Kamu görevlilerine yapılan ödemelerin gelir vergisi kesintisi gerektirmemesi, mevzuata uygunluk ve mali sorumluluk açısından nasıl değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca yapılan ödeneklerin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda tanımlanan “ücret” kapsamına girdiği ve bu nedenle gelir vergisine tabi tutulması gerektiği vurgulanmaktadır. 5540 sayılı Kanun ile eklenen düzenlemeler, yalnızca belirli ek ödemeleri kapsamakta ve bu durum, 5302 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemeler için geçerli […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamındaki ödenekler gelir vergisine tabi midir, yoksa 5540 sayılı Kanun ile yapılan ek ödemelerle mi sınırlıdır? (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca yapılan ödeneklerin gelir vergisine tabi olup olmadığına dair hukuki bir değerlendirme içermektedir. Kararda, bu ödeneklerin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’ndaki “ücret” tanımına girdiği ve dolayısıyla gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerektiği vurgulanmaktadır. İlgili kanunlarda bu ödemelerin vergiden muaf tutulacağına dair bir düzenleme […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamındaki ödeneklerin gelir vergisine tabi tutulmaması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca yapılan ödeneklerin gelir vergisine tabi olduğu ve bu ödemelerden vergi tevkifatı yapılmaması sonucu kamu zararının oluştuğunu vurgulamaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre, söz konusu ödenekler “ücret” tanımına girmekte ve dolayısıyla gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Kararda, 5540 sayılı Kanun ile getirilen […]

→

5302 Sayılı Kanun’a Göre Yapılan Ödemelerde Gelir Vergisi Kesintisi Yapılmaması Kamu Zararı Oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi gereğince yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu ve bu ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmamasının kamu zararı oluşturduğu belirtilmektedir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94 ve 103. maddeleri uyarınca, kamu idarelerinin bu ödemelerden vergi tevkifatı yapma yükümlülüğü olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, 1700 sayılı Kanun’un ek 5. maddesindeki […]

→

5302 sayılı Kanun uyarınca yapılan ödemeler gelir vergisine tabi midir ve kamu görevlilerinin vergi tevkifatından muafiyeti kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olup olmadığına dair hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Karara göre, bu ödemeler, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda tanımlanan “ücret” kapsamında değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, bu ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Kararda, 1700 sayılı Kanun’un ek 5. […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamındaki ödenekler gelir vergisine tabi tutulmalı mı, yoksa vergi istisnasından yararlanabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca yapılan ödeneklerin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’ndaki “ücret” tanımına girdiği ve bu nedenle gelir vergisine tabi tutulması gerektiği vurgulanmaktadır. İlgili kanunlarda bu ödemelerin vergiden muaf tutulacağına dair bir düzenleme bulunmadığı için, kamu görevlilerinin bu ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapması gerektiği belirtilmiştir. Kararda, 5540 […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamındaki ödenekler gelir vergisine tabi midir, yoksa vergi muafiyeti söz konusu mu? (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca yapılan ödeneklerin gelir vergisine tabi olup olmadığına dair hukuki bir değerlendirme içermektedir. Karara göre, bu ödenekler 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “ücret” tanımına girmekte ve dolayısıyla gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmaları gerekmektedir. İlgili kanunlarda bu ödemelerin vergiden muaf tutulacağına dair bir düzenleme […]

→

Yiyecek yardımının nakit olarak sağlanması, 657 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı mıdır ve bu durum tazmin sorumluluğu doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği çerçevesinde memurlara yapılacak yiyecek yardımının usul ve esaslarını incelemektedir. Yönetmelik, yiyecek yardımının sadece yemek verme şeklinde yapılabileceğini, nakit ödeme yapılmayacağını ve yemek maliyetinin yarısının kurum bütçesinden karşılanacağını belirtmektedir. Ayrıca, yemek servisi kurulabilmesi için en az 50 memurun bulunması gerektiği vurgulanmaktadır. […]

