onecikan-yargitay

Hazine’nin zimmet suçunda katılan sıfatını kazanarak temyiz hakkı elde etmesi, vekalet ilişkisi ve güveni kötüye kullanma suçunun hukuki değerlendirmesi nasıl olmalıdır (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, zimmet suçundan açılan kamu davasında Hazine’nin katılan sıfatını kazanarak temyiz başvurusunda bulunma hakkına sahip olduğu hususunu ele almaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca, Hazine’nin zarar görmüş olarak kabul edilmesi ve temyiz başvurusunun 7417 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce yapılması nedeniyle, müdahil sıfatının kazanıldığı belirtilmiştir. Kararda, sanık ile Hazine […]

→

Ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararının, kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olarak idari yargı tarafından yeniden değerlendirilmesi zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. Davacı, silahlı terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla hapis cezasına çarptırılmış ve bu durum, kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olarak gösterilmiştir. İdare Mahkemesi, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve yapılan işlemin hukuka aykırı olmadığına karar vermiştir. Ancak, Danıştay, ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararının, […]

→
onecikan-yargitay

Zamanaşımının dolması nedeniyle kamu davalarının düşmesi, sanığın mahkûmiyetine etkisi ve hukuki süreçteki önemi nedir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve kamu malına zarar verme suçlarından mahkûmiyetine ilişkin hükmü inceledi. Sanığın, olay tarihinde kamu malı niteliğindeki bir araca çarparak zarar vermesi ve trafik güvenliğini tehlikeye sokması, 5237 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca suç teşkil etmekteydi. Ancak, bu suçlar için öngörülen 8 yıllık zamanaşımının, son mahkûmiyet […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro tespitine itirazda zilyetlik koşullarının taşınmazların mera niteliğini etkilemesi durumu nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz eden davacıların, taşınmazların mera vasfıyla sınırlandırılması ve zilyetlik durumları üzerine yoğunlaşmaktadır. Davacı taraf, miras yoluyla gelen hak ve zilyetliğe dayanarak kadastro tespitinin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacıların zilyetlik koşullarının oluşmadığına ve taşınmazların mera niteliğinde olduğuna karar vermiştir. Ancak, 213 parsel sayılı taşınmaz için, davacıların zilyetliklerinin kabul edilmesi […]

→

İmar planı değişikliklerinin sosyal altyapı alanlarını azaltması, çevre imar bütünlüğünü bozma gerekçesiyle iptaline neden olabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, İzmir Bornova’da mülkiyeti hazineye ait bir taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istemiyle açılan davada, davacıların, önceki imar planlarında “çocuk bahçesi ve otopark alanı” olarak belirlenen kullanımın “konut alanı” olarak değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunduğunu belirtmiştir. Davalı idareler ise, plan değişikliklerinin kamu yararına uygun olduğunu ve […]

→

İmar planlarının sosyal ve teknik altyapı alanlarını azaltması, kamu yararına aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, İzmir ili Bornova ilçesindeki bir taşınmaza ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından onaylanan imar planı değişikliklerinin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, daha önce iptal edilen imar planlarının benzeri olan yeni planların, üst ölçekli planlara ve kamu yararına aykırı olduğunu iddia etmiştir. Davalı idareler ise, imar planlarının kamu yararını gözeterek hazırlandığını savunmuşlardır. Danıştay, […]

→

Kanuni Temsilcinin Sorumluluğu: Kamu Alacaklarında Sadece Temsil Süresi İçindeki Borçlardan İptal ve Onama Kararları (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemi ele alınmıştır. Davacı, 2011, 2014 ve 2016 yıllarına ait kamu alacaklarının tahsilinde kanuni temsilci olarak sorumluluğu olmadığını öne sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu dönemlerdeki vergi borçlarından dolayı ödeme emrinin hukuka uygun olduğunu, ancak 2011 yılına ait ve 2014 yılının […]

→

Kamu Alacaklarının Tahsilinde Ödeme Emrinin İçeriği ve Borçlu Şirketin Yapılandırma Durumunun Araştırılması Gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Davacı, kanuni temsilci olduğu dönemdeki kamu alacaklarının tahsilinde hukuka aykırılık bulunduğunu iddia ederek ilk derece mahkemesine başvurmuştur. İlk Derece Mahkemesi, ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiğini ve alacakların tahsilinde yapılan mal varlığı araştırmalarının sonuçsuz kaldığını belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, istinaf başvurusunu […]

