Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’ne göre kaçakçılık suçundan hükümlü olmanın göreve alınma şartlarını kaybettirip kaybettirmediği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının güvenlik korucusu olarak görevine son verilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun bulmuştur. Davacı, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin 6. maddesinin (f) bendi gereği, affa uğramış olsa dahi kaçakçılık suçundan hükümlü olmasının, göreve alınmada aranacak şartları kaybetmesine neden olduğunu savunmuştur. Mahkeme, davacının kesinleşmiş mahkumiyetinin, göreve alınma şartlarını ihlal ettiğini belirterek, görevine son verilmesinin […]

→

Disiplin cezası uygulanmadan önce savunma hakkının ihlal edilmesi durumunda hukuki sonuçlar nelerdir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının güvenlik koruculuğu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, terör örgütleriyle bağlantısı olduğu iddiasıyla görevine son verilmesini istemiş, ancak bu iddialara dayanak teşkil eden bir ceza soruşturması veya başka bir belge bulunmadığı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının savunma hakkının ihlal edildiğini ve disiplin cezasının uygulanabilmesi için gerekli […]

→

İdare, işletme ruhsatı talebinin reddinde somut gerekçe sunmadığında hukuka uygunluk denetimi nasıl etkilenir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Erzincan İli Tercan İlçesi’nde bulunan bir krom arama ruhsatı için işletme ruhsatı talebinin reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün kararını iptal etti. Mahkeme, davalı idarelerin, işletme ruhsat talebinin uygun olmadığını belirten bir gerekçe sunmadığını ve teknik incelemelere dayalı somut bilgi ve belgelerle desteklenmediğini tespit etti. Bu durum, idari işlemin […]

→

Gerekçesiz ruhsat uzatım başvurusunun reddi, Maden Kanunu’na aykırılık teşkil eder mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin Diyarbakır’daki II (b) grubu işletme ruhsatı için yaptığı ruhsat uzatım başvurusunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bağlı ve İlgili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonu tarafından gerekçesiz olarak reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davalı idarenin işlemde herhangi bir gerekçe sunmadığını ve somut bir bilgi veya belge ile desteklenmediğini belirterek, 3213 […]

→

Savunma hakkı ihlal edilmeden görevden çıkarılan güvenlik korucusunun parasal hakları nasıl yeniden değerlendirilmeli (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Şırnak İli, Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, görevden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacıya isnat edilen disiplin fiiliyle ilgili olarak savunma süresi verilmeden ve savunması alınmadan görevine son verilmesi, Anayasa’nın 129. maddesine aykırı bulunmuştur. Bu durum, davacının Anayasa ile güvence altına alınan […]

→

Disiplin cezası verilmeden güvenlik korucusunun görevine son verilmesi durumunda parasal hakların geri verilmesi gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, güvenlik korucusunun görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı hakların ödenmesi talebini değerlendirmiştir. Dava, Anayasa’nın 129. maddesi gereği memurların savunma hakkı olmadan disiplin cezası verilemeyeceği ilkesine dayanmaktadır. Bölge İdare Mahkemesi, iptal edilen işlemin geriye yürüdüğünü ve davacının parasal haklarının iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası […]

→

Gözetim belgesinin ibraz edilmemesi, Gümrük Kanunu uyarınca ceza kesilmesini gerektirir mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı şirketin 2013-2015 yıllarında tescilli 19 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ilgili olarak gözetim belgesi ibraz etmemesi nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesi uyarınca kesilen para cezasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, gözetim belgesinin, ithalat için gerekli olan lisans, izin veya uygunluk belgeleri arasında yer almadığını belirterek, bu […]

→

Gözetim belgesinin ibraz edilmemesi gümrüklenmiş değerin kamuya geçirilmesi açısından hukuki bir engel teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı şirketin gözetim belgesi ibraz etmemesi nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine ilişkin itirazın reddine dair işlemin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacı şirketin belirtilen maddede öngörülen fiilleri işlemediği ve davalı idarenin bu yönde bir tespit yapmadığı gerekçesiyle işlemin […]

