İdarenin memur atamalarında takdir yetkisinin sınırları ve yargı denetimine tabi olması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nde (İSKİ) daire başkanlığı görevinden mühendis kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare, atama işlemini gerçekleştirirken kamu yararı ve hizmet gereklerini gözetmek zorundadır. Davacının geçmiş hizmetlerinin, daire başkanlığı görevine uygun olduğu, hakkında herhangi bir disiplin cezası veya soruşturma bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, davacının görevden alınmasını gerektirecek somut […]

→

İdarenin personel atama takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklilikleri çerçevesinde denetlenmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, idarelerin personel atama ve istihdam konusundaki takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklilikleri çerçevesinde kullanması gerektiğine vurgu yapmıştır. Davacı, Kalkınma Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı’nda kariyer mesleği olarak görev yaparken, istihdam fazlası olarak başka bir kuruma atanmıştır. Ancak, davacının disiplinsizliği veya yetersizliği ile ilgili herhangi bir tespit olmaması ve hizmetine ihtiyaç bulunmadığına dair […]

→

Memurların naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup olmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, memurların naklen atanmasında idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun çerçevesinde, idarenin atama işlemlerinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak yapılması gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin takdir yetkisi, yalnızca kamu yararı […]

→

Sicil değerlendirme formunun iptaliyle davacının atamasının hukuka aykırılığı ve atama gerekçelerinin yetersizliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. ve 50. maddelerine atıfta bulunmuştur. Bu maddelere göre, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi, yalnızca bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılabilir. Daire, daha önceki bozma kararında belirtilen gerekçelerin dikkate alındığını ve bu çerçevede verilen kararın […]

→

6183 sayılı Kanun kapsamında vergi borcu yoktur belgesi olmadan hakediş ödemesi yapan belediyeye idari para cezası uygulanabilirliği ve yetki unsuru değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Hakkari Belediye Başkanlığı’nın 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesi gereğince, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge aramaksızın hakediş ödemesi yaptığı gerekçesiyle kesilen idari para cezasının iptali istemini değerlendirmiştir. Mahkeme, davacının idari para cezasının yetki unsuru yönünden sakat olduğu iddiasını reddetmiştir. Danıştay, 6183 sayılı Kanun’da yetki kuralına yer verilmediğini ve […]

→

Disiplin cezası için emir yazısının tebliği ve amirin emrini yapmama suçunun somut tespiti olmadan cezalandırma işlemi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına dayanak olan emir yazısının tebliği konusunda somut bir tespit bulunmadığını belirterek, davacının “amirin emrini yapmamak” suçunu işlediğine dair bir eyleminin bulunmadığını değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, bozma kararına uyarak, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Davalı idare, davacının amirlerine uymamak suretiyle emniyet görevi […]

→

Müfettiş kadrosuna atama işleminin 375 sayılı KHK’ya uygunluğu ve temyiz isteminin reddiyle hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, müfettiş kadrolarına atanan iki personelin atama işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı Dernek, müfettiş olarak atanan kişilerin daha önce müfettişlik görevi ile aynı veya benzer nitelikte görevlerde bulunmadıklarını ve atama işleminin dayanağı olan düzenlemenin, müfettişlik için gerekli niteliklerin kazanılmasını öngördüğünü ileri sürmüştür. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, atamaların 375 sayılı KHK’nın Ek 18. […]

→

Emniyet amirlerinin terfi süreçlerinde kıdem ve liyakat ölçütlerinin adil ve objektif değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, emniyet amirlerinin terfi süreçlerinde kıdem ve liyakatın temel ölçütler olduğunu vurgulamıştır. Terfi için, amirlerin kıdem sıralamasına göre değerlendirilmesi ve liyakat açısından yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Liyakat değerlendirmesinde, personelin sicil notları, ödülleri, disiplin geçmişi ve adli durumları gibi unsurların dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Dava konusu olayda, davacının terfi etmemesi, […]

→

Disiplin cezasının verilmesinde ceza mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ve göçmen kaçakçılığı suçundan mahkumiyetin etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Disiplin hukuku ve ceza hukuku arasındaki ilişkiyi değerlendirirken, ceza mahkemelerinin verdiği mahkumiyet kararlarının disiplin hukuku açısından bağlayıcı olduğunu vurgulamıştır. Dava konusu disiplin cezası, davacının “göçmen kaçakçılığı” […]

→

Liyakat ve terfi süreçlerinde eşit ve objektif ölçütlerin uygulanmaması nedeniyle karar düzeltme talebinin hukuki değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2013 terfi döneminde 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesi nedeniyle açtığı davada, davalı idarenin karar düzeltme talebini reddetti. Dava, davacının meslek yaşamı boyunca geçirdiği disiplin soruşturmaları ve sicil durumu gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği iddialarına dayanıyordu. Ancak, Danıştay, düzeltme isteminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili maddelerine […]

→

Memurun atamasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava, davacının Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı görevinden alınarak şef kadrosuna atanması üzerine açılmıştır. Davacının, daha önce daire başkanı olarak görev yapan H. H. K. isimli personelin görevden alınması ve bu personelin başka bir göreve atanması üzerine, boş […]

→

Disiplin cezasının kamu hizmetine etkisi ve saygınlığı sarsma kriterleriyle değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir emniyet müdürünün disiplin cezasına itirazını incelemiştir. Davacı, hizmet dışında ruhsatsız yapı yapmak fiilinin kamu hizmetine olumsuz etkisi ve saygınlığını sarsacak bir durum oluşturmadığını savunarak, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından verilen brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin disiplin cezasının iptalini istemiştir. İdare Mahkemesi, davacının eyleminin somut olarak kamu hizmetinin sunumunu olumsuz etkilediğini […]

→

Emeklilik işlemlerine dayanan tazminat talebinde dava öncesi idareye başvuru zorunluluğu ve idari merci tecavüzü iddiasının geçersizliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının emeklilik işlemlerine dayanan tazminat talebinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi gereği, dava açmadan önce ilgili idareye başvurma zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Davacının, emeklilik işlemlerinin eylem olarak nitelendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, idari merci tecavüzü iddiasının geçersiz olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda, davacının idari eylemlerden kaynaklanan hak ihlaline […]

→

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı usulsüz düzenlenen restoranın faaliyetten men edilmesi ve ruhsatın iptali için gerekli hukuki şartlar (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının verilmesi ve denetimi konusundaki mevzuat hükümlerine dayanarak, davacı şirketin restoranının hukuka aykırı bir şekilde faaliyet gösterdiğine karar vermiştir. İlgili yönetmelik gereğince, işyeri açma ve çalışma ruhsatı almak için gerekli usullerin izlenmediği, dolayısıyla ruhsatın geçersiz olduğu belirtilmiştir. Davacı, ruhsatın sadece belediye başkanının imzasıyla düzenlendiğini ve bu durumun hukuka aykırılık […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine aykırılık değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile ilgili bir uyuşmazlıkta, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerini dikkate alarak karar vermiştir. Yönetmeliğin 12. maddesi gereğince, işyeri açmak isteyenlerin, gerekli belgelerle birlikte yetkili idareye başvurmaları gerektiği belirtilmiştir. Davacı şirketin, ruhsat almak için gerekli başvuruyu yapmadan, sadece belediye başkanının imzasıyla ruhsat düzenlendiği tespit edilmiştir. […]

→