Defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğu, tebligatın usulüne uygunluğu ile değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, 2016 yılına ilişkin defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, defter ve belge isteme yazısının, davacının işyerinde çalışmayan bir kişiye tebliğ edildiğini belirterek, bu durumun tebligatın usulüne uygun olmadığını ve dolayısıyla cezalı tarhiyatın hukuka aykırı […]

→

Gümrük Kanunu’na göre ceza uygulanabilmesi için gerekli belgelerin ibraz edilmemesi durumunda para cezası ve eşyanın kamuya geçirilmesi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı Gıda Dış Ticaret Limited Şirketi’nin, “hibiscus flower” ticari tanımlı eşyanın gümrük tarife pozisyonunun yanlış beyanı nedeniyle uygulanan para cezası ve eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemini değerlendirmiştir. Mahkeme, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre ceza uygulanabilmesi için, eşyanın ithalatının belirli belgelere tabi […]

→

Sahte Faturalarla İlgili Vergi Ziyaı ve Özel Usulsüzlük Cezalarının Hukuka Uygunluğu: Temyiz İncelemesinde Mükellefler Üzerindeki Vergi İnceleme Raporunun Önemi (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacı şirketin sahte faturalarla belgelendirdiği alımlar nedeniyle re’sen salınan katma değer vergisi ve üç kat vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğunu sorgulamaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının kayıtlarına aldığı faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna vararak, vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağını ve özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olmadığını belirterek davayı kısmen […]

→

Yasal Defter ve Belgelerin İbrazı Zorunluluğu: Vergi İncelemesinde Usul Eksikliği ve Tarhiyatın Hukuka Aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Bu uyuşmazlık, davacının yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi ve buna bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, inceleme sürecinin yasal gerekliliklere uygun yürütülmediğini belirterek, davacının defter ve belgelerinin istenilmesinde gerekli prosedürlerin takip edilmediğini vurgulamış ve bu nedenle tarhiyatın hukuka aykırı olduğuna […]

→

Şirketin Kayıtlara Yansıtılmayan Komisyon Gelirinin Tespiti: Vergi Ziyaı Cezası Uygun, Özel Usulsüzlük Cezası İçin Somut Tespit Gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, tasfiyesi sona eren bir şirketin banka hesaplarından elde edilen komisyon gelirinin kayıt ve beyan dışı bırakılması üzerine yapılan vergi incelemesi ile ilgilidir. İlk Derece Mahkemesi, şirketin temsilcisinin beyan ettiği komisyon oranının (on binde 1,5) ticari icaplara uygun olmadığını ve kayıtlara yansıtılmayan komisyon gelirinin tespit edildiğini belirterek vergi ziyaı cezasının hukuka uygun […]

→

Tapu harcı iadesi talebinde TMSF’nin harçtan muafiyeti ve mükellefiyet durumu hukuki değerlendirmesi yapılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi gereğince vergi, resim ve harçlardan muaf olduğunu belirterek, … Ambalaj A.Ş. tarafından ödenen tapu harcının iadesi talebini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, TMSF’nin kayyım olarak görev yaptığı … Ambalaj A.Ş.’nin bu kapsamda harçtan muaf olmadığını ve dolayısıyla tapu harcının davacı tarafından ödenmesinin […]

→

Danıştay’ın defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğuna dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı adına 2015 yılına ilişkin defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 331. maddesi gereğince vergi kanunlarına aykırı hareket edenlerin cezalandırılacağı belirtilmiş, ancak usulsüzlük cezası tanımının yalnızca birinci ve ikinci derece usulsüzlükleri kapsadığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda, mükerrer 355. madde […]

→

Acele kamulaştırma kararının hukuka uygunluğu için acelelik halinin somut kriterlerle kanıtlanması zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen acele kamulaştırma işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca alınan acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davacı, acelelik halinin bulunmadığını ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Davalı idareler ise, kamu yararı ve acelelik gerekçesiyle bu işlemin gerekli olduğunu […]

→

İdare Mahkemesi, terör örgütü ile irtibatın tespitinde yalnızca ceza mahkemesi kararına dayanarak hukuka aykırı bir değerlendirme yapmış mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı veya iltisakının bulunmadığını, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve Anayasa ile uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ancak, davacının ceza mahkemesi tarafından terör örgütü üyeliğinden mahkum edilmesi, […]

→

Acele kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğu için yeterli aciliyet ve alternatif alan araştırması şartı aranır mı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, acele kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla sınırlanabileceğini ve acele kamulaştırmanın olağanüstü durumlar için istisnai bir yöntem olduğunu vurgulamıştır. Dava, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından gerçekleştirilen acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idareler, enerji nakil hatlarının acil ihtiyaç olduğunu ve mevcut hatların yetersiz kaldığını belirterek kamu yararını savunmuşlardır. […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin terör örgütü ile irtibat gerekçesiyle iptali için yeterli delil ve gerekçe sunulması zorunluluğu nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dayandırılarak kamu görevinden çıkarıldığını belirtmiş ve bu işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatının bulunduğu gerekçesiyle işlemin hukuka uygun […]

→

Kamu görevinden çıkarılan davacının terör örgütü bağlantısının kanıtlanmasında yeterli delil sunulmadığında hukuki sonuçları nelerdir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, kamu görevinden çıkarılan davacının, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı göreve iade talebinin reddini incelemiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olduğu iddiasıyla kamu görevinden çıkarılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının Bank Asya’daki hesap hareketlerini ve FETÖ ile ilişkisini değerlendirerek, hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasında yeterli delil olmaması durumunda kamu görevinden çıkarma kararının hukuka aykırı sayılması mümkün müdür (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlisi olan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı olduğuna dair yeterli delil bulunmadığına karar vermiştir. Davacı, İçişleri Bakanlığı tarafından 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Ancak, davacının beraat ettiği ceza davasında, örgütle bağlantısına dair somut delil elde edilemediği ve gizli tanık ifadeleri ile dijital materyallerdeki kodlamaların, […]

→

375 Sayılı KHK Geçici 35/B Maddesi Uyarınca Kamu Görevinden Çıkarma İşleminin Hukuka Uygunluğu Terör Örgütü İrtibatı ile Nasıl Değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini talep eden davasında, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca yapılan çıkarma işleminin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiştir. Davacı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Danıştay, idari yargı mercilerinin, terör örgütleri ile iltisak ve irtibat konularında […]

→

Kanuni Temsilcinin Sorumluluğu: 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’na Göre Temsilcilik Görevinden Önceki Borçlardan İptal Kararı (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemi ele alınmıştır. Davacı, asıl borçlu şirketin 2015-2017 yıllarına ait kamu alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlemiştir. İlk Derece Mahkemesi, asıl borçlu şirketin ödeme süresi içinde borçlarını ödemediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay, […]

→