Gelir vergisi borcunun devrinde borç miktarının somut olarak tespit edilmemesi hukuka aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Aydın Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, 6360 sayılı Kanun çerçevesinde devredilen 4 işçiye ait 149.727,08 TL gelir vergisi borcunun devrine ilişkin Aydın Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu kararının iptalini istemektedir. İlk derece mahkemesi, borcun devrinin hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak Danıştay, borcun devri ile ilgili yapılan […]

→

İdarenin takdir yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullanmaması, işletme ruhsatı uzatma talebinin reddini hukuka aykırı hale getirir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin işletme ruhsat süresinin uzatılması talebinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bağlı İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonu tarafından uygun bulunmaması üzerine reddedilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün işleminin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmasının zorunlu olduğunu, bu yetkinin somut […]

→

Maden ruhsatı süre uzatım taleplerinin reddinde gerekçesiz işlem tesis edilmesi hukuka aykırılık oluşturur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Adıyaman’daki maden işletme ruhsatı süre uzatım talebinin reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işlemini iptal etti. Mahkeme, davacı şirketin ruhsat süresinin uzatılması için gerekli belgeleri sunduğunu, ancak davalı idarenin başvuruyu gerekçesiz bir şekilde reddettiğini belirtti. İdari işlemlerin gerekçeli olması gerektiği ve bu gerekçenin somut verilere dayanması gerektiği vurgulandı. Dava […]

→

Maden ruhsatı uzatma talebinin reddinde sebep unsuru yeterince ortaya konulmadığında hukuka aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin Diyarbakır’daki mermer işletme ruhsat süresinin uzatılması talebinin reddine ilişkin işlemi iptal etti. Mahkeme, davalı idarelerin işlemlerinin hukuka uygun olmadığını, sebep unsurunun yeterince ortaya konulmadığını belirtti. 3213 sayılı Maden Kanunu’na göre maden ruhsatı ve izni başvurularının açıkça düzenlendiğini ve bu konudaki yetkilerin genelgelerle devredilemeyeceğini vurguladı. Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan […]

→

Çevre düzeni planı değişikliğinin üst ölçekli plan kararlarıyla çelişmesi, iptaline neden olur mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İzmir İli, Torbalı İlçesi’nde bulunan taşınmazların çevre düzeni planı değişikliğine ilişkin iptal talebini değerlendirmiştir. Dava, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Mekansal Planlar Yönetmeliği çerçevesinde, çevre düzeni planının koruma-kullanma dengesini sağlama ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine uygunluğunu sorgulamaktadır. Bilirkişi raporunda, ağaçlandırılacak alanın kentsel gelişme alanı olarak değiştirilmesinin, doğal ve tarımsal alanların korunmasına zarar vereceği, dolayısıyla […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırılan taşınmazın değerinin tespitinde net gelir esasının kullanılması, 2942 sayılı Kanun’a uygunluk taşır mı (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı idarenin kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili talebi üzerine yapılan yargılama süreci ele alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesine karar vermiştir. Davacı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını esastan reddetmiştir. Uyuşmazlık, kamulaştırılan taşınmazın değerinin tespitine odaklanmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi, sulu […]

→
onecikan-yargitay

Hazine’nin taşınmaz üzerindeki mülkiyet iddiasının geçerliliği, kooperatif aracılığıyla yapılan satış işlemlerinin yolsuzluğu ile nasıl etkilenir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, Hazine’nin taşınmaz üzerindeki mülkiyet iddiasının geçerliliği üzerine odaklanmaktadır. Mahkeme, Hazine’nin taşınmazı gecekondu önleme bölgesinde kullanılmak üzere tahsis ettiğini, ancak bu amaca aykırı işlemler yapıldığını belirterek, Hazine’nin tapu iptali davası açma hakkının bulunduğuna hükmetmiştir. Bu bağlamda, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, asıl davanın ise davacı Çalkaya Belediye […]

