onecikan-yargitay

Maluliyet raporunun kaza tarihinden bir yıl geçmeden düzenlenmesi tazminat talebini nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının, davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmesine dayanmaktadır. Davacı, kazada kusurlu olan sürücü nedeniyle yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacının maluliyet raporunu ve hesap raporunu uygun bularak toplam 283.993,69 TL tazminata hükmetmiştir. Davalı vekili, başvuru şartlarının gerçekleşmediğini ve belirsiz alacak davası […]

→
onecikan-yargitay

1479 Sayılı Kanun Kapsamında Bağ-Kur Sigortalılığı Tescili: Prim Ödemelerinin Varlığı ile Resen Tescil Gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının 01.09.1985 – 25.05.1989 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine yönelik bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının prim ödemelerinin Kurum kayıtlarında mevcut olduğunu ve bu ödemelerin tescil başvurusu olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, […]

→
onecikan-yargitay

Bağ-Kur Sigorta Başlangıcının Tespiti: 1479 Sayılı Kanun’un Geçici 18. Maddesi Uyarınca Kayıt ve Tescil Yükümlülüğü (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Bağ-Kur sigorta başlangıcının 21.10.1996 olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının talebini reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Mahkeme, davacının 21.10.1996 tarihinden itibaren kendi nam ve hesabına çalıştığını belgeleyen vergi levhası ve diğer belgelerin mevcut olduğunu, ancak 02.08.2003 tarihinden önce Kuruma yapılmış bir başvuru veya prim ödemesi bulunmadığını […]

→

Uygulama imar planındaki 10 metre enkesitli yolun nazım imar planında yer almaması, plan hiyerarşisine aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Pendik ilçesinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, 1/5000 ölçekli nazım imar planıyla uyumsuz olduğu iddiasıyla açılan davayı değerlendirmiştir. Dava konusu imar planında, 10 metre enkesitli yolun planlandığı, ancak bu yolun nazım imar planında yer almadığı belirtilmiştir. Mahkeme, mekânsal planlama yönetmeliklerine atıfta bulunarak, her planın üst kademe planların kararlarına uygun olması gerektiğini […]

→

Kanuni Temsilcinin Vergi Borçlarından Sorumluluğu, Temsilci Atanma Tarihine Göre Nasıl Belirlenir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Daire, 2022/4397 E. ve 2024/1549 K. sayılı kararında, bir şirketin vergi borçlarından kanuni temsilcilerin sorumluluğu konusunu ele almıştır. Dava, Demir Kömür Liman Hizmetleri Nakliye Tarım Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2006 ve 2007 yıllarına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının şirket […]

→

Milli Eğitim Bakanlığı’nın hizmet kusuru nedeniyle tazminat ödemesi gerekliliği ve öğretmenin gözetim yükümlülüğündeki ihmalin değerlendirilmesi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Daire, İstanbul’daki bir okulda gerçekleşen Tübitak Bilim Fuarı’nda meydana gelen patlama sonucu bir öğrencinin maddi ve manevi zarar gördüğü iddiasıyla açılan davada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hizmet kusurunu kabul ederek tazminata hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, olayın gerçekleştiği anda öğretmenin etkinlik alanında bulunmadığını, öğrencilerin yalnız bırakıldığını ve yeterli gözetim sağlanmadığını belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın […]

→
onecikan-yargitay

Zilyetlikle edinim koşullarının taşınmazların vasfına göre oluşup oluşmadığına dair Hazine’nin tapu iptali talebi nasıl değerlendirilmiştir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında, taşınmazların zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerine odaklanmaktadır. Davacı Hazine vekili, taşınmazların çalılık ve taşlık vasfında olduğunu, bu nedenle zilyetlikle edinim koşullarının davalı lehine oluşmadığını savunarak tapu iptali ve Hazine adına tescil talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, zilyetlikle edinim koşullarının davalı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. […]

