İdari yaptırım niteliğindeki işyeri ruhsatı iptali işlemlerinde itirazın adli yargıda yapılması gerektiği ve İdare Mahkemesi kararının hukuken isabetsizliği. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’na dayanan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali işleminin, idari yaptırım niteliğinde olduğunu belirlemiştir. Bu bağlamda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereğince, idari yaptırım kararlarına karşı itirazın adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliğince yapılması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. 1774 sayılı Kanun’da idari yaptırımlara karşı […]

→

Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararlarının kesinliği ve idari yargı denetimiyle geri alınmasının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararlarının başkan ve üyeler tarafından imzalanarak kesinleştiğini ve bu kararlara karşı idari yargı yolunun dışında bir itiraz yolu bulunmadığını belirterek, davacının “etiğe aykırı davrandığı” yönündeki kararın geri alınması talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. Dava, davacının etik ihlali nedeniyle alınan kararın geri alınması isteminin, Kurul gündemine […]

→

Eş durumu mazeretiyle naklen atanma talebinin, kadro durumu ve idarenin hizmet ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, eş durumu mazeretiyle yapılan naklen atanma başvurusunun hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, eşinin astım hastalığı nedeniyle farklı bir ilde atanma talebinde bulunmuş, ancak bu talep idare tarafından reddedilmiştir. Mahkeme, eş durumu özrüne dayalı başvurunun, ilgili mevzuat çerçevesinde, davacının ve eşinin kadro durumları ile idarenin hizmet ihtiyaçları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme, […]

→

İlk atama işlemi yürürlükteyken yapılan ikinci atamanın hukuki dayanağının kalmaması nedeniyle iptali ve davanın kabulü kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının (mülga) Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nde il müdür yardımcısı olarak görevden alınarak araştırmacı unvanıyla atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk atama işleminin hukuki dayanağının kalmadığına hükmetmiştir. Dava sürecinde, davacının öğretmen olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından bozulduğu ve bu bozma kararının […]

→

Zabıta müdürü kadrosuna sınavsız atamanın 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili yönetmeliklere aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Balıkesir İdare Mahkemesi’nin zabıta müdürü kadrosuna atanma işleminin iptali yönündeki kararını onayladı. Dava, davacının zabıta müdürü kadrosuna atanmasının 2014 yılı Sayıştay Denetim Raporu ile mevzuata uygun bulunmaması gerekçesiyle açılmıştı. İdare Mahkemesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve Belediye Zabıta Yönetmeliği’nde belirtilen atama şartlarının ihlal edildiğini belirterek, davacının zabıta müdürü kadrosuna atanma şartlarını […]

→

Ferî müdahilin asıl tarafın iradesine bağlı olarak temyiz talebinde bulunmasının hukuki geçerliliği ve adil yargılanma hakkı üzerindeki etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ferî müdahillik kavramının adil yargılanma hakkı bağlamında önemine vurgu yaparak, bu mekanizmanın etkili bir şekilde uygulanmasının gerekliliğini belirtmiştir. Ferî müdahil, davanın doğrudan tarafı olmamakla birlikte, yanında katıldığı tarafın menfaatlerini koruma amacı taşır. Ancak, asıl tarafın yargılamayı sürdürmeme iradesine rağmen ferî müdahilin davayı devam ettirmesi hukuken mümkün değildir. Bu durum, adil yargılanma […]

→

Tahliye işleminin 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca hukuka uygunluğu ve kira sözleşmesinin etkisi üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İzmir İli, Bornova İlçesi’ndeki bir işyerinin tahliyesine ilişkin işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararını değerlendirmiştir. Dava, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca yapılan tahliye işleminin hukuka uygun olup olmadığını sorgulamaktadır. İdare Mahkemesi, kira sözleşmesinin 01/01/2000 tarihinde yapıldığını ve bu sözleşmede 2886 sayılı Kanuna atıf yapılmadığını belirterek, tahliyenin ancak özel […]