→

Parselasyon işleminin ıslah imar planı olmadan yapılması, mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirilebilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Tirebolu Belediyesi tarafından yapılan parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, davacının mülkiyet hakkının ihlali iddiasıyla açılmış olup, parselasyonun 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi ve 2981 sayılı Kanun’un 10/c maddesi uyarınca yapıldığı belirtilmiştir. Ancak, ıslah imar planı bulunmaması ve ilgili yetkilerin kullanılmaması nedeniyle parselasyonun geçersiz olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, […]

→

Gümrük kıymetinin yükseltilmesi nedeniyle fazla ödenen vergilerin iadesinde hesaplamaların doğruluğu nasıl sağlanmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının ithal ettiği hoparlör cinsi eşyanın gümrük kıymetinin, gözetim kıymetine yükseltilmesi nedeniyle fazladan ödenen gümrük ve özel tüketim vergilerinin iadesi talebini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, ithal edilen eşyanın beyan edilen kıymetinin gerçeği yansıtmadığına ve fazla tahakkuk edilen vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesine göre iade edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ancak, Bölge […]

→

Sermaye Azaltımında Kâr Dağıtımı Değerlendirmesi: 5520 Sayılı Kanun’un 32/B Maddesi Uygulamasında Vergilendirmenin Hukuka Uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacı şirketin sermaye azaltımı suretiyle ortaklarına yaptığı ödemenin kâr dağıtımı olarak değerlendirilmemesi gerektiği ve bu nedenle tevkifata tabi olmadığı yönündeki ihtirazi kaydını incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, ihtirazi kayıtla bildirilen matrahın kâr unsurlarının sermayeye eklenmesi suretiyle oluştuğunu ve bu nedenle yapılan ödemenin kâr dağıtımı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, […]

→

Geçici ithalat rejimi ihlali durumunda ticari taşıtlar için lehe düzenlemenin uygulanabilirliği ve ceza tutarlarının yeniden hesaplanması gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının geçici ithalat rejimi kapsamında ticari kullanıma mahsus kara taşıtının yurtta kalış süresini aşması nedeniyle kesilen para cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca, geçici ithalat rejimi ihlali durumunda gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında ceza kesilmesi öngörülmektedir. Ancak, 7190 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, lehe olan düzenlemelerin […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddialarında somut delil olmaksızın göreve iade talebinin reddi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddine ilişkin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararını iptal etti. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı olduğuna dair somut delil bulunmadığını, yalnızca Bank Asya’daki hesap hareketliliklerinin rutin bankacılık işlemleri olduğunu belirtti. Ayrıca, davacının FETÖ/PDY ile bağlantılı […]

→

Sermaye Azaltımında Kâr Dağıtımı Değerlendirmesi: 5520 Sayılı Kanun’un 32/B Maddesi Uygulaması ve Vergilendirme Hukuku Açısından Sonuçlar (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, davacı şirketin sermaye azaltımı yoluyla ortaklarına yaptığı ödemenin kâr dağıtımı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususu incelenmiştir. Davacı, bu ödemenin tevkifata tabi olmadığını ve tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisinin kaldırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan tahakkukun hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, istinaf başvurusunun usul ve hukuka uygun […]

→

Ortaklık Sıfatının Sona Erdiği Tarihten Sonra Kamu Alacaklarından Sorumluluk: Ödeme Emirlerinin Hukuka Aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacının ortaklık sıfatının 10/07/2018 tarihinde sona erdiğini belirterek, bu tarihten sonraki kamu alacaklarından sorumlu tutulamayacağına hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının bu tarihten sonraki ödeme emirlerine ilişkin amme alacaklarını iptal etmiştir. Ayrıca, Ekim 2017 dönemine ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin haciz varakasının usulüne uygun olarak onaylanmadığı gerekçesiyle bu alacakların tahsiline yönelik düzenlenen […]

→