onecikan-yargitay

Hizmet Tespiti Davalarında Sosyal Güvenlik Hakkının Korunması: Sözleşme ve Çalışma Sürelerinin Kapsamlı İncelenmesi Gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde çalıştığı sürelerin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, 29.01.2013-21.05.2014 tarihleri arasında aylık 900 TL ücretle çalıştığını ve bu sürede Kuruma hizmet bildiriminde bulunulmadığını iddia etmiştir. Mahkeme, Yargıtay’ın bozma kararına uyarak, davacının belirtilen tarihler arasında sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığını tespit etmiştir. Ancak, fer’i müdahil Kurum vekilinin temyiz başvurusu üzerine, Mahkemece […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan polis memurunun durumu, delil yetersizliği nedeniyle hukuka aykırı mı değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, bir polis memurunun 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak yapılan incelemelerde davacının ByLock kullanıcısı olmadığı, Bank Asya’da hesabı bulunmadığı ve örgütle ilgili başka bir somut bilgi bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacının, 2002 […]

→
onecikan-yargitay

Fİ” ibaresinin marka tescilinde davalı tarafın öncelik hakkı bulunması nedeniyle davanın reddi gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının “Fİ” ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvurunun, davalı tarafından itiraz edilmesi ve bu itirazın YİDK tarafından kabul edilmesi üzerine ortaya çıkmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının başvurusunun kötü niyetli olduğuna karar vererek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının “Fİ” ibaresini ve logoyu, davalı gerçek kişinin eserinden önce kullandığını ve bu nedenle […]

→
onecikan-yargitay

Engel oranı tespitinde farklı raporların yönetmelik çerçevesinde değerlendirilmesi ve yersiz yaşlılık aylığı tahsilinde hukuki durumun incelenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı SGK Başkanlığı’nın, davalıdan yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının tahsilini istemesi üzerine ortaya çıkmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davalının engel oranının %79 olarak tespit edilmesi ve bu durumun yersiz ödeme iddiasını geçersiz kılması nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili, davalının sahte raporlarla emekli olduğunu öne sürerek karara itiraz etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, ilk […]

→

Sahte Faturalarla İlgili Vergi Ziyaı Cezasının Tekerrür Uygulaması: İlk Derece ve Bölge İdare Mahkemesi Kararlarının Hukuka Uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Bu uyuşmazlık, davacının sahte faturalarla belgelendirdiği alımlar nedeniyle re’sen salınan katma değer vergisi ve üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının faturalarının gerçeği yansıtmadığına dair vergi tekniği raporundaki tespitleri dikkate alarak, vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle davayı kısmen reddetmiş, sadece tekerrüre isabet eden kısmı kaldırmıştır. Bölge İdare […]

→

Sahte Fatura İddialarında Vergi İnceleme Raporunun Geçerliliği ve İptal Talebinin Reddi Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacı şirketin sahte fatura iddiaları üzerine re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasının iptali talebini konu almaktadır. Davacı, alınan faturaların sahte olduğuna dair somut bir tespit bulunmadığını, vergi inceleme raporunda malların alındığının kabul edildiğini ve ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığını savunarak kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ise, vergi inceleme raporunda […]

→
onecikan-yargitay

Hakikate muhalif beyanda bulunan üçüncü şahıslar için alacaklının tazminat talep edebilmesi için kesinleşmiş alacak şartı aranır mı (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, “Hakikate Muhalif Beyanda Bulunmak” suçuna ilişkin temyiz başvurusunu değerlendirirken, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 338. maddesi çerçevesinde suçun tanımını ve ceza sınırlarını göz önünde bulundurmuştur. 7165 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler doğrultusunda, iki yıl ve altındaki hapis cezasını gerektiren suçlar için bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığına karar […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın somut delillerle kanıtlanması durumunda özlük haklarının iadesi talebi nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan bir yardımcı doçentin, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının iptali ve özlük haklarının iadesi talebini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile irtibatının somut delillerle ortaya konduğunu, özellikle Bank Asya’daki hesap hareketliliği ve tanık beyanlarıyla desteklendiğini belirterek davanın reddine karar vermiştir. Davacının, örgütle […]

