onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücretinin Belirlenmesinde İş Sözleşmesi Hükümlerinin Geçerliliği ve Eksik Ödemelerin Tahsili (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesine dayanarak, asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenen ücretinin, sözleşmeye aykırı bir şekilde asgari ücret seviyesine çekilmesi ve bu duruma %4 zam uygulanması nedeniyle eksik ödemelerden kaynaklanan alacaklarının tahsili üzerinedir. Davacı, bu eksik ödemelerin fark ücret, ikramiye ve […]

→
onecikan-yargitay

Sigorta primine esas kazancın tespitinde, 18 yaşını doldurmadan önceki hizmet süresinin dikkate alınıp alınamayacağına ilişkin hukuki değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 19.11.1990-02.11.2012 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde yaptığı çalışmaların ve bu çalışmalara ilişkin sigorta primine esas kazancın tespitine ilişkindir. Mahkeme, davacının 15.02.1975 doğumlu olduğunu ve 19.11.1990 tarihinde 15 yaşında olduğu için sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 15.02.1993 tarihi olması gerektiğine hükmetmiştir. Ancak, bu tarihten önceki hizmet süresinin prim ödeme gün sayısına dahil […]

→
onecikan-yargitay

506 Sayılı Kanun Kapsamında Yol Yardımı ve Aile Çocuk Zamlarının Sigorta Primine Dahil Edilmemesi: Ayni Yardım Niteliği Üzerine Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından 01.01.2002 ile 30.09.2008 tarihleri arasında ödenen yol yardımı ve aile çocuk zamlarının sigorta primine esas kazanca dahil edilmemesi gerektiği iddia edilmiştir. Davacı, bu ödemelerin 506 sayılı Kanun’un 77. maddesinde belirtilen istisnalar kapsamında olduğunu savunarak, yersiz alınan primlerin tahsili için dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen […]

→
onecikan-yargitay

Mükerrer Kadastro Tespitinin İptali: 6831 Sayılı Orman Kanunu’na Aykırılık İddiasının Değerlendirilmesi ve Keşif Sürecinin Yeniden İncelenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, mükerrer kadastro tespitinin iptali istemine ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, Korkuteli ilçesindeki taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında mükerrer olarak tespit edildiğini ve bu durumun 6831 sayılı Orman Kanunu’na aykırı olduğunu iddia ederek iptal talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, yapılan kadastro çalışmaları sırasında mükerrer tespitlerin hükümsüz sayılması gerektiğine hükmederek davayı kabul […]

→
onecikan-yargitay

Sürekli İşçi Kadrosunda Ücret Tespiti: Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ve Toplu İş Sözleşmesi Hükümlerinin Uygulanabilirliği Üzerine Zamanaşımı İtirazı (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ve fark alacaklarının hesaplanmasına ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davalı vekili, davacının talep ettiği fark ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığını ve yapılan ödemelerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme, davacının ücretinin asgari […]

→

Ödeme Emirlerinin İptali: Müteselsil Sorumlunun Yükümlülükleri ve Vergi Dairesi Hatasının Hukuka Aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, müteselsil sorumlu sıfatıyla, asıl borçlu şirketten alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla ödeme emirlerinin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, yeminli mali müşavirlerin üçüncü kişilerden belge isteme yetkisi olmadığını, dolayısıyla davacının yüksek ciroya sahip şirkete ait belgelerin kontrolü yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek, davacının […]

→
onecikan-yargitay

5510 Sayılı Kanun Kapsamında İptal Edilen Hizmetlerin Tespiti: Tanık Beyanları ve Somut Bilgilerin Yetersizliği Üzerine Mahkeme Değerlendirmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının iptal edilen hizmetlerinin fiili olup olmadığına ilişkindir. 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi uyarınca, sahte sigortalılığa dayanan hizmet tespiti davalarında özel bir kanıt yöntemi öngörülmemiştir. Resmi belgelerin bulunmaması durumunda, tanık beyanları ve somut bilgilere dayanarak sonuç alınması mümkündür. Bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle, mahkemece tarafların sunduğu delillerle yetinilmemeli, kendiliğinden […]

