İdari yargıda temyiz sınırları: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının belirli sebeplerle bozulabilirliği ve temyiz istemlerinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının ancak belirli sebeplerin varlığı halinde mümkün olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin ise kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, davalı ve […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali ve yıkım kararı alınmış binada faaliyet engelleme amacıyla yapılan işlemin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul’da bir alışveriş merkezinde işletilen bir mağazanın işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin davayı incelemiştir. İdare Mahkemesi, ruhsat iptalinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Temyiz aşamasında, davalı idare, ruhsat iptalinin yıkım kararı alınmış bir binada yürütülecek faaliyetlerin engellenmesi amacıyla yapıldığını savunmuştur. Ancak Danıştay, temyiz isteminin reddine ve İdare Mahkemesi kararının […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali: ruhsata aykırı faaliyetlerin tespiti ve mevzuata uygun denetim sonucu karar düzeltme talebinin kabulü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, ruhsatın iptaline neden olan durumların mevzuata uygun olarak tespit edildiğini belirtmiştir. İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseselerin denetiminde, insan sağlığına zarar vermemek ve çevre kirliliğine yol açmamak gibi kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Davalı idare, işyerinde yapılan denetimlerde ruhsata […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali ve kira sözleşmesinin feshinin ruhsat iptaline etkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemi incelemiştir. Dava, İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan bir lokanta ve çay bahçesinin ruhsatının iptali üzerine açılmıştır. İdare Mahkemesi, kira sözleşmesinin özel hukuk hükümlerine göre feshedilmesi gerektiğini, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca feshin mümkün olmadığını belirterek, davacı şirketin taşınmazda fuzuli şagil olduğuna dair […]

→

İdarenin yargı kararını süresinde uygulamaması nedeniyle manevi tazminat talebi ve tazminat miktarının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, idare mahkemesi tarafından verilen manevi tazminat talebine ilişkin kararı incelemiştir. Davacı, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali için yapılan başvurunun yargı kararıyla süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle manevi zarar gördüğünü iddia ederek tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, idarenin yargı kararını zamanında uygulamaması nedeniyle davacının manevi zarara uğradığını kabul etmiş ve 10.000 […]

→

İçkili yer bölgesi tespiti olmadan ruhsat iptalinin hukuka aykırılığı ve belediye meclis kararı eksikliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kırşehir’de bulunan bir içkili lokantanın ruhsatının iptaliyle ilgili davada, ruhsatın iptaline dayanak olan içkili yer bölgesi tespitinin hukuken geçersiz olduğunu belirlemiştir. Mahkeme, Toklumen Belediyesine ait içkili yerler karar ve krokisinde, ruhsatın iptaline gerekçe oluşturacak bir Belediye Meclis kararı bulunmadığını, dolayısıyla ruhsat iptalinin hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır. Dava dosyasında, içkili yer bölgesi […]

→

Sayıştay denetim raporlarına istinaden yüklenici hakedişlerinden kesinti yapılması (BAM)

23. Hukuk Dairesi  2018/966 E.  2022/443 K. T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ÖZET : Dava, taraflar arasında imzalanan 4 ayrı hizmet alım sözleşmesinden dolayı davalı tarafça davacının hak edişlerinden yapılan kesintilerin istirdatı ve ödenmediği belirtilen asgari ücret farkının tahsili istemine ilişkindir. Hizmet İşleri Genel Şartnamesi maddesi HMK’nin 193/1. maddesi anlamında davalı idare ile davacı yüklenici […]

→

Yaklaşık maliyetin fazla hesaplandığının sonradan anlaşılması üzerine hakedişlerden kesintiye gidilmesi (BAM)

23. Hukuk Dairesi  2018/966 E.  2022/443 K. T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ÖZET : Dava, taraflar arasında imzalanan 4 ayrı hizmet alım sözleşmesinden dolayı davalı tarafça davacının hak edişlerinden yapılan kesintilerin istirdatı ve ödenmediği belirtilen asgari ücret farkının tahsili istemine ilişkindir. Hizmet İşleri Genel Şartnamesi maddesi HMK’nin 193/1. maddesi anlamında davalı idare ile davacı yüklenici […]

→

%20 iş artışı yapılan işte zeminin iş makineleriyle kazılamayacak şekilde olduğunun işin yapılma sırasında anlaşılması, mahkemenin de güvenlik nedeniyle patlayıcı kullanılmasına izin vermemesi, yüklenicinin fiili imkansızlık nedeniyle sözleşmenin feshini istemesi ve yasaklılık kararı alınmamasını talep etmesi (BAM)

6. Hukuk Dairesi  2022/370 E. 2022/275 K. T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … tarih ve … E. sayılı ara kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: … …-… İş Ortaklığı ile … arasında Adana Büyükşehir Belediyesi ilçeleri […]

→

Yüklenicinin hakedişlerden yapılan ceza kesintilerini talep etmesi (BAM)

23. Hukuk Dairesi  2018/966 E.  2022/443 K. T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ÖZET : Dava, taraflar arasında imzalanan 4 ayrı hizmet alım sözleşmesinden dolayı davalı tarafça davacının hak edişlerinden yapılan kesintilerin istirdatı ve ödenmediği belirtilen asgari ücret farkının tahsili istemine ilişkindir. Hizmet İşleri Genel Şartnamesi maddesi HMK’nin 193/1. maddesi anlamında davalı idare ile davacı yüklenici […]

→

İdarenin personel atama takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklilikleri çerçevesinde denetlenmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, idarelerin personel atama ve istihdam konusundaki takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklilikleri çerçevesinde kullanması gerektiğine vurgu yapmıştır. Davacı, Kalkınma Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı’nda kariyer mesleği olarak görev yaparken, istihdam fazlası olarak başka bir kuruma atanmıştır. Ancak, davacının disiplinsizliği veya yetersizliği ile ilgili herhangi bir tespit olmaması ve hizmetine ihtiyaç bulunmadığına dair […]

→

Memurların naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup olmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, memurların naklen atanmasında idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun çerçevesinde, idarenin atama işlemlerinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak yapılması gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin takdir yetkisi, yalnızca kamu yararı […]

→

Üst düzey kamu yöneticilerinin atanmasında idarenin geniş takdir yetkisi ve hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, Gözlem Sistemleri Daire Başkanlığı emrine Araştırmacı olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kararını onayarak davanın reddine hükmetmiştir. Mahkeme, üst düzey kamu yöneticilerinin kamu kurumlarının geleceğe dönük planlarını belirleme yetkisine sahip olduğunu ve 657 sayılı Devlet […]

→

Sicil değerlendirme formunun iptaliyle davacının atamasının hukuka aykırılığı ve atama gerekçelerinin yetersizliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. ve 50. maddelerine atıfta bulunmuştur. Bu maddelere göre, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi, yalnızca bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılabilir. Daire, daha önceki bozma kararında belirtilen gerekçelerin dikkate alındığını ve bu çerçevede verilen kararın […]

→

Memurun görevden alınarak başka bir kadroya atanmasında idarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında İyileştirme Dairesi Başkanı olarak görev yaparken, bu görevinden alınarak araştırmacı kadrosuna atanmıştır. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasını gerektirecek bir olumsuz tutum veya davranışın olmadığını, dolayısıyla atamanın hukuka aykırı olduğunu belirterek, […]

→