Memurun atanmasında idarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde hukuka uygun kullanılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava konusu işlemde, davacının daire başkanı olarak atanmasının ardından şube müdürlüğü kadrosuna atanması, idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmiş ve bu atamanın hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. İdare mahkemesi, davacının atama işleminin iptaline yönelik iddialarını değerlendirirken, […]

→

Polis memuruna disiplin cezası verilmesinde Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/16. ve 6/B-5 maddelerinin hukuka uygunluğu ve lehe olan hükmün uygulanması ilkesi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, polis memuruna uygulanan disiplin cezalarının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/16. ve 6/B-5 maddelerinin iptali istemini incelemiştir. Davacının, 24 ay uzun süreli durdurma ve 6 ay kısa süreli durdurma cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırılık taşımadığı sonucuna varılmıştır. Özellikle, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte, davacının eyleminin yeni […]

→

Danıştay’ın 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca fuzuli işgal durumunda tahliye talebinin hukuka uygunluğu ve kiracılık sıfatının etkisi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Denizli’deki ortaokul kantinini 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca tahliye edilmesine ilişkin işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Mahkeme, tahliye işleminin dayanağının, okul aile birliğinin kira sözleşmesinin yenilenmemesine dair kararının, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tedbiren durdurulması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ancak Danıştay, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca, […]

→

Danıştay’ın, fuzuli işgal durumunda tahliye yetkisinin mülki amire ait olduğunu belirterek, rızaen tahliyeye ilişkin bildirimin idari davaya konu olamayacağına dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı derneğin, Haliliye İlçe Müftülüğü tarafından tahliye edilmesi istenen taziye evi ve dernek odası üzerinde hukuki bir dayanağı olmadığını belirterek, davanın reddine karar vermiştir. İdare Mahkemesi, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca, fuzuli işgal durumunda tahliye yetkisinin mülki amirine ait olduğunu vurgulamış ve davalı belediyenin tahliye işleminin hukuki sonuç doğurmadığını ifade […]

→

Ecrimisil alacağının tahsilinde zamanaşımı süresi dolduğunda ödeme emrinin iptali ve tahsilatın mümkün olmaması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesinde Hazineye ait bir taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil alacaklarının tahsilinde zamanaşımı süresinin dolduğuna hükmetmiştir. Ecrimisil ihbarnameleri 2011 yılında tebliğ edilmiş, ancak alacak 2017 yılı sonunda zamanaşımına uğramıştır. 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesi gereğince, ödeme emrinin tebliği tahsil zamanaşımını kesen bir işlem olarak kabul edilmiştir. Ancak, tebliğ edilen ödeme emri […]

→

Belediyenin zorunlu kamu hizmeti için kullandığı taşınmazdan ecrimisil talep edilip edilemeyeceği ve işgal eden tüzel kişiliğin araştırılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İstanbul ili Küçükçekmece ilçesinde bulunan Hazineye ait bir taşınmazın işgali nedeniyle düzenlenen ecrimisil ödeme emrinin iptali talebiyle açılan davada, taşınmazın İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı bir şirket tarafından çevre sağlığı ve temizliği hizmeti kapsamında kullanıldığını belirlemiştir. Mahkeme, bu durumun zorunlu kamu hizmetinin ifası olarak değerlendirildiği ve dolayısıyla fuzuli işgal sayılmayacağı sonucuna varmıştır. Dava konusu […]

→

Ecrimisil alacağı için düzenlenen ödeme emrinin zamanaşımı nedeniyle iptali ve hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava, Hazineye ait taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil alacağının ödenmemesi üzerine açılmıştır. 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesi gereği, ödeme emrinin tebliği tahsil zamanaşımını kesen bir durum olarak kabul edilmiştir. Dava dosyasında, 27.03.2012 tarihinde derneğe tebliğ edilen ödeme emri ile zamanaşımının kesildiği […]

→

Kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle yapılan tahliye işleminin hukuka uygunluğu ve idari yargı denetimi kapsamındaki değerlendirmeler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İzmir Çeşme’de bir kafeteryanın kira süresinin dolması nedeniyle yapılan tahliye işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, kiracılık ilişkisinin devam ettiğini iddia ederek tahliye işleminin iptalini istemiştir. Ancak, İdare Mahkemesi, kiracının kira sözleşmesinin sona ermesinden bir ay önce bildirimde bulunmadığını ve bu nedenle tahliye talebinin yerinde olduğunu belirtmiştir. Daire, 2886 sayılı […]

