Hükümlülerin aile ikametine yakın ceza infaz kurumuna nakil talepleri doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, hem suçun önlenmesi hem de hükümlünün topluma kazandırılması amacı taşımaktadır. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. 5275 sayılı Kanun’un 53-58. maddeleri, hükümlülerin nakil şartlarını düzenlemekte, ancak aile ikametine yakın bir […]

→

Boşanma nedeniyle mazeret nakil talebi, zorunlu hizmet süresi tamamlanmadan reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, babasının sağlık sorunları ve boşanması nedeniyle İstanbul’a mazeret nakli talep etmiştir. İdare, başvuranın zorunlu hizmet süresini tamamlamadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Ancak, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 18. maddesi, boşanan personelin mazeret nakil talebinde bulunabileceğini belirtmektedir. Mazeret nakilleri, genel nakil şartlarından farklı olarak, belirli koşullarda hak tanıyan istisnai durumlar […]

→

Covid-19 sürecinde filyasyon ekibinde çalışan sözleşmeli işçinin fazla mesai ücretinin ödenmemesi ve hukuki değerlendirme (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı bir kurumda sözleşmeli işçi olarak çalıştığı dönemde, Covid-19 sürecinde filyasyon ekibinde görev alması nedeniyle fazla mesai ücretinin ödenmemesi üzerine yapılan başvurunun değerlendirilmesine ilişkindir. Başvuran, resmi izinli olduğu tarihler dışında hafta sonu ve resmi tatil günlerinde aktif çalıştığını, bu süreler için fazla mesai ücretinin ödenmediğini iddia etmiştir. […]

→

TFF Tahkim Kurulu kararlarının gerekçeli hazırlanması ve tebliği adil yargılanma hakkını nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Danıştay kararı, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından verilen 4 ay hak mahrumiyeti cezasına itiraz eden başvuranın yargılamanın iadesi talebinin reddedilmesi üzerine şekillenmiştir. Başvuran, sosyal medya paylaşımının milli, ahlaki ve sportif kültüre aykırı olduğu gerekçesiyle ceza almış, ancak bu cezanın gerekçesinin yetersiz olduğunu savunmuştur. TFF’nin tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu […]

→

Öğretmenlerin alan değişikliği taleplerinde boş norm kadrolarının il dışına açılması ve idarenin takdir yetkisinin sınırları (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuran öğretmen, alan değişikliği başvurularında boş norm kadrolarının tamamının tercihe açılmasını ve diğer illerdeki kadrolara da tercih hakkı verilmesini talep etmiştir. Ancak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın alan değişikliği işlemlerinin il içinde yapılması gerektiği yönündeki mevzuat düzenlemeleri ve idarenin takdir yetkisi göz önünde bulundurularak, başvurunun reddine karar verilmiştir. İdarenin takdir yetkisi, kamu yararı […]

→

2828 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi kapsamında atanma talebinde tarihsel şartın önemi nedir (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2828 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi uyarınca sağlık teknikeri unvanına atanma talebinde bulunmuştur. Ancak, başvuranın 11/07/2021 tarihinde mezun olması, bu unvanın 21/03/2018 tarihinde yürürlüğe giren geçici madde kapsamında atanabilmesi için gerekli olan tarihsel şartı sağlamadığını göstermektedir. İlgili mevzuat, atanmanın, öğrenim durumları ve kurum ihtiyaçları çerçevesinde yapılacağını belirtmektedir. Bu durumda, başvuranın atanma talebinin reddedilmesi, […]

→

Sağlık verilerinin silinmesi talebinde idarenin değerlendirme kriterleri nelerdir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın 2015 yılında konulan “uyum bozukluğu” tanısının silinmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, bu tanının kendisine konulmasından haberdar olmadığını ve atamasının iptaline neden olduğunu öne sürerek, tanının silinmesini istemiştir. İdare, başvuranın sağlık kayıtlarını incelemek üzere bir komisyon oluşturmuş ve yapılan değerlendirmede tanının silinmesine gerek olmadığına karar vermiştir. Kararda, başvuranın tanının yanlış konulduğunu ispatlayacak […]

→

Uyum bozukluğu tanısının silinmesi talebinde sağlık kayıtlarının incelenmesi yeterli midir (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2015 yılında kendisine konulan “uyum bozukluğu” tanısının silinmesi talebinde bulunmuştur. Nevşehir İl Sağlık Müdürlüğü, başvuranın dilekçesi üzerine bir komisyon oluşturmuş ve yapılan değerlendirmede, başvuranın sağlık kayıtları, hastane ziyaretleri ve tanıları incelenerek, tanının silinmesini gerektirecek bir hata tespit edilmediği sonucuna varmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde yapılan bu inceleme, hatalı tanı girişleri […]

