Büyükşehir Belediyesi’nin amatör spor kulüplerine yaptığı nakdi yardımın protokole uygunluğu, kamu zararı iddialarını nasıl etkiler (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Büyükşehir Belediyesi tarafından Gençlik ve Spor Kulübü’ne yapılan nakdi yardımın, protokole aykırı olarak sporcu maaş ve prim ödemesi şeklinde kullanıldığı iddiasını incelemektedir. Denetçi, bu durumun toplamda kamu zararına yol açtığını belirtmiş, ancak yapılan inceleme sonucunda, yardımın amacının amatör sporculara destek sağlamak olduğu ve ödemelerin bu çerçevede değerlendirildiği sonucuna varılmıştır. 5216 sayılı […]

→

Gelir Vergisi Tevkifatının Yapılmaması Kamu Zararına Yol Açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Büyükşehir Belediyesi tarafından yükleniciye yaptırılan bir inşaat projesine ilişkin gelir vergisi tevkifatının yapılmaması nedeniyle kamu zararına yol açıldığı iddiasını incelemektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, yıllara sari inşaat işlerinde gelir vergisi tevkifatının, işin bitim tarihine kadar gerçekleştirilen hakedişler üzerinden yapılması gerektiği belirtilmiştir. Olayda, projenin bitim tarihi 27.04.2012 olarak […]

→

Konut teslimlerinde KDV tahsil edilmemesi kamu zararı oluşturur mu, üst yönetici ve yöneticilerin mali sorumluluğu bulunmaması durumu nasıl değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Kentsel Yenileme Projesi kapsamında konut teslimlerinde KDV tahsil edilmemesi nedeniyle oluşan kamu zararını incelemektedir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre, belediyelerin konut satışları ticari faaliyet olarak değerlendirildiğinden, bu satışlar üzerinden KDV tahsil edilmesi gerekmektedir. Ancak, yapılan denetim sonucunda, belirtilen konut teslimlerinde KDV tahakkuk ettirilmediği ve bu […]

→

Damga vergisi kesintisi yapılmaması kamu zararına yol açar mı ve üst yöneticilerin müteselsil sorumluluğu nasıl değerlendirilir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Büyükşehir Belediyesi ile bir banka arasında imzalanan Banka Promosyonu Protokolü üzerinden damga vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle kamu zararına yol açıldığı iddiasını incelemektedir. 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre, resmi dairelerle kişiler arasında düzenlenen sözleşmeler üzerinden damga vergisi doğmakta olup, bu durumda hem komisyon kararı hem de protokol üzerinden damga vergisi kesilmesi […]

→

Kira sözleşmesi uzatımında hatalı damga vergisi tahsilatı kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Büyükşehir Belediyesi tarafından kiraya verilen gayrimenkullere ilişkin kira sözleşmelerinin uzatılması sırasında damga vergisinin hatalı olarak tahsil edildiği iddiasını incelemiştir. 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre, kira sözleşmelerinin uzatılması durumunda binde 1,65 oranında damga vergisi alınması gerekmektedir. Ancak, belediye tarafından bu süreçte binde 4,95 oranında damga vergisi tahsil edilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, kira sözleşmelerinin […]

→

Damga vergisi muafiyeti, kamu idareleri arasındaki işlemlerde hukuken geçerli midir ve Genel Müdürlüğün tüzel kişilik kazanamaması bu durumu nasıl etkiler (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Büyükşehir Belediyesi ile bağlı Genel Müdürlüğü arasında gerçekleştirilen taşıt kiralama hizmeti için damga vergisi kesintisi yapılmamasının hukuki durumunu incelemektedir. 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisine tabi olduğu, ancak ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmadığı belirtilmiştir. Bu çerçevede, Genel […]

→

Zamanaşımına uğrayan amme alacakları nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığı ve sorumluluğun kimlere ait olduğu nasıl değerlendirilir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2006 yılında tahakkuk eden elektrik tüketim bedeline ilişkin alacakların, 2011 yılı sonu itibarıyla tahsil edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığını ve bu durumun kamu zararına yol açtığını değerlendirmiştir. 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri gereğince, belediyelerin amme alacaklarının vadesinin takip eden yıl başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmemesi durumunda zamanaşımına […]

