği alımlar nedeniyle re’sen salınan katma değer vergisi ve üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının faturalarının gerçeği yansıtmadığına dair vergi tekniği raporundaki tespitleri dikkate alarak, vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle davayı kısmen reddetmiş, sadece tekerrüre isabet eden kısmı kaldırmıştır. Bölge İdare […]

→

Türkiye’de İş Merkezi Olmayan Kurumlardan Alınan İnternet Reklam Hizmetleri İçin Vergi Tevkifatının Hukuka Uygunluğu: Mükelleflerin Faaliyet Yeri Belirlemesi (Danıştay)

ÖZET: Bu dava, Türkiye’de iş merkezi bulunmayan kurumlardan alınan internet reklam hizmetleri için yapılan vergi tevkifatının hukuka uygunluğunu sorgulamaktadır. Davacı, bu hizmetler için tevkifat yapılmaması gerektiğini iddia ederek, 2022 Mayıs dönemi için tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin iptalini ve iadesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, reklam hizmetlerinin Türkiye’den erişilebilen web sayfaları üzerinden sağlandığını belirterek, bu durumun […]

→

FETÖ/PDY ile iltisaklı tanık ifadelerinin kamu görevinden çıkarılma işlemi üzerindeki etkisi nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yargılanmış, beraat kararı almış olsa da, ceza yargılamasında elde edilen delillerin, davacının örgütle olan ilişkisini belirlemede dikkate alınabileceği vurgulandı. Mahkeme, davacının yargılandığı ceza davasındaki tanık ifadelerinin, FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğuna dair […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali için terör örgütü irtibatına dair hukuka uygun delillerin varlığı şart mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının polis memuru olarak görev yaparken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi iptal etmiştir. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan ceza soruşturması sonucunda, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve başka bir adli soruşturma kaydı bulunmadığı tespit edilmiştir. İdare Mahkemesi, davacının […]

→

Yurt Dışındaki Kurumlardan Alınan Reklam Hizmetleri Üzerinden Yapılan Vergi Tevkifatının Hukuka Uygunluğu ve Anayasa’nın 73. Maddesi Bağlamında Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacının Türkiye’de iş merkezi bulunmayan kurumlardan internet üzerinden alınan reklam hizmetleri için yapılan vergi tevkifatının hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, reklam hizmeti alınan kurumların kazancının Türkiye’deki iş yerinde elde edilip edilmediğini değerlendirerek, bu kurumların Türkiye’den erişilebilen web sayfaları üzerinden hizmet verdiklerini ve bu nedenle iş […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın belirlenmesinde ceza yargılamasındaki delillerin kullanımı hukuken geçerli midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini kabul etmemiştir. Davacı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını, savunma hakkının ihlal edildiğini ve FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatının hukuki olmadığını iddia etmiştir. Ancak Danıştay, ceza yargılamasında elde edilen delillerin, davacının FETÖ/PDY ile iltisakının belirlenmesinde değerlendirilebileceğini vurgulamıştır. […]

→

İnternet Üzerinden Sağlanan Reklam Hizmetlerinin Türkiye’deki İş Yeri Kapsamında Değerlendirilmesi ve Vergi Tevkifatının Zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, davacı şirket, Türkiye’de iş merkezi bulunmayan kurumlardan internet üzerinden alınan reklam hizmetleri için yapılan vergi tevkifatının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, tahakkuk ettirilen stopaj vergisinin iptalini ve ödenen tutarın iadesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, dar mükellefiyete tabi kurumların yalnızca Türkiye’deki iş yerlerinden elde ettikleri kazançların vergilendirileceğini belirterek, reklam hizmeti veren kurumların […]

→