Terör örgütü ile irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmada sunulan belgelerin yeterliliği adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca, terör örgütü ile irtibat veya iltisak gerekçesiyle görevden alınmıştır. İdare Mahkemesi, davacının ailesinin FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğuna dair tespitler ve devam eden ceza soruşturması ışığında, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olmadığını […]

→

Danıştay’ın Terör Örgütü ile İrtibat Değerlendirmesi Yapmadan Verdiği İdari Mahkeme Kararının Adil Yargılanma Hakkını İhlal Edip Etmediği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı KHK’nın Geçici madde 35/B uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptali talebini incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 15 Temmuz 2016 darbe girişimine aktif katılımı nedeniyle adli kovuşturma altında olduğunu ve bu durumun güvenilirlik vasfını yitirmesine yol açtığını belirterek, idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. […]

→

Kamu görevinden çıkarma işlemlerinde terör örgütleriyle irtibat tespitinin somut delillerle desteklenmesi gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirirken, idari yargı mercilerinin terör örgütleriyle iltisak ve irtibat konusundaki tespitleri incelemesi gerektiğine vurgu yapmıştır. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmış, ancak mahkeme kararlarında gerekçelerin yetersiz olduğu ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiaları […]

→

Gerçek Kâr Sağlama Amacı Taşımayan Gayrimenkul İşlemi Üzerine Re’sen Salınan Gelir Vergisi Tarhiyatının Hukuka Uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, davacının 2013 yılı için beyan dışı bıraktığı değer artış kazancı nedeniyle re’sen salınan gelir vergisi tarhiyatının hukuka uygunluğu sorgulanmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının gayrimenkulü 320.000 TL’ye satın alıp 400.000 TL’ye sattığını, ancak alıcı ile satıcı arasında imzalanan ön satış sözleşmesinde satış bedelinin 775.000 Amerikan Doları olarak belirlendiğini tespit etmiştir. Davacı, gayrimenkul alımını, […]

→

İmar planlarının hukuka uygunluğu çerçevesinde parselasyon işlemlerinin iptaline neden olabilecek unsurlar nelerdir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Antalya ili Aksu ilçesinde yapılan parselasyon ve imar planlarının iptali istemiyle açılan davada, 2981 sayılı Yasa’nın Ek-1 maddesi uyarınca parselasyonun hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporunun yeterli bilgi ve belgeye dayandırılmadığını belirterek parselasyonda hukuka uygunluk bulmamıştır. Ancak Danıştay, 2981 sayılı Yasa’nın 3290 sayılı Yasa ile değişik Ek-1 […]

→

Kardeşlerin terör örgütleriyle bağlantısı, kamu görevinden çıkarılmada davacının iltisakını nasıl etkiler? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacının, terör örgütleriyle iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığını değerlendirmiştir. Davacı, Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde aşçı olarak görev yaparken, iki kardeşinin FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlardan yargılandığı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının kendisi hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığını belirtmesine […]

→

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Kapsamında Tüzel Kişilere Yapılan Tebliğlerin Usulsüzlüğü ve İptaline İlişkin Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacı şirketin 2010-2014 yıllarına ait kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, tebliğlerin usulsüz olduğu gerekçesiyle ödeme emirlerini iptal etmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 94. maddesine göre, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, kanuni temsilcisine veya daimi çalışanına yapılması gerektiği belirtilmiştir. Davacı şirketin kanuni temsilcisiyle ilişiği […]

→

Terör örgütüyle irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmada ceza mahkemesi kararının yeterliliği ve adil yargılanma hakkının ihlali nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının mahkumiyet kararını esas alarak işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Ancak Danıştay, bu kararın gerekçesinin yetersiz olduğunu ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir. Danıştay, idari yargı mercilerinin, terör örgütleriyle irtibat ve […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali için mahkumiyetin kesinleşmemesi ve terör örgütleri ile irtibatın bağımsız değerlendirilmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin iptaline yönelik başvurusunu incelemektedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan mahkumiyetinin, kamu görevinden çıkarılma işlemi için yeterli bir gerekçe olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, mahkumiyet kararı kesinleşmemiştir ve bu durum, idari yargı […]

→

Adil yargılanma hakkının ihlali ve terör örgütü ile iltisak değerlendirmesinde idari yargının yetkisi ne şekilde sınırlıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yaparken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına yönelik işlemin iptali talebiyle açtığı davayı incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı olduğu gerekçesiyle yapılan kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, […]

→

Terör örgütü ile irtibat iddiasında somut delil olmaksızın kamu görevinden çıkarılmanın adil yargılanma hakkını ihlal edip etmeyeceği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde Hv.Tbp.Ütğm. olarak görev yaparken, 667 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve maddi haklarının ödenmesi talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, KHK ile verilen kararların adli ve idari soruşturmalardan bağımsız olarak denetlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, terör örgütü ile irtibatının olmadığını, mahkeme kararının […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin terör örgütü ile irtibat gerekçesiyle hukuka uygunluğu, adil yargılanma hakkı açısından nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, üsteğmen olan davacının, 7145 sayılı Kanun ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet aldığını, ancak bu mahkumiyetin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatının bulunduğunu belirterek, […]

→

2018 Yılı Hisse Alımında Finansman Giderlerinin İndirimi: Birleşme İşleminin Satın Alma Olarak Değerlendirilmesi ve 7440 Sayılı Kanun’un Geçerliliği (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacı şirketin 2018 yılı için yaptığı hisse alımıyla ilgili finansman giderlerinin, birleşme sonrasında kurum kazancından indirilebileceği iddiasını ele almaktadır. Davacı, tahakkuk eden ve ödenen kurumlar vergisinin belirli kısımlarının iadesini talep etmiştir. Ancak, ilk derece mahkemesi, birleşme işleminin gerçekte bir satın alma işlemi olduğunu ve dolayısıyla iştirak hissesi alımına dayanan bir giderin mevcut […]

→

Birleşme Sonrası Finansman Giderlerinin İndirimi: 5520 Sayılı Kanun’un 5. Maddesi ve 7440 Sayılı Kanun’un Geçerlilik Tarihi (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacı şirketin 2018 yılı için hisse alımıyla ilgili finansman giderlerinin, birleşme sonrasında kurum kazancından indirilebileceği iddiasını incelemektedir. Davacı, katlandığı 124.356.279,79 TL kur farkı ve 35.231.936,65 TL faiz giderinin iadesini talep etmiştir. Ancak, ilk derece mahkemesi, birleşme işleminin gerçekte bir satın alma olduğunu ve bu nedenle iştirak hissesi alımına dayanan bir giderin söz […]

→

Damga vergisi mükellefiyetinde ihale kararı ve sözleşme damga vergisi açısından müteselsil sorumluluk ilkesinin değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Daire, davacının Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından yapılan ihaleye ilişkin damga vergisinin iadesi talebini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, ihale kararının damga vergisi mükellefi olan Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin resmi daire statüsünde olmadığını belirterek, damga vergisinin tahsilinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, sözleşme damga vergisi açısından, müteselsil sorumluluk ilkesine dayanarak, davacının damga […]

→