→

Teknik personelin iş başında bulunmaması durumunda ceza uygulanabilmesi için gerekli tespitlerin yapılmaması yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırır mı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, yüklenici firmanın, sözleşme gereği iş başında bulundurması gereken teknik personeli (1 inşaat mühendisi, 1 makine mühendisi ve 1 elektrik mühendisi) iş yerinde devamlı olarak bulundurmadığı tespit edilmiştir. Ancak, bu durumun tespiti için gerekli olan Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümlerine uygun bir denetim yapılmamış, dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na yatırılan prim ödemeleri listesine dayanarak […]

→

Yüklenicinin Hatalı İmalatları Sonucu Kamu Zararının Tazmini İçin İdarenin Sorumluluğu Nasıl Belirlenir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, yüklenici tarafından gerçekleştirilen inşaat işlerinde eksik ve hatalı imalatlar tespit edilmiştir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne göre, yüklenici projelerde herhangi bir değişiklik yapamazken, idare gerekli gördüğünde değişiklik yapma yetkisine sahiptir. Bu durum, yüklenicinin sorumluluğunu artırmakta ve eksik veya hatalı işlerin bedellerinin tazminini gerektirmektedir. Denetimlerde belirlenen eksiklikler sonucunda kamu zararının oluştuğu ve bu zararın, […]

→

Teknik personelin iş başında bulunmaması tespitinin geçerliliği, Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği’ne uygun mu değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, yüklenici firmanın, “Muhtelif İşler Rektörlük Büyük Onarım İnşaatı” projesinde sözleşme gereği sürekli bulundurması gereken teknik personeli iş başında bulundurmaması üzerine yapılan hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Sözleşmenin 23.1 maddesi gereğince, yüklenicinin belirttiği teknik personelin onaylandığı tarihten itibaren iş yerinde sürekli olarak bulunması zorunludur. Ancak, teknik personelin iş başında bulunmadığına dair tespitlerin, Bayındırlık İşleri […]

→

Teknik personelin iş yerinde sürekli bulundurulmaması, şantiye defterine kaydedilmediği sürece sözleşmedeki ceza hükümlerinin uygulanmasını engeller mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, yüklenici firmanın, “Muhtelif İşler Hastane Büyük Onarım İnşaatı” projesinde sözleşme gereği iş başında bulundurması gereken teknik personeli (1 elektrik mühendisi) iş yerinde sürekli olarak bulundurmaması konusu ele alınmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu’na yatırılan prim ödemeleri listesinde bu teknik personelin isminin yer almaması, yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini göstermektedir. Ancak, teknik personelin iş başında […]

→

Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne Göre Emsal Pozların Hatalı Tespiti Kamu Zararını Ortadan Kaldırır mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kamu idareleri ile yükleniciler arasındaki sözleşmelerde yer almayan işlerin fiyat tespitine dair hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 22. maddesine göre, yeni birim fiyatların tespitinde kaynakların verimli kullanılması ilkesi gözetilerek yüklenici ile mutabakat sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Sorgulanan işin, benzerlik arz eden pozlar yerine, özellikli bir iş olarak değerlendirilmesi […]

→

Yeni iş kalemleri için belirlenen fiyatların rayiç kullanımı şartına aykırı hareket edilmesi kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, kamu idaresinin ihale mevzuatına uygun olarak yeni birim fiyatların tespitinde izlenmesi gereken yöntemler ele alınmıştır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 22. maddesine göre, yeni iş kalemlerinin fiyatlarının belirlenmesinde öncelikle yüklenicinin sunduğu teklif rayiçlerinin kullanılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, kaynakların verimli kullanılması ilkesi çerçevesinde, yüklenici ile idare arasında mutabakat sağlanarak belirlenen fiyatların geçerliliği üzerinde […]

→

KDV tevkifatının eksik uygulanması kamu zararı oluşturmaz mı? (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, ………Büyükşehir Belediyesi’nin, yüklenicilere yapılan ödemelerde %90 oranındaki KDV tevkifatını gerçekleştirmemesi nedeniyle oluşan kamu zararını incelemektedir. 96 seri nolu KDV Tebliği’ne göre, işgücü hizmetlerinde KDV’nin %90’ının tevkifata tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde, ilgili yüklenici firmanın faturalarının yasal kayıtlara uygun olarak düzenlendiği ve KDV’nin beyannamelerine dahil edildiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, […]

→