Teminat istenmesine ilişkin işlemin hukuka aykırılığı ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının geriye yürümeme ilkesi çerçevesinde yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesi kapsamında teminat verilmesine ilişkin işleminin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacı şirketin sahte belge düzenlediği tespit edilen bir başka şirketin ortağı olması nedeniyle teminat istenmesinin hukuka uygun olduğunu belirtmiş, ancak Bölge İdare Mahkemesi bu kararı onaylamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası, teminat […]

→
onecikan-yargitay

Yargıtay’ın 2918 sayılı Kanun uyarınca trafik zabıtasının idarî para cezası düzenleme yetkisi ile Ceyhan Sulh Ceza Hâkimliği kararının isabetsizliği üzerine hukuki değerlendirmesi (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 65. maddesine muhalefet nedeniyle uygulanan idarî para cezasının iptaline dair Ceyhan Sulh Ceza Hâkimliği kararını kanun yararına bozdu. Hâkimlik, trafik ekiplerinin idarî yaptırım düzenleme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle cezanın kaldırılmasına karar vermişti. Ancak Yargıtay, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın yetkileri ile birlikte trafik zabıtasının da bu […]

→
onecikan-yargitay

TOKİ onayı alınmadan icra takibi başlatılan alacak talebinin geçerliliği ve usuli kazanılmış hakların korunması nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, sözleşme gereği yaptığı işlerin bedelinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatırken, davalı, davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini öne sürerek itirazda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, TOKİ onayı alınmadığı gerekçesiyle davacının alacak talebini reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, TOKİ’nin […]

→
onecikan-yargitay

Gecikme cezası talebinde zamanaşımı savunması, temerrüt tarihinin belirlenmesiyle nasıl etkilenir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında akdedilen helikopter alım sözleşmesine dayanan gecikme cezası alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı, helikopterin motor arızası nedeniyle AOG durumuna düştüğünü ve gecikme süresi boyunca toplam 374.898,23 USD tutarında gecikme cezası talep etmiştir. Davalı ise, zamanaşımı savunmasıyla davanın reddini istemiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak, 34 günlük gecikme süresi için %0,3 oranında […]

→

Adi ortaklıkların vergi borçlarıyla ilgili müteselsil sorumluluğun hukuki değerlendirmesi ve ödeme emrinin geçerliliği üzerine yapılan inceleme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, adi ortaklıkların vergi borçlarıyla ilgili müteselsil sorumluluğunu değerlendirirken, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddelerini dikkate almıştır. Olayda, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olup olmadığı sorgulanmıştır. İlk Derece Mahkemesi, sahte fatura düzenleme fiiline ilişkin yeterli bir tespit olmadan müteselsil sorumluluk oluşturulamayacağına karar […]

→
onecikan-yargitay

Boşanmış eşlerin fiili birliktelik durumlarının tespitinde delil yetersizliği ve SGK işleminin iptali üzerine hukuki değerlendirme yapılmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine dair Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işleminin iptali ve aylığın yeniden bağlanması ile borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde, davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığına dair yeterli delil bulunmadığı, […]

→
onecikan-yargitay

Sanıkların mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun reddi, suçtan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle hukuken geçerli midir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanıkların silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumlarına dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurularını esastan reddetti. Katılan Maliye Hazinesi vekilinin, sanıklar hakkında yapılan mahkumiyetlere yönelik istinaf isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 279. maddesi gereğince “suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemeleri” nedeniyle reddedilmesi, Yargıtay tarafından uygun bulundu. […]

→

Teminat alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin hukuki dayanağının iptali ve Anayasa Mahkemesi kararının yargılamada dikkate alınması değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesi uyarınca istenilen teminat alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali talebini değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 22/03/2023 tarihli kararıyla, anılan maddenin bazı hükümleri iptal edilmiştir. Bu iptal kararı, teminat istenilmesine ilişkin hukuki dayanağın kalmadığını ortaya koyarak, davacı şirketin teminat talebinin hukuka aykırı olduğunu belirlemiştir. […]

→

Türk Eczacıları Birliği Disiplin Yönetmeliği

TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ   BİRİNCİ BÖLÜM Başlangıç Hükümleri   Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmelik, Eczacı Odalarına kayıtlı olan üyeler ile kayıt zorunluluğu bulunmasına rağmen Odaya kayıt yaptırmayan eczacıların disiplin cezalarını gerektiren fiil ve haller, disiplin soruşturması ile Oda Haysiyet Divanları ve TEB Yüksek Haysiyet Divanının çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir. Kapsam MADDE 2- (1) […]

→
onecikan-yargitay

Baca eksikliği nedeniyle değer kaybı ve kira tazminatı taleplerinin geçerliliği sözleşme hükümlerine göre nasıl değerlendirilir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde davacıların, teslim edilen dükkanların eksik ve ayıplı olması ile geç teslimi nedeniyle değer kaybı ve kira tazminatı taleplerini incelemektedir. İlk derece mahkemesi, dükkanlardaki baca eksikliği nedeniyle 100.000 TL değer kaybı ve 25.049,85 TL eksi işler giderim bedeli belirlemiş, toplam alacak olarak 117.049,85 TL tespit etmiştir. […]

→

Disiplin cezası verilmeden önce memurun savunma hakkının tanınmaması, 442 sayılı Köy Kanunu ve Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği açısından hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının güvenlik korucusu olarak görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca memurların savunma hakkının tanınmadığı durumlarda disiplin cezası verilemeyeceğine dikkat çekmiştir. Dava konusu işlemin dayanağı olan 442 sayılı Köy Kanunu’nun Ek 18. maddesi ve Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri incelendiğinde, davacının göreve gitmemesi nedeniyle […]

→
onecikan-yargitay

Tanık beyanlarıyla hizmet tespiti davasında delil yetersizliği, hak düşürücü süre ve eksik inceleme nedenleriyle kararın bozulmasını nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 15.12.1993 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını ve bu çalışmanın Kuruma bildirilmediğini iddia etmesi üzerine açılan hizmet tespiti davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının tanık beyanlarına dayanarak davasını kabul etmiş, ancak davalı taraf ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve tanık beyanlarının yeterli olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet tespiti davasında işverenin belge sunma yükümlülüğünün geç sürede yerine getirilmesi, davanın kabul edilmesine engel teşkil eder mi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, hizmet tespiti davasında davacının 15.12.1993 – 01.01.1995 tarihleri arasında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalıştığını iddia etmesi üzerine şekillenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştığı döneme ait belgelerin eksikliği ve işyeri kayıtlarının zayi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı taraf ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını ve tanık […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma işlemlerinde irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bilirkişi raporunun hukuki geçerliliği nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, İzmir ili Ahıhıdır Mahallesi’nde bulunan taşınmazlar üzerindeki irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek kamulaştırma konusu irtifak hakkının davacı idare adına tescilini sağlamıştır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı kaldırarak davanın yeniden görülmesi için dosyayı İlk Derece Mahkemesine göndermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, İlk […]

→
onecikan-yargitay

Zilyetlik koşullarının oluşumu ve taşınmazların özel mülkiyete konu olabilmesi, kadastro öncesi tapu iptali davasında hukuki değerlendirme ile belirlenmiştir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacının taşınmazlarının dedesinden miras kaldığını ve uzun yıllar zilyetlik altında bulunduğunu belirterek, 212 ada 14 parselin davacıya ait olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, bu parselin özel mülkiyete konu olabileceğini ve zilyetlik koşullarının gerçekleştiğini değerlendirerek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, 203 ada 2 parselin […]

→