→
onecikan-yargitay

Tapu iptali ve tescil davalarında iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları, temyiz aşamasında nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil ile haciz ve ipotek şerhlerinin terkini konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, taşınmazın bedelsiz devrinin koşullarına uyulmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, bu karar istinaf aşamasında da onanmıştır. Temyiz aşamasında, davalı vekilleri, müvekkillerinin iyi niyetli üçüncü kişiler olduğunu […]

→
onecikan-yargitay

İhalenin feshi taleplerinde para cezasının oranının davanın niteliğine göre belirlenmesi ve ölçülülük ilkesinin uygulanması gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ihalenin feshi talebinin reddine ilişkin bir uyuşmazlıkta, İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 134. maddesine eklenen düzenlemeleri değerlendirerek, ihale bedelinin %1’i oranında belirlenen para cezasının artırılması gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme, fesih iddialarının ağırlığı ve fesih talebinde bulunanın sıfatını göz önünde bulundurarak, Anayasa’nın ölçülülük ilkesine uygun olarak para cezasının %5 olarak belirlenmesinin gerekliliğine vurgu […]

→
onecikan-yargitay

Davacının işçi statüsünün belirlenmesinde zamanaşımı def’inin dikkate alınıp alınmadığı, toplu iş sözleşmesi hükümleriyle nasıl etkilenir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının işçi statüsünün belirlenmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre hak kazandığı alacakların tespiti üzerinedir. Davacı, … İl Özel İdaresinde çalıştığı dönemdeki ücret ve haklarının eksik ödendiğini iddia ederek, toplu iş sözleşmesi gereği intibakının düzeltilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının eksik ödemelerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalı vekili […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücret Tespitinde Bireysel İş Sözleşmesi Hükümlerinin Geçerliliği ve Fark Alacaklarının Belirlenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Davacı, sürekli işçi kadrosuna geçişinin ardından, bireysel iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücretin yüzdelik fazlası ile ücretinin belirlenmesi gerektiğini, ancak […]

→
onecikan-yargitay

Tapusuz taşınmazın tescili davasında kadastro evraklarının eksik incelemesi ve imar planı araştırmasının gerekliliği Yargıtay tarafından değerlendirilmiştir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapusuz taşınmazın tescili davasında hukuki uyuşmazlıkları ele almaktadır. Davacı, 1960 yılında kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili için imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Davanın ilerleyen aşamalarında, müdahil taraf, taşınmazın bir kısmının kendi zilyetliğinde olduğunu iddia ederek davaya müdahil olmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. […]

→
onecikan-yargitay

4688 Sayılı Kanun Kapsamında Sendika Üye Sayısının Tespitinde 15 Mayıs 2022 Öncesi Üyeliklerin Geçerliliği ve İtiraz Sürecinin Değerlendirilmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu karar, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu çerçevesinde sendika üye sayılarının tespitine ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı kapsamaktadır. Davacı, sendika üye sayısının hatalı tespit edildiğini ve 30 çalışanın üyeliklerinin dikkate alınması gerektiğini savunarak itirazda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının sunduğu belgeler doğrultusunda, bu çalışanların 15 Mayıs 2022 tarihinden önce sendikaya üye […]

→
onecikan-yargitay

Sendika Aidat Alacaklarında Zamanaşımı Def’inin Çelişkili Davranış Yasağı Kapsamında Geçersizliği ve İlgili Belgelerin Değerlendirilmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, sendika aidat alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Davalı, zamanaşımı def’ini ileri sürmesine rağmen, bu def’in çelişkili davranış yasağı kapsamında dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay, zamanaşımının dolmasından sonra borç ikrarında bulunan borçlunun, bu ikrara dayanarak açılan davada zamanaşımı def’ini ileri sürmesinin hukuken korunamayacağını belirtmiştir. Bu durum, Türk Medeni Kanunu’nun çelişkili davranış yasağı […]

→