Kamu görevlilerinin görevden alınmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlilerinin görev ve görev yerlerini değiştirme konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Davacı, mühendis olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra daire başkanı olarak atanmış, bu süre zarfında hakkında herhangi bir disiplin cezası veya olumsuz bir değerlendirme olmamıştır. Bu durum, davacının liyakat ve kariyer […]

→

Davacının denetçilik görevine atanma talebinin zımnen reddi hukuka aykırı bulunarak parasal haklarının ödenmesi kararlaştırıldı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Denetim Merkezi Başkanlığı’nda denetçi olarak görev yapan bir davacının, görev süresinin sona ermesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Davacının denetçilik görevinin sona erdirilmesine neden olan yönetmelik hükmü, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından iptal edilmiştir. Bu iptal kararı doğrultusunda, davacının yeniden denetçilik/başdenetçilik görevine atanma talebinin zımnen reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. […]

→

Genel sekreter yardımcılığından şube müdürlüğüne atama işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin zararı ödeme yükümlülüğü değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının genel sekreter yardımcılığı görevinden şube müdürlüğüne atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi talebini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, idarenin üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusundaki geniş takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulamış, davacının görevden alınmasını gerektiren bir olumsuzluk tespit […]

→

Eş durumu mazeretiyle naklen atanma başvurusunun zımnen reddi ve hukuka aykırılık değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Trabzon Devlet Tiyatrosunda görev yapan davacının, eşinin İstanbul Devlet Tiyatrosuna atanması için yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur. İdare Mahkemesi, 5441 sayılı Kanun uyarınca eş mazereti nedeniyle naklen atanmaya ilişkin bir kural bulunmadığını, ancak altı yıllık çalışma süresi koşulunun hukuka aykırı olduğunun yargı kararıyla saptandığını belirtmiştir. Davacının eş durumu mazeretiyle […]

→

Daire başkanlığından araştırmacı kadrosuna atama işleminin iptali ve vekalet ücreti talebinin hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının daire başkanlığından alınarak araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını hukuka uygun bulmuştur. Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen temyiz sebeplerinin mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Davacının atama işleminin iptali yönünde verilen karar, daha önceki mahkeme kararlarıyla […]

→

Atama işlemlerinde idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanma zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Mezarlık Daire Başkanlığına atanmasına ilişkin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın işleminin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak davalı idarenin temyiz talebini reddetmiştir. İdare Mahkemesi, davacının görevinde başarısız ya da yetersiz olduğuna dair somut bir gerekçe bulunmadığını, dolayısıyla yapılan atamanın hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davalı idare, atama işleminin büyükşehir […]

→

Daire başkanlığı görevinden alınarak memur olarak atanan kişinin atama işleminin hukuka uygunluğu ve özlük haklarının ödenmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından davacının daire başkanlığı görevinden alınarak memur olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdarenin, takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmış, davacının görevinde başarısızlığına dair herhangi bir somut tespit bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, idarenin atama işleminin hukuka uygun […]

→

İdarenin takdir yetkisinin keyfi kullanılamayacağı ve kamu yararının gözetilmesi gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, davacının 1. Hukuk Müşaviri olarak görev yaptığı Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nden keyfi bir şekilde alındığını belirterek, bu işlemin iptaline ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, davalı idarenin geniş takdir yetkisine dayanarak atama yaptığını öne sürmesine rağmen, bu yetkinin kamu […]

→

Gümrük müdür yardımcılığı sözlü sınavında soruların kayda geçirilmemesi nedeniyle işlemin iptali ve kariyer liyakat ilkelerine aykırılık değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Malatya Gümrük Müdürlüğünde şef olarak görev yapan davacının, gümrük müdür yardımcılığı sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, sözlü sınav öncesinde soruların önceden hazırlanıp tutanağa bağlanmaması ve her adaya sorulan soruların kayda geçirilmemesi nedeniyle, kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı bir değerlendirme yapıldığını belirterek davacının başarısız sayılmasına ilişkin […]

→

Memurların atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve yargı denetimine tabi tutulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanması konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamıştır. İdarenin bu yetkisini kullanırken, kamu yararını gözetmesi gerektiği ve bu durumun yargı denetimine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava konusu olayda, davacının daire başkanlığı görevinden alınması işleminin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği, dolayısıyla […]

→

Personel atama işleminde idarenin takdir yetkisinin kötüye kullanıldığı iddiasının hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı emrine Yönetim Hizmetleri Uzmanı olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davalı idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanındığını ve bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, davacı tarafından sunulan belgelerin, idarenin takdir yetkisinin kötüye kullanıldığına dair […]

→

Davacının sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle terfi ettirilmemesi işleminin hukuka aykırı bulunarak iptali ve terfi şartlarının yeniden değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının 2015 yılı terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin idari işlemi iptal etmiştir. Davacı, sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle terfi edemediğini ileri sürerek dava açmıştır. İdare Mahkemesi, bozma kararına uyarak davacının terfi için gerekli olan sözlü sınavda başarılı olup olmadığını belirlemeden terfi etmemesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, davacının […]

→

Menfaat ihlali ve dava açma ehliyeti: Akaryakıt istasyonları arasındaki mesafe ve potansiyel müşteri kitlesi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, iptal davalarında dava açma koşulu olan menfaat ihlalinin, kişisel ve güncel bir menfaatin varlığına bağlı olduğunu vurgulamıştır. Davacı, ruhsat iptali talep edilen akaryakıt istasyonunun kaçak inşa edildiğini ve standart dışı akaryakıt sattığını öne sürerek, aralarında haksız rekabet olduğunu iddia etmiştir. İdare Mahkemesi, davacı ile iptali istenilen işlem arasında mesafe bulunduğu gerekçesiyle dava açma […]

→

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilmeden işyerinin kapatılmasının hukuka aykırı olduğu ve ruhsat iptali sürecinin izlenmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan bir işletmenin kapatılması için öncelikle ruhsatın iptal edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Uyuşmazlık, davacının işyerinin kapatılmasına yönelik işlemin, ruhsat iptali yapılmadan tesis edilip edilmediği üzerine yoğunlaşmaktadır. İlgili mevzuat gereği, işyeri ruhsatına istinaden faaliyet gösteren bir iş yerinin kapatılması için, öncelikle mevzuatta belirtilen şartların oluşması ve ruhsatın iptal edilmesi gerektiği […]

→

Ruhsatsız faaliyet gösteren işyerinin faaliyetten men edilmesi ve idari yaptırımların hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’ne ait bir işyerinin ruhsatsız faaliyet göstermesi nedeniyle faaliyetten men edilmesine ilişkin Belediye Encümeni kararının hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine hükmetmiştir. Davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, Daire, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının yalnızca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun […]

→