→
onecikan-yargitay

Haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanı tazminat talebini nasıl etkiler ve ispat yükümlülüğü alacaklıya mı aittir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 89/4 maddesi uyarınca tazminat talebine ilişkin bir uyuşmazlıkta, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması durumunda, alacaklının uğradığı zararın tazminatını talep edebileceğini belirtmiştir. Üçüncü kişinin bu beyanda bulunduğunu ispat yükümlülüğü davacı takip alacaklısına aittir ve bu ispat, İcra ve İflas Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca […]

→
onecikan-yargitay

İhale feshi talebinin reddinde para cezasının ölçülülük ilkesi çerçevesinde %10 yerine %5 olarak belirlenmesi ve yasal düzenlemelere uygunluğu. (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay, ihalenin feshi talebinin reddine ilişkin bir uyuşmazlıkta, İcra İflas Kanunu’nun 134. maddesine eklenen düzenlemeleri değerlendirerek, ihale bedelinin %10’u oranında para cezası verilmesini ele almıştır. Mahkeme, fesih talebinin usulden reddedilmesi durumunda duruşma yapılmadan karar verilebileceğini belirtmiş, ancak şikayetçinin ihale sürecini uzatma amacı taşımadığına karar vermiştir. Bu bağlamda, Anayasa’nın 13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesini […]

→

Reklam hizmetinin Türkiye’den erişimle tevkifat gerektiren icra yeri olarak değerlendirilmesi ve Anayasa’nın 73. maddesi çerçevesinde vergi kesintisi düzenlemeleri. (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı tarafından yurtdışında mukim bir şirketten alınan reklam hizmetleri için yapılan ödemelerin tevkifata tabi tutulup tutulamayacağına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca, dar mükellefiyete tabi kurumların yalnızca Türkiye’de bulunan iş yerlerinde elde ettikleri kazançların vergilendirileceğini belirterek, reklam hizmetini veren kurumların Türkiye’de iş yeri bulunmadığı gerekçesiyle tevkifat yapılmasını […]

→

İnternet Üzerinden Sağlanan Reklam Hizmetlerinin Türkiye’deki İş Yeri Kapsamında Değerlendirilmesi ve Vergi Tevkifatının Zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, davacı şirket, Türkiye’de iş merkezi bulunmayan kurumlardan internet üzerinden alınan reklam hizmetleri için yapılan vergi tevkifatının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, tahakkuk ettirilen stopaj vergisinin iptalini ve ödenen tutarın iadesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, dar mükellefiyete tabi kurumların yalnızca Türkiye’deki iş yerlerinden elde ettikleri kazançların vergilendirileceğini belirterek, reklam hizmeti veren kurumların […]

→
onecikan-yargitay

Beraat kararının tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmaması tazminat talebinin değerlendirilmesinde nasıl bir etki yaratır (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle tazminat talebinde bulunan davacının davasının kısmen kabul edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesini içermektedir. Mahkeme, davacının 45.000 TL maddi ve manevi tazminat talebinin yalnızca 1.863,77 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminatla kısmen kabul edilmesine karar vermiştir. Ancak Yargıtay, tazminat talebinin dayanağı olan beraat kararının tebliğ edilip […]

→
onecikan-yargitay

Üçüncü şahsın gerçeğe aykırı beyanı ile alacaklının zararının ispatı, tazminat talebinin kabulü için yeterli midir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 89/4 maddesi uyarınca tazminat talebine ilişkin bir davada, üçüncü şahsın haciz ihbarnamesine karşı gerçeğe aykırı beyanda bulunmasının, takip alacaklısına zarar verdiğini belirtti. Tazminat talebinin kabul edilebilmesi için, davacı alacaklının, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanını ispat etmesi gerektiği vurgulandı. Üçüncü kişinin beyanının aksinin, İcra ve İflas Kanunu’nun […]

→
onecikan-yargitay

Haciz ihbarnamesine itiraz eden üçüncü şahısların gerçeğe aykırı beyanda bulunması durumunda alacaklının tazminat talep hakkı hangi koşullara bağlıdır (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, “Hakikate Muhalif Beyanda Bulunmak” suçuna ilişkin temyiz başvurusunu değerlendirirken, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 338. maddesi ve 7165 sayılı Kanun’un CMK’nun 286/2-d maddesi çerçevesinde, bölge adliye mahkemesinin kararlarının temyiz edilemeyeceğine hükmetmiştir. Bu bağlamda, temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi gereğince reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, İcra ve İflas […]

→