Danıştay’ın kumar oynandığına dair somut delil olmadan idari işlemin hukuka uygunluğunu zedeleyen değerlendirmesi ve mahkeme kararının bozulması. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca kumar oynanan yerlerin kapatılmasına ilişkin bir davada, idare mahkemesinin kararını hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, davacıya ait kahvehanede yapılan denetimde, masada bulunan 20 TL’nin kumar oynandığına dair kesin bir delil olarak değerlendirildiğini belirtmiş, ancak Danıştay, bu durumu yeterli görmemiştir. Olayda, kolluk görevlilerinin […]

→

Memurların naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeden kullanılması durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların naklen atanmasında idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması gerektiğini vurgulamaktadır. Davacı, Kültür ve Turizm İl Müdürü olarak görevden alınmasına ve uzman kadrosuna atanmasına itiraz etmiştir. İdare, davacının görevinde başarısız olduğu ve müze müdürü ile arasında güvensizlik ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle atama işlemini gerçekleştirmiştir. Ancak, inceleme raporunda davacının mobbing […]

→

Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygunluğu ile bilirkişi raporuna itiraz imkanının bulunmaması durumunda adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenmesi için belirli sebeplerin varlığını gerektirdiğini belirtmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacının ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ifade edilmiştir. Dava sürecinde, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz etme imkanının bulunmadığı […]

→

Ecrimisil tahakkukuna ilişkin uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygunluğu ve temyiz nedenlerinin yetersizliği üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ecrimisil tahakkukuna ilişkin uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucunda hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, davacı şirketin Hazineye ait bir taşınmazı lunapark olarak kullanması nedeniyle tahakkuk ettirilen ecrimisilin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesi, daha önceki kararında 2011 ve 2012 yılları için belirlenen yıllık m² ecrimisil bedellerinin 18,00 TL ve […]

→

İşyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile kapatma işlemlerinin yetki aşımına ilişkin hukuki değerlendirme ve Danıştay’ın karar süreci (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali konusunda yetki aşımına ilişkin bir uyuşmazlığı değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali için belediye başkanı tarafından karar alınması gerektiğini belirtmiş, ancak işyeri faaliyetinin kapatılması yönündeki işlemin belediye encümeni tarafından tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Ancak, Danıştay, işyeri ruhsatının iptaline dair kesinleşmiş […]

→

Ecrimisil alacağının tahsilinde, borcun doğduğu dönemde yönetim kurulu üyesi olmayan kişinin kanuni temsilci olarak sorumlu tutulamayacağı kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Dava, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen bir ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır. Mahkeme, borcun doğduğu dönemde davacının derneğin yönetim kurulu üyesi olmadığını ve dolayısıyla kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığını belirlemiştir. Bu durum, davacının borçtan sorumlu […]

→

Kanuni temsilci olmayan yönetim kurulu üyesinin ecrimisil borcundan sorumlu tutulamayacağına dair içtihat oluşturulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirirken, davacının dernekteki yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, borcun doğduğu dönemde kanuni temsilci olmadığını tespit etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının temsil yetkisinin başka üyeler tarafından kullanıldığını belirlemiş ve bu nedenle davacının 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağına karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, […]

→

Amme alacaklarının tahsilinde kanuni temsilcilerin, görevde olmadıkları dönemdeki eylemlerden sorumlu tutulamayacağı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava konusu olan ödeme emri, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenmiş, ancak davacının, alacağın doğduğu tarihlerde derneğin kanuni temsilcisi olmadığı belirlenmiştir. Davacı, 21/05/2014 tarihinden sonra yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, temsil yetkisi başka üyelere verilmiş […]

→

Kanuni temsilci olmayan yönetim kurulu üyesinin ecrimisil borcundan sorumlu tutulamayacağı ve ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptaline ilişkin davada, borcun doğduğu dönemde davacının kanuni temsilci olup olmadığını değerlendirmiştir. 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi gereğince, bir tüzel kişiliğin borçlarından kanuni temsilcilerin sorumlu tutulabilmesi için, borcun doğduğu tarihlerde temsilci olma şartı aranmaktadır. Davacı, derneğin yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, temsil yetkisi başka üyeler […]

→

Danıştay’ın bilirkişi raporuna itiraz hakkının usulsüz tebligat iddiasıyla sınırlandırılması ve adil yargılanma hakkının ihlali konusundaki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenmesinin belirli sebeplerle mümkün olduğunu belirtmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafın ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin ise kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ifade edilmiştir. Dava sürecinde, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz etme imkanının […]

→

Ecrimisil alacağının tahsilinde kanuni temsilcinin borcun doğduğu dönemde temsil yetkisine sahip olması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava konusu borcun, belirli bir döneme ait olduğu ve bu dönemde derneğin yönetim kurulu üyeleri arasında temsil yetkisinin başka kişilere devredildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, davacının borcun doğduğu dönemde derneğin kanuni temsilcisi olmadığı, dolayısıyla kamu alacağının doğmasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı […]

→

Danıştay’ın temyiz başvurusunda idare ve vergi mahkemesi kararlarının bozulma şartları ile adil yargılanma hakkının ihlali iddialarının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, temyiz başvurusunu değerlendirirken, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen sebeplerle bozulabileceğine dikkat çekmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafın ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporunun usulsüz tebliğ edildiği ve bu nedenle […]

→

Disiplin cezası ve ceza hukuku farklılıkları: Beraat kararı disiplin cezasını engellemez, emniyet müdürüne disiplin cezası uygulanabilirliği. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, bir emniyet müdürünün disiplin cezasına ilişkin uyuşmazlıkta, davacının “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçundan beraat etmesinin, disiplin cezası uygulanmasına engel oluşturmayacağına karar vermiştir. Mahkeme, disiplin hukuku ile ceza hukuku arasındaki farklılıkları vurgulayarak, beraat kararının disiplin cezası açısından geçersiz olduğunu belirtmiştir. Davacının, görevini kötüye kullanarak bir turizm şirketine menfaat sağladığına […]

→

Ecrimisil alacağının tahsili için borcun doğduğu dönemde kanuni temsilci olmayan kişinin sorumluluğu değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava konusu borcun, … Derneği’nin 01/11/2011-22/12/2014 tarihleri arasındaki döneme ait olduğu ve derneğin yönetim kurulu kararlarıyla temsil yetkisinin başka üyelere verildiği tespit edilmiştir. Bu durum, davacının borcun doğduğu dönemde derneğin kanuni temsilcisi olmadığını göstermektedir. 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi gereğince, […]

→

Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygunluğu ile adil yargılanma hakkının ihlali iddialarının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacının ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Hakkaniyete uygun bir yargılama için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin sağlanması […]

→