Ruhsat devri talebinin reddi ve ruhsatsız faaliyet iddialarının hukuki değerlendirilmesi üzerine Danıştay’ın karar süreci (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İzmir Bornova’da bir işyerinin ruhsatsız faaliyet gösterdiği gerekçesiyle kapatılması ve para cezası verilmesine ilişkin Bornova Belediyesi Encümen kararını incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacı şirketin ruhsat devri için yaptığı başvurunun davalı idare tarafından sonuçlandırılmadığını belirterek, ruhsatsız faaliyet iddiasının geçersiz olduğunu ve bu nedenle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. Dava sürecinde, […]

→

İşyeri açma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işletmeye idari para cezası verilmesinin hukuka uygunluğu ve encümen kararının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Antalya ili Muratpaşa ilçesinde bir işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği gerekçesiyle kapatılması ve idari para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, ruhsat alınmadan işyeri açılamayacağına dair düzenlemeleri dikkate alarak, işyerinin mühürlenmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu, ancak idari para cezasının verilmesine dair işlemin […]

→

İzinsiz canlı müzik yayını nedeniyle verilen idari para cezasının hukuka uygunluğu ve adli yargının yetkisi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, uyuşmazlıkta, izinsiz canlı müzik yayını nedeniyle verilen 220,00 TL idari para cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, 1608 sayılı Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı itiraz konusunda görevli mahkemeyi belirtmediğini ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinin bu tür uyuşmazlıklarda adli yargının yetkili olduğunu vurgulamıştır. Daire, 2559 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca uygulanan yaptırımların […]

→

Güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan vergi müfettiş yardımcısının iptal talebinin reddi ve Danıştay’ın temyiz incelemesiyle kararın onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda atamasının uygun görülmemesi üzerine açtığı davayı değerlendirmiştir. Davacı, vergi müfettiş yardımcılığı sınavında başarılı olmasına rağmen, Maliye Bakanlığı Değerlendirme Komisyonu tarafından atamasının yapılmamasını hukuka aykırı bulmuş ve iptal istemiyle dava açmıştır. İdare Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Danıştay, bu kararı bozmuş ve İdare […]

→

İdari yaptırım niteliğindeki işyeri ruhsatı iptali uyuşmazlığının adli yargıda çözümlenmesi gerektiği hususunda hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin, idari yaptırım niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. Bu bağlamda, söz konusu kanunda idari yaptırım kararlarına karşı itiraz için görevli mahkeme belirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereğince uyuşmazlığın adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliğince […]

→

İşyeri ruhsatı iptaliyle ilgili idari yaptırım niteliğindeki uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olup olmadığına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlığın, idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğunu belirlemiştir. Bu durumda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği, idari yaptırım kararlarına karşı itirazın adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu işlemin, 1774 sayılı […]

→

Danıştay’ın 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri açma ruhsatı iptaliyle ilgili idari yaptırım niteliği ve adli yargının görevli olduğu hususları. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin idari yaptırım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. İlgili kanunda, idari yaptırım kararlarına karşı itiraz için görevli mahkeme belirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği uyuşmazlığın adli yargıda, yani Sulh Ceza Hâkimliğince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede, Danıştay, […]

→

Danıştay’ın 1774 sayılı Kanun çerçevesinde işyeri ruhsatı iptali ve kapama kararlarının adli yargıda incelenmesi gerektiğine dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu çerçevesinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile işyeri kapama kararının hukuki niteliğini değerlendirmiştir. Dava, davacıya ait otelin ruhsatının iptali ve kapama kararına itiraz üzerine açılmıştır. Daire, 1774 sayılı Kanun’da idari yaptırım kararlarına karşı itiraz için bir mahkeme belirlenmediğini, dolayısıyla uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında […]

→

İdari yaptırım kararlarına karşı itirazın adli yargıda incelenmesi gerektiği ve 1774 sayılı Kanun’da görevli mahkeme belirtilmediği hususu üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca işyeri ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlıkta, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin düzenlemenin bulunmadığını belirlemiştir. Dava konusu işlemin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 16. maddesinde tanımlanan idari yaptırım niteliğinde olduğu ve bu nedenle itirazın adli yargı bünyesinde, Sulh Ceza Hâkimliği tarafından incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme, 1774 sayılı […]

→

Danıştay’ın 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na dayanan idari yaptırım kararlarının adli yargıda çözümlenmesi gerektiğine dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na dayanan bir faaliyetten men kararının idari yaptırım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. Bu bağlamda, söz konusu kanunda idari yaptırımlara karşı itiraz için görevli mahkeme belirtilmediğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği uyuşmazlığın adli yargı bünyesinde, yani Sulh Ceza Hâkimliği tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin […]

→

Feri müdahilin temyiz başvurusunun asıl tarafın iradesine bağlı olarak kabul edilip edilemeyeceği ve adil yargılanma hakkı üzerindeki etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, feri müdahillik sisteminin adil yargılanma hakkı açısından önemini vurgularken, bu mekanizmanın yalnızca şeklen değil, etkin bir şekilde uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Dava, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın kiracısı olan bir şirketin tahliyesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Feri müdahil olan belediyenin, davanın asıl tarafı olan idarenin temyiz talebinde bulunmaması durumunda, tek başına temyiz […]

→

Emniyet müdürlüğüne terfi etmeme kararının hukuka uygunluğu ve İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının terfi etmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirlemiş ancak bu durumun davacının doğrudan terfi etmesini sağlamayacağına hükmetmiştir. Davalı idare, terfi etmemekle ilgili kararın hukuka uygun olduğunu savunmuş, ancak Danıştay, temyiz isteminin reddine ve İdare Mahkemesi […]

→

Emniyet müdürlüğüne terfi işlemlerinde liyakat esasına uyulmadığı ve objektif değerlendirme yapılmadığı iddiası (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesi işleminin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, davacının geçmiş ceza veya soruşturma bilgilerinde herhangi bir olumsuz durum bulunmadığını, terfi eden personelin performans ve sınav puanlarının davacı ile karşılaştırıldığında, davacının terfi ettirilmediğini tespit etmiştir. Ayrıca, terfi işlemlerinin liyakat esasına göre yapılması gerektiği ve davalı idarenin terfi etmeme […]

→

Görevden alınarak başka okula atanan öğretmenin döner sermaye gelirleri ve parasal haklarının ödenmesi gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermiştir. Dava, davacının görevden alınarak başka bir okula atanması sonucu yoksun kaldığı döner sermaye gelirleri ve diğer parasal hakların ödenmesi istemiyle açılmıştır. Davalı idare, davacının fiilen çalışmadığı gerekçesiyle bu hakların ödenemeyeceğini savunmuştur. Ancak Danıştay, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi ve 3622 sayılı Kanun ile değişik […]

→

İdarenin takdir yetkisini kullanırken kamu menfaati ve hizmet gereklerine uygun hareket etme zorunluluğu ve hukuka aykırı görevden alma işleminin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde görevden alınan davacının, mühendis kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada, idarenin üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisini kullanırken kamu menfaati ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, davacının görevden alınmasına neden olacak bir başarısızlık […]

→