→
onecikan-yargitay

Bağ-Kur sigortalılığı tespitinde hukuki değerlendirme, davacının prim ödemeleri ve başvuru tarihleri üzerinden yapılmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 20.01.1993-30.12.1994 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olup olmadığının tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak bu karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu reddetmiş, ardından Yargıtay, davacının Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin talebinin kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Yargıtay, davacının 02.08.2003 tarihinden önce Kuruma intikal eden başvurusu ve 28.02.2002 […]

→
onecikan-yargitay

Engellilik oranının tespitinde eksik inceleme, yaşlılık aylığına hak kazanma durumunu nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının engellilik oranının tespiti ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığının yeniden bağlanması talebine ilişkindir. Davacı, %52 engelli olduğunu ve bu durumun sürekli olduğunu iddia ederek, gelir vergisi indiriminden yararlanma hakkına sahip olduğunu belirtmiştir. Ancak, davalı kurum, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirme sonucunda davacının engel oranının %36 olarak belirlendiğini ve bu nedenle aylığının […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalılık başlangıcının tespitinde işe giriş bildirgesi dışında eylemli çalışmanın varlığı nasıl ispatlanmalıdır (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti ve yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının sigorta başlangıç tarihini 25.03.1983 olarak belirlemiş, ancak bu karar eksik incelemeye dayalı olarak verilmiştir. Yargıtay, sigortalı sayılabilmek için yalnızca işe giriş bildirgesinin değil, aynı zamanda eylemli çalışmanın da varlığının ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, davacının çalıştığı işyerinin niteliğini […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma bedelinin tespitinde gelir metodunun kullanılması ve bilirkişi raporunun hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Bartın ilinde bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu taşınmazın idare adına tescili üzerine odaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespitine karar vermiştir. Davalı taraf, belirlenen değerin düşük olduğunu savunarak itirazda bulunmuştur. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin belirlenmesinde gelir metodunun kullanıldığını ve bilirkişi raporunun hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Tapu iptali ve tescil davasında, 247 ada 39 parselin zilyetlikle kazanım koşullarının birden fazla dava ile belirsizlik yaratması üzerine hukuki süreçlerin birleştirilmesi gerekliliği

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, 247 ada 39 parselin zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerine yoğunlaşmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğunu kabul ederek tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil edilmesine karar vermiştir. Ancak, aynı parselin başka bir davada da zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği belirtilerek farklı bir […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma bedelinin tespitinde emsal taşınmaz değerlerinin %50 daha yüksek kabul edilmesi hukuken geçerli midir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin olup, davacı idare, Mersin ili, Silifke ilçesindeki taşınmazların kamulaştırma bedelinin belirlenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak düzeltilmiştir. Mahkeme, emsal taşınmazların değerinin belirlenmesinde yapılan hesaplamaların yetersiz olduğunu ve emsal satış tarihinin düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bölge […]

→

FETÖ ile irtibatın tespitinde somut delil arayışının olağanüstü hal dönemindeki farklılıkları ve kamu görevinden çıkarılmanın hukuka aykırılığına dair değerlendirme. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı olduğuna dair yeterli somut bilgi ve belge bulunmadığına karar vermiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına itiraz etmiş, ilk derece mahkemesi davanın reddine karar vermiştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, davacının FETÖ ile bağlantısını kanıtlayacak nitelikte bilgi […]

→

Maden ruhsatı başvurusunun reddinde genelge dayanağıyla yapılan işlemler hukuka aykırı sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Van ili Gürpınar ilçesinde maden arama ruhsatı talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Taşınmaz Komisyonu tarafından reddedilmesine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, 3213 sayılı Maden Kanunu’na dayanarak, maden ruhsatı ve izni başvurularının mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenlendiğini ve bu süreçteki yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile devredilemeyeceğini belirtmiştir. Davacı tarafından yapılan temdit talebinin […]

→