→

Ruhsat yenileme sürecinin tamamlanmaması nedeniyle işyeri kapatma ve para cezası işlemlerinin hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı şirketin ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği gerekçesiyle işyerinin kapatılmasına ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İlgili mevzuata göre, işletmecinin değişmesi durumunda yeni işletmeci adına ruhsat düzenlenmesi için gerekli başvurunun süresi içinde yapılması gerektiği belirtilmiştir. Davacı şirketin ruhsat yenileme başvurusunun yapılmasına rağmen, gerekli işlemlerin tamamlanmadığı ve denetimlerde eksikliklerin […]

→

Danıştay’ın ihale şartnamesine aykırılık nedeniyle tahliye işleminin adli yargıya bırakılması ve idari yargının yetkisi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, davacı şirketin 2886 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca yapılan ihaleye ilişkin özel şartnamenin hükümlerine aykırı davrandığını belirlemiştir. Bu durum, kira süresi dolmadan 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi gereğince tahliye talebini gündeme getirmiştir. Ancak, kira sözleşmesinin feshedilmediği ve davacının ihale şartlarına uymadığı için tahliye işleminin gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Mahkeme, davacının ihale […]

→

Danıştay’ın ihale şartnamesine aykırılık nedeniyle tahliye işleminin adli yargıya bırakılması ve idari yargının yetkisi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı şirketin 2886 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca yapılan ihaleye ilişkin özel şartnamenin hükümlerine aykırı davrandığını tespit etmiştir. Bu durum, kira süresi dolmadan 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca tahliye talebine yol açmıştır. Ancak, kira sözleşmesinin feshedilmediği ve davacının ihale şartlarına uymadığı gerekçesiyle, tahliye işleminin adli yargı tarafından değerlendirilmesi gerektiğine karar […]

→

Ruhsatsız Faaliyet ve İşyeri Kapatma: 1608 Sayılı Kanun’un Uygulanabilirliği Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Ankara’nın Keçiören ilçesinde ruhsat olmadan besi hayvanı yetiştiriciliği yaptığı gerekçesiyle faaliyetten men edilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun bulmuştur. 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işyerlerinin kapatılması gerektiği belirtilmiştir. Davacı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği tespit edilen işyerinin kapatılmasına yönelik işlemin iptalini […]

→

Sözleşmeli sağlık personeli pozisyonlarının belirlenmesinde idarenin takdir yetkisi ve boş pozisyon yokluğu nedeniyle talebin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli sağlık personeli statüsüne geçme talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, 2014 yılı için belirlenen sözleşmeli sağlık personeli pozisyonları arasında davacının görev yaptığı hastanede Aile Hekimliği Uzmanı branşına yer verilmediğini tespit etmiştir. Bu durum, davacının sözleşmeli pozisyona geçme talebinin kabul […]

→

FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle görevden çıkarılan komiserin atama işleminin hukuka uygunluğu ve temyiz isteminin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde komiser olarak görev yapan davacının Tokat Emniyet Müdürlüğü emrine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz istemini reddetmiştir. Mahkeme, davacının terör örgütü ile bağlantısı nedeniyle kamu görevinden çıkarıldığını ve bu durumun atama işleminin hukuki denetiminde dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. […]

→

İzinsiz canlı müzik yayını nedeniyle verilen idari para cezasının hukuka uygunluğu ve adli yargının yetkisi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, uyuşmazlıkta, izinsiz canlı müzik yayını nedeniyle verilen 220,00 TL idari para cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, 1608 sayılı Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı itiraz konusunda görevli mahkemeyi belirtmediğini ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinin bu tür uyuşmazlıklarda adli yargının yetkili olduğunu vurgulamıştır. Daire, 2559 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca uygulanan yaptırımların […]

→

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilmeden ticaret ve sanat icrasından men edilip edilemeyeceği üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Gaziantep Büyükşehir Belediye Encümeni tarafından zeytinyağı imalatı yapan bir işyerinin ticaret ve sanat icrasından men edilmesine ilişkin işlemi iptal etti. Mahkeme, işyerinin usulüne uygun olarak alınmış bir işyeri açma ve çalışma ruhsatına sahip olduğunu belirterek, ruhsat iptal edilmeden işyerinin faaliyetinin durdurulamayacağına hükmetti. İlgili mevzuat gereği, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen […]

→