→

Tebliğ tarihindeki yanlışlık, karar düzeltilmesi başvurusunun süresinde yapıldığını gösterir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediyede çalışan personele tavan tutarın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu oluşan kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine ilişkin bir uyuşmazlık üzerine kurulmuştur. Sorumlu tarafından yapılan karar düzeltilmesi başvurusu, 6085 sayılı Kanunun 57. maddesinde belirtilen on beş günlük süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle usul yönünden reddedilmiştir. Başvuru süresinin geçirilmiş olması, hukuki bir engel teşkil […]

→

İş ortaklığında temsile yetkili kişinin hisse oranı iş deneyim belgesinin geçerliliğini nasıl etkiler (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, iş ortaklığı tarafından sunulan iş deneyim belgesinin geçerliliğini değerlendirirken, temsile yetkili kişinin durumunu kritik bir unsur olarak ele almıştır. İlgili belgelerde, MSİ Enerji şirketinin %55 hissesine sahip olan İlci İnşaat şirketinin iş deneyim belgesinin geçerli olduğu, ancak MSİ Enerji şirketini temsile yetkili olan Abdullah İLCİ’nin yalnızca %45 hissesine sahip olduğu tespit […]

→

İtirazen şikayet başvurusunun reddi, idarenin mahkeme kararlarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırır mı (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunun incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. İdare mahkemesi, ihalenin iptaline ilişkin işlemlerin yalnızca şikayet ve itirazen şikayet üzerine alınan kararlarla sınırlı olduğunu belirtmiş, teklifin değerlendirme dışı bırakılmasının ve ihalenin iptalinin yerinde olmadığını vurgulamıştır. Bu bağlamda, başvuru sahibinin öncelikle idareye şikayet başvurusunda bulunması gerektiği, ardından şikayet başvurusunun reddi üzerine […]

→

İtirazen şikâyet başvurusunun reddi, ihale iptali sonrası hukuki geçerliliği nasıl etkiler (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, 14.04.2021 tarihli kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 13. İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararını değerlendirmiştir. Mahkeme, davanın konusuz kaldığına ve dolayısıyla esasının incelenmesine gerek olmadığına hükmetmiştir. Bu bağlamda, Kurul, 29.07.2021 tarihli kararının hukuken geçerliliğini koruduğunu belirtmiş ve Pam İnş. ve Tur. Ltd. Şti.’nin aşırı düşük teklif açıklamalarının reddedilmesine dair gerekçelerin […]

→

Puanlama sisteminin rekabet ilkesini zedelemesi ihalede eşit şartlarda yarışmayı nasıl etkiler (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, yapılan inceleme sonucunda, başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sırasında, belirlenen puanlama sisteminin rekabet ilkesini zedelediğine hükmetmiştir. İhalede en düşük fiyatın etkinliğini ortadan kaldıran bu sistem, fiyat dışı unsurların düzenlenmesinin de rekabeti olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Bu nedenle, Kurulun daha önceki kararının bu iddia açısından hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkeme, idarenin benzer […]

→

Özel ortağın iş hacmi bilgileri eksikliği nedeniyle yeterlik şartlarını karşılamaması teklifin değerlendirme dışı bırakılmasına neden (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, yapılan inceleme sonucunda özel ortağa ait Yeterlik Bilgileri Tablosu’nda “İş Hacmi Bilgileri” bölümüne ilişkin beyan eksikliği tespit etmiştir. İlgili bölümde hiçbir bilgi sunulmaması, “Bilanço Bilgileri” bölümünde yer alan “Yeterlik Değerlendirmesine Esas Alınan Yıl” bilgisinin “İş Hacmi Bilgileri” için geçerli kabul edilmesine olanak tanımamaktadır. Bu durum, özel ortağın ihaleye katılabilmek için gerekli […]

→

Avukatlık vekalet ücretlerinin dağıtımında %55 ve %40 oranlarının uygulanabilirliği için aranan koşulların mevzuata uygunluğu üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, avukatlık vekalet ücretlerinin dağıtımına ilişkin mevzuatın uygulanması üzerine yapılan incelemede, 659 sayılı KHK’nın 14. maddesi çerçevesinde %55 ve %40’lık dağıtım oranlarının hangi koşullarda geçerli olduğu vurgulanmıştır. %55’lik dağıtım için, vekalet ücretinin elde edildiği dava dosyasını takip eden avukat olma şartı yeterli iken, %40’lık dağıtım için, dağıtımın yapıldığı yıl içinde altı aydan fazla […]

→