→

Belediyenin kiraladığı gayrimenkullerin KDV’den istisna olması nedeniyle kamu zararı iddiasının hukuki dayanağına ilişkin değerlendirme. (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kamu idaresi olan bir belediyenin kiraladığı gayrimenkuller üzerinden Katma Değer Vergisi (KDV) tahsil edilmemesi durumunu ele almaktadır. Denetçi, belediyeye ait gayrimenkullerden elde edilen kira gelirleri üzerinden KDV tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararının oluştuğunu iddia etmiştir. Ancak, 3065 sayılı KDV Kanunu ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na dayanarak yapılan incelemede, iktisadi işletmelere […]

→

Hazine tarafından karşılanan prim tutarının yüklenicinin hakedişinden kesilmemesi kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin gerçekleştirdiği hizmet alımı ihalesinde, malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primleri ile ilgili yapılan eksik kesintilerin neden olduğu kamu zararını konu almaktadır. İhale kapsamında, Hazine tarafından karşılanan işveren hissesinin 5 puanlık kısmının eksik gösterilmesi sonucu toplamda kamu zararına yol açıldığı tespit edilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası […]

→

Hazine tarafından karşılanan sigorta primlerinin ihale hakedişinden kesilmemesi kamu zararı doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen bir temizlik hizmeti ihalesinde, malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden Hazine tarafından karşılanan 5 puanlık kısmın eksik gösterilmesi ve indirilmemesi nedeniyle toplamda kamu zararına yol açıldığını tespit etmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81. maddesi, özel sektör işverenlerinin sigorta primlerinin bir kısmının Hazine tarafından karşılanmasını […]

→

Vali yardımcılarına yapılan ödeneklerin gelir vergisinden muaf tutulması mümkün müdür, yoksa kamu zararı doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi uyarınca vali yardımcılarına yapılan ödeneklerin gelir vergisinden muaf tutulamayacağına dair hukuki bir değerlendirme yapılmıştır. 5540 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu ile getirilen ek ödemenin, 5302 sayılı Kanunla ödenen ödeneklerden ayrı bir nitelik taşıdığı ve bu nedenle gelir vergisi kesintisine tabi olduğu belirtilmiştir. Kararda, gelir vergisi […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamların aldıkları ödenekler gelir vergisine tabi midir, ek ödeme ile diğer ödemeler arasındaki ayrım nasıl yapılmalıdır (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde, vali yardımcıları ve kaymakamların aldıkları ödeneklerin gelir vergisine tabi olup olmadığını incelemektedir. İlgili kanunların 63. maddesi, bu kamu görevlilerine belirli bir aylık ödenek verilmesini öngörmekte, ancak bu ödeneklerin gelir vergisinden muaf tutulmadığı belirtilmektedir. Kararda, 5540 sayılı Dahiliye Memurları […]

→

Fiyat farkı hesaplamasında asgari ücret artışı ve işveren payı dışında ek maliyetler dikkate alınabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, kamu idaresi ile yüklenici arasında yapılan bir hizmet alımı ihalesinde fiyat farkı hesaplaması üzerindeki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Sözleşmenin 15. maddesi uyarınca, asgari ücretteki artış ve bu artıştan kaynaklanan işveren payı dikkate alınarak fiyat farkı ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, uygulamada asgari ücret fiyat farkının %70 artırımlı hesaplanması sonucu fazla ödeme yapılmıştır. […]

→

Kamu konutları için elektrik, su ve gaz giderlerinin özel idare bütçesinden ödenmesi kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, İl Özel İdaresi genel sekreterlerine tahsis edilen kamu konutlarının elektrik, su ve gaz giderlerinin özel idare bütçesinden ödenemeyeceğini belirlemektedir. Kamu Konutları Yönetmeliği ve Milli Emlak Genel Tebliği hükümleri uyarınca, eşyalı görev tahsisli konutların yalnızca demirbaş eşya ve mefruşat giderlerinin kurum bütçesinden karşılanabileceği, diğer giderlerin ise konut tahsis edilen kişiler tarafından ödenmesi […]

→

5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca vali yardımcıları ve kaymakamların aldıkları ödeneklerin gelir vergisine tabi olduğu belirtilmektedir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesi gereği, bu ödeneklerin istisna kapsamına girmediği vurgulanmıştır. Ayrıca, 5540 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu’nun ek 5. maddesi ile getirilen ek ödemelerin, 5302 sayılı Kanun kapsamındaki ödeneklerle karıştırılmaması […]

→