→

Zaman aşımına uğramış vergi borçları için düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, asıl borçlu olan … Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsil edilememesi nedeniyle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, 2011 yılına ait özel tüketim vergilerine ilişkin ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, vergi tekniği raporunun şirkete tebliğ edilmediği gerekçesiyle tahsil zaman aşımının […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Belirlenmesinde Çıraklık Kaydının Yokluğu ve Çalışma Süresinin Rolü: 14.09.1986 Talebinin Reddedilmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından sigortalılık başlangıç tarihinin 14.09.1986 olarak tespit edilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte 18 yaşını doldurmamış olması ve çıraklık kaydının bulunmaması nedeniyle, sigortalılık başlangıç tarihinin 31.10.1986 olarak kabul edilmesine karar vermiştir. Davalı Kurum vekili, davanın reddini talep etmiş, ancak mahkeme, davacının 15.09.1986 tarihinde hizmet […]

→
onecikan-yargitay

Boşanmış Bireylerin Fiili Birliktelik Durumunun 5510 Sayılı Kanun’un 56. Maddesi Çerçevesinde Gelir ve Aylıkların Kesilmesine Etkisi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığına dair sosyal güvenlik denetmen raporunun geçerliliği ve bu durumun 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesi çerçevesinde gelir ve aylıkların kesilmesine neden olup olmadığı üzerinedir. İlgili madde, boşanmış bireylerin, boşandıkları eşleriyle birlikte yaşamaları durumunda, bağlanan gelir ve aylıkların kesileceğini öngörmektedir. Mahkeme, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek, yetim […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücret Farkı ve İlavelerinin Tespiti: Arabuluculuk Şartının Etkisi ve Faiz Oranı Hatası (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ve fark alacaklarının varlığı üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının fark ücret talebini kısmen kabul etmiş, ancak ilave tediye alacağına ilişkin talebin ıslah edilmediği gerekçesiyle sınırlı bir hüküm kurmuştur. Davalı vekili, […]

→

Kesinleşen amme alacaklarına itiraz edilemeyeceği ve ödeme emrinin hukuka uygunluğu bağlamında vergi mükellefiyetinin etkisi nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Daire, davacının bandrolsüz sigara bulundurduğu gerekçesiyle re’sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile ilgili ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ele geçirilen sigaraların kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini ve bu nedenle kesinleşen amme alacağına itiraz edemeyeceğini belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi de, katma değer vergisi […]

→

Öğrencilik statüsüne geçiş tarihinden önceki suçlar disiplin cezası gerektirir mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Daire, bir öğrencinin yükseköğretim kurumundan çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet almasına rağmen, bu fiilin öğrencilik statüsüne geçişinden önce işlendiğini öne sürerek disiplin cezasının iptalini talep etmiştir. Mahkeme, davacının mahkumiyetine dayanan disiplin cezasının, öğrencilik statüsüne geçiş tarihinden önceki bir eyleme dayandığını belirterek, bu […]

→

Kamu Görevinden Çıkarma İşlemi: Kesinleşmemiş Mahkumiyetin Masumiyet Karinesi Üzerindeki Etkisi ve FETÖ/PYD İrtibatı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işleminin iptali talebiyle açılan davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını incelemiştir. Davacı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığını, FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibatının bulunmadığını ve idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını savunarak, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Danıştay, davacının mahkumiyetinin kesinleşmemiş olması nedeniyle masumiyet […]

→

Manevi tazminatın belirlenmesinde davalı idarenin kusur oranının dikkate alınması hakkaniyet gereği midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Daire, davacıların çocuğunun bir motor iskelesinden düşerek hayatını kaybetmesi nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, davalı belediyenin hizmet kusurunu ve davacıların yaşadığı acıyı dikkate alarak 200.000 TL talep edilen manevi tazminatın, 50.000 TL olarak belirlenmesine karar vermiştir. Ancak, davacının çocuğunun %40 oranında kusurlu olması nedeniyle bu miktar, her bir davacı için 15.000 TL […]

→