onecikan-yargitay

506 Sayılı Kanun Kapsamında Sigortalılık Statüsünün Belirlenmesinde Hizmet Çakışmalarının Değerlendirilmesi ve Geçerliliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigortalılık statüsünün belirlenmesine ilişkin olup, davacı, 506 sayılı Kanun ve Bağ-Kur kapsamında geçirdiği sürelerin çakıştığını ve Kurumun bu durumu usul ve kanuna aykırı bir şekilde iptal ettiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 02.12.2004 – 31.01.2010 tarihleri arasında çalıştığını ve geçimini bu işten sağladığını belirterek, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğuna […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet Tespiti İsteminde Tanık Beyanlarının Geçerliliği: Kesintisiz Çalışma İddiasının Doğrulanması ve Sigortalılık Durumunun Belirlenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının hizmet tespiti istemine ilişkindir. Davacı, 27.09.2017-31.12.2017 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, ancak işverenin sigorta kayıtlarında giriş çıkışlar yaptığını iddia ederek, Kuruma bildirilen süreler dışında kalan hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, dinlenen tanıkların ifadeleri ve mevcut hizmet kayıtları doğrultusunda davacının belirtilen tarihlerde fiilen çalıştığını tespit etmiş ve davanın kabulüne karar vermiştir. Feri […]

→

FETÖ/PDY İltisakı Nedeniyle Kamu Görevinden Çıkarma: Kesinleşmemiş Mahkumiyetin Masumiyet Karinesi Üzerindeki Etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işleminin iptali istemiyle açtığı davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını inceledi. Davacı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığını, bu nedenle kamu görevinden çıkarılmasının masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu ileri sürdü. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu tespitini […]

→
onecikan-yargitay

Dava Açmadan Önce Sosyal Güvenlik Kurumuna Müracaat Zorunluluğu: Sigortalılık Başlangıç Tarihi Tespiti İçin Dava Şartlarının Eksikliği (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.02.1981 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir. Davacı, işverence işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini ancak sigorta primlerinin yatırılmadığını belirterek bu tarihin tespitini talep etmiştir. Davalı SGK vekili ise, davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile sigortalılık başlangıç tarihinin 01.02.1981 […]

→

FETÖ ile irtibatı gösteren somut delillerin temyiz aşamasında adil yargılanma hakkını ihlal edip etmediği nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz istemini kabul etmemiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağlantısının olmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunmuş, ancak Danıştay, davacının FETÖ ile iltisakını gösteren somut delillerin bulunduğunu belirtmiştir. Danıştay, ceza yargılaması sürecinde elde edilen ByLock kullanımına dair […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğunun sorgulanmasında ceza yargılaması sonuçlarının bağlayıcılığı ne ölçüde geçerlidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarını değerlendirmiştir. Davacı, 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurmuş, ancak talebi reddedilmiştir. Davacı, bu işlemin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu, savunma hakkının tanınmadığını ve soruşturma yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığını […]

→
onecikan-yargitay

İş kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatında kusur oranlarının belirlenmesi ve ispat yükümlülüğünün etkisi üzerine Yargıtay içtihadı (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, iş kazası sonucunda vefat eden bir sigortalının ailesinin destekten yoksun kalma tazminatı taleplerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, olayda kusur oranlarını belirleyerek, Karayolları Genel Müdürlüğü ve … İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’yi %40, davacı …’ı ise %20 oranında kusurlu bulmuş, bu doğrultuda maddi ve manevi tazminat taleplerini kısmen kabul etmiştir. Bölge Adliye […]

→

Disiplin suçları arasında yer almayan suçlamalarla görevden alma işlemi masumiyet karinesini ihlal eder mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işleminin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, disiplin suçları arasında yer almayan suçlamalarla, savunma hakkı tanınmadan ve masumiyet karinesine aykırı olarak görevden alındığını iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar vermiştir. Mahkeme, davacının ceza davasının […]

→

Kanuni temsilciliğin sona erdiği tarihten sonraki borçlar için haciz işlemi yapılması hukuka uygun mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Daire, 2013 yılına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına tesis edilen haciz işleminin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava, davacının kanuni temsilci sıfatının sona erdiği tarihten sonra yapılandırılan borçlar üzerinden yapılmış olup, haciz işleminin hukuka uygunluğu sorgulanmıştır. İlk Derece Mahkemesi, haciz işleminin dayanağı olan ödeme emrinin iptaline yönelik açılan davanın süre aşımından reddedilmesi […]

→

Öğrencilik statüsüne geçiş tarihinden önceki suçlar disiplin cezası gerektirir mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Daire, bir öğrencinin yükseköğretim kurumundan çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet almasına rağmen, bu fiilin öğrencilik statüsüne geçişinden önce işlendiğini öne sürerek disiplin cezasının iptalini talep etmiştir. Mahkeme, davacının mahkumiyetine dayanan disiplin cezasının, öğrencilik statüsüne geçiş tarihinden önceki bir eyleme dayandığını belirterek, bu […]

→

Zaman aşımına uğramış vergi borçları için düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, asıl borçlu olan … Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsil edilememesi nedeniyle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, 2011 yılına ait özel tüketim vergilerine ilişkin ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, vergi tekniği raporunun şirkete tebliğ edilmediği gerekçesiyle tahsil zaman aşımının […]

→
onecikan-yargitay

Kıymet takdirine itirazların usulüne uygun değerlendirilmemesi ve eksik inceleme ile hüküm tesisinin hukuka aykırılığı. (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, şikayetçi borçlunun kıymet takdirine itiraz davasının usulüne uygun bir şekilde değerlendirilmediği gerekçesiyle ihalelerin feshi talebini incelemektedir. Şikayetçi, icra mahkemesine yaptığı başvuruda, kıymet takdirine itirazlarının birleştirilmesine rağmen, bu itirazların hükme bağlanmadığını ve taşınmazların düşük bedelle ihale edildiğini ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, şikayetçinin talebini reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, birleşen dosyalar hakkında […]

→

Kesinleşen amme alacaklarına itiraz edilemeyeceği ve ödeme emrinin hukuka uygunluğu bağlamında vergi mükellefiyetinin etkisi nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Daire, davacının bandrolsüz sigara bulundurduğu gerekçesiyle re’sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile ilgili ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ele geçirilen sigaraların kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini ve bu nedenle kesinleşen amme alacağına itiraz edemeyeceğini belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi de, katma değer vergisi […]

→

Manevi tazminatın belirlenmesinde davalı idarenin kusur oranının dikkate alınması hakkaniyet gereği midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Daire, davacıların çocuğunun bir motor iskelesinden düşerek hayatını kaybetmesi nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, davalı belediyenin hizmet kusurunu ve davacıların yaşadığı acıyı dikkate alarak 200.000 TL talep edilen manevi tazminatın, 50.000 TL olarak belirlenmesine karar vermiştir. Ancak, davacının çocuğunun %40 oranında kusurlu olması nedeniyle bu miktar, her bir davacı için 15.000 TL […]

→

Zaman aşımının dolması nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, 2010 ve 2012 yıllarına ait vadesinde ödenmeyen kamu borçları nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada, tahsil zaman aşımının dolduğunu belirterek hukuka aykırılık tespit etmiştir. Asıl borçlu şirketin vergi tekniği raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle önceki iptal kararlarının geçerliliğini koruduğu, ancak zaman aşımının dolması nedeniyle yeni düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun […]

→