→

Kamu görevlisinin terör örgütü ile irtibatının tespiti için somut delil gerekliliği, hukuka aykırı işlem sonucunu doğurur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevinden çıkarılan bir polis memurunun, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle yapılan işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca çıkarılmıştır. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile bağlantısını gösteren somut delillerin bulunmadığını, yalnızca istihbari nitelikteki verilerin yeterli olmadığını belirterek, davanın iptaline karar […]

→

FETÖ/PDY ile ilişki iddialarında somut delil olmaksızın kamu görevinden çıkarma işleminin iptali mümkün müdür (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisinin olmadığını ve beraat ettiğini öne sürmüştür. Bölge İdare Mahkemesi, davacının ByLock kullanmadığını, FETÖ ile bağlantılı herhangi bir finansal işlem yapmadığını ve örgütle irtibatını gösteren somut delil bulunmadığını tespit etmiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinde Ücret Belirlemesi: Zamanaşımı İddiasının Geçersizliği ve Dönemsellik İlkesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin hükümleri gereği ücretinin belirlenmesi ve buna bağlı olarak fark alacaklarının hesaplanmasına ilişkindir. Davalı vekili, davacının talep ettiği fark alacaklarının zamanaşımına uğradığını ve ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Ancak, Yargıtay, iş sözleşmesindeki […]

→
onecikan-yargitay

Orman niteliğini kaybetmeyen taşınmazlar için 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uygulaması geçerli midir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışmanın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek, belirli alanların orman niteliğini kaybetmediği ve bu nedenle 2/B çalışmalarıyla orman sınırları dışına çıkarılamayacağı sonucuna varmıştır. Mahkeme, 31/12/1981 tarihinden önce bu alanların orman niteliğini koruduğunu ve devam eden ceza davasının da bu […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırılığı ve yasal faizin başlangıç tarihi davanın tahakkuk tarihine göre mi belirlenmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakının bulunmadığına karar vermiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Ancak, yapılan adli soruşturmalar sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, davacının terör örgütüyle irtibatına dair yeterli somut delil olmaması ve ele geçirilen dijital materyallerin tek başına […]

→
onecikan-yargitay

3030 sayılı Kanun’un 6/A maddesi kapsamında taşınmazların yolsuz tescil iddialarının değerlendirilmesi ve tapu iptali davasının yetkisi nasıl belirlenir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında yolsuz tescil iddialarını incelemektedir. Davacı, taşınmazların hukuka aykırı bir şekilde İstanbul Belediyesi adına kaydedildiğini ve bu nedenle tapu kayıtlarının iptal edilerek kendisine tescil edilmesini talep etmiştir. Davalı ise, 3030 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince davanın idari yargıda açılması gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazların davacı […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro Öncesi Zilyetlik İddiasında Hazine Tescilinin İptali: Orman Kadastrosunun Hatalı Olduğu ve Mülkiyet Hakkının Korunması (Yargıtay)

ÖZET: Bu dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası ile kadastroya itiraz davasını kapsamaktadır. Davacı, taşınmazın kendisine ait olduğunu, uzun süre zilyetlik ve tasarruf altında bulunduğunu, kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazın bir kısmının Hazine adına tescil edildiğini belirtmiş ve tapu kaydının iptali talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkeme, deliller ve bilirkişi raporları doğrultusunda, taşınmazların […]

→

FETÖ ile irtibatı belirten kodlamaların hukuken kabul edilebilir bilgi niteliği taşımadığı durumlarda kamu görevinden çıkarma işlemi geçerli midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacının itirazını değerlendirirken, gizli tanık ifadeleri ve dijital materyallerdeki kodlama sistemini incelemiştir. Davacının, FETÖ/PDY terör örgütüyle ilişkisini belirten kodlamalar arasında “SEA” ve “SCC” gibi ifadeler yer almakta, bu kodlar örgütle olan bağlantısını göstermektedir. Ancak, davacının FETÖ ile irtibatının somut […]

→