→

Ecrimisil ödeme emrinin iptali talebinde hukuki isabetsizlik nedeniyle dosyanın yeniden değerlendirilmesi için gönderilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı tarafından açılan ecrimisil alacağına ilişkin ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, 3.081.809,52 TL tutarındaki ödeme emrinin iptalini talep etmiş, ancak İdare Mahkemesi, ödeme emrinin ecrimisil ihbarnamesine uygun olarak düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini belirterek davayı reddetmiştir. Mahkeme, ecrimisil ihbarnamesine karşı herhangi bir itiraz yapılmadığını ve borcun kesinleştiğini ifade etmiştir. Dava sürecinde, […]

→

Taşınmaz Tahliyesinde Yetki ve Usul Hataları: Danıştay Kararıyla Mahkeme Kararının Bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı tarafından kullanılan mülkiyeti davalı idareye ait taşınmazın tahliyesine ilişkin işlemin iptaline dair mahkeme kararını bozmuştur. Uyuşmazlık, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi çerçevesinde, taşınmazın tahliyesinin yalnızca ilgili mülki amir tarafından gerçekleştirilebileceği ve davalı idarenin bu yetkiyi kullanmadığı gerekçesiyle ortaya çıkmıştır. Mahkeme, tahliye işleminin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari […]

→

Danıştay’ın ihtar puanlarının hukuka aykırı hesaplandığı gerekçesiyle aile hekimliği sözleşmesinin feshine itirazda davacının haklarını koruması. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshiyle ilgili işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, Yavuzeli ilçesindeki Aile Sağlığı Merkezinde görev yaptığı dönemde aldığı ihtar puanlarının 100 puana ulaşması nedeniyle sözleşmesinin feshine itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtar puanlarının toplamının 100’ü aştığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, ancak Danıştay, daha önceki bir bozma kararı doğrultusunda, davacının aldığı […]

→

Disiplin hukukunda “Ne Bis İn İdem” ilkesi ve aynı fiil için birden fazla ceza verilmesinin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir aile hekimi hakkında verilen disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Dava, davacının nöbetçi olduğu halde görev yerinde bulunmadığı gerekçesiyle toplamda 48 ceza puanı ile tecziyesine ilişkin işleme karşı açılmıştır. Mahkeme, disiplin hukukunda “Ne Bis İn İdem” ilkesinin uygulanması gerektiğini vurgulayarak, aynı fiil için birden fazla ceza verilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Mahkeme, […]

→

Danıştay’ın taşınmaz üzerindeki hak sahipliğini ve tahliye işlemlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmesi ile ilgili hukuki durumun incelenmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacıların Hazineye ait taşınmaz üzerindeki hak sahipliğini ve tahliye işlemlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca, davacıların taşınmaz üzerinde hak sahibi oldukları, 2924 sayılı Kanun çerçevesinde Hak Sahipliği Tespit Komisyonu tarafından belirlenmiştir. Davacıların, taşınmazı satın alma başvurusu yapmalarına rağmen, üçüncü kişiler tarafından açılan davalar nedeniyle bu sürecin […]

→

İşyeri açma ruhsatında tapu kaydının mesken niteliği nedeniyle ruhsat iptali kararı hukuka uygun bulunmadı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesi aşamasında, işletmenin faaliyet göstereceği taşınmazın tapu kaydındaki niteliğinin belirleyici olduğunu vurgulamıştır. Uyuşmazlıkta, Antalya’da bir kahvehane olarak işletilen işyerinin tapu kaydında mesken olarak görünmesi, ruhsatın iptali için yeterli bir sebep olarak değerlendirilmiştir. İdare Mahkemesi, işyerinin mimari projesinin dükkan olarak düzenlenmiş olmasını dikkate alarak ruhsatın iptaline karar vermiştir. Ancak […]

→

Taşınmaz tahsis protokolünün feshi, kira sözleşmesinin doğrudan feshi için yeterli midir ve kiracının fuzuli şagil sayılması için adli yargıda dava açılması gerekir mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, taşınmazın (mülga) Beldibi Belediye Başkanlığına tahsisine ilişkin protokolün Maliye Bakanlığı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinin, davacı şirket ile imzalanan kira sözleşmesinin doğrudan feshi için yeterli olmadığını belirlemiştir. Mahkeme, adli yargıda sözleşmenin feshi için bir dava açılmadıkça davacı şirketin kiracı olarak kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu nedenle, davacının fuzuli şagil konumunda olmadığı […]

→