İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin ihlali durumunda tazminat taleplerinin artırılmasının hukuki dayanağı nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının 02/04/2012 tarihinde işyerinde merdivenden düşmesi sonucu uğradığı zarara ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerini değerlendirmiştir. Davalı idarenin, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uymadığı ve çalışanlarına gerekli koruyucu ekipmanları sağlamadığı gerekçesiyle %80 oranında asli kusurlu olduğuna karar verilmiştir. Davacının efor kaybı ve maluliyet oranı, bilirkişi raporlarıyla belirlenmiş ve toplamda 383.836,16 TL […]

→

Birleşme Sonrası Finansman Giderlerinin İndirilebilirliği: 5520 Sayılı Kanun’un 5. Maddesi Uyarınca İştirak Hisseleri Alımında Yasal Düzenleme Eksikliği (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, davacı şirketin 2019 yılı için hisse alımıyla ilgili katlandığı finansman giderlerinin, birleşme sonrasında kurum kazancından indirilebileceği ihtirazi kaydıyla verdiği beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergilerin iadesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının birleşme sonrası finansman giderlerini indirme hakkının bulunduğuna karar vermiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, birleşmenin gerçekte bir satın alma işlemi olduğunu […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada terör örgütü ile irtibatın değerlendirilmesinde yeterli inceleme yapılmaması adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca, silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla kamu görevinden çıkarılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının ceza yargılamasının devam etmesi nedeniyle masumiyet karinesinin geçerli olduğunu belirtmiş, ancak Milli Güvenlik Kurulu’nun değerlendirmeleri doğrultusunda davalı idarenin takdir yetkisini […]

→

2020 Yılı İçin İştirak Hissesi Alımına İlişkin Finansman Giderlerinin İndirim Konusu Yapılamayacağı: 7440 Sayılı Kanun’un 20. Maddesi Uygulaması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacı şirketin 2020 yılı için hisse alımıyla ilgili katlandığı finansman giderlerinin birleşme sonrasında kurum kazancından indirilebileceği iddiasını değerlendirmiştir. Davacı, bu giderlerin iadesini talep ederken, ilk derece mahkemesi, birleşme işleminin gerçekte bir satın alma olduğunu ve dolayısıyla iştirak hissesi alımına ilişkin giderlerin söz konusu olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, ilk […]

→

Terör örgütü ile irtibatın idari yargı tarafından somut delillerle incelenmesi gerektiği, kamu görevinden çıkarılma kararını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu iddiasıyla kamu görevinden çıkarıldığını, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını savunmuştur. Ancak İdare Mahkemesi, davacının görev yaptığı alanın milli güvenlik açısından taşıdığı riskleri dikkate alarak, devam eden ceza yargılamasının önemine vurgu yapmış ve bu […]

→

Damga vergisi istisnasının uygulanması, ihale kararının uluslararası niteliği ve eksik belge nedeniyle reddedilmesi hukuken nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacıların Sağlık Bakanlığı tarafından ihale edilen bir hastane yapım işine ilişkin ödedikleri damga vergisinin iadesi talebini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, ihale kararının uluslararası ihale niteliğinde olduğunu ve bu nedenle damga vergisi istisnasından yararlanılması gerektiğini belirterek, damga vergisinin iadesine karar vermiştir. Ancak, sözleşme damga vergisi yönünden eksik belge nedeniyle istisna talebinin reddedilmesi […]

→

Terör örgütü ile irtibat iddiasının idari yargı tarafından değerlendirilmesi gerekliliği ve gerekçeli karar hakkının ihlali durumu nasıl sonuç doğurur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararını inceledi. Davacı, terör örgütü ile irtibatı olduğu iddiasıyla kamu görevinden çıkarıldığını, ancak bu iddiaların gerekçesiz olduğunu ve ceza yargılamasının devam ettiğini belirterek temyiz başvurusunda bulundu. Danıştay, İdare Mahkemesi’nin, davacının terör örgütleri ile iltisak ve irtibatını değerlendirmeden […]

→

Damga vergisi iadesi talebinde Anayasa Mahkemesi kararının etkisi ve hukuki değerlendirme süreci incelenmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü tarafından ihale edilen bir işin damga vergisi iadesi talebini değerlendirmiştir. Davacılar, ihale kararı ve hakediş ödemeleri nedeniyle ödenen damga vergisinin iadesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, ihale işinin cari yıl yatırım programında yer aldığını ve yerli-yabancı tüm isteklilere açık olduğunu belirterek, damga vergisinden istisna sayılması için gerekli koşulların […]

→

Damga vergisi iadesi talebinin reddine ilişkin uluslararası ihale niteliği şartlarının sağlanmaması üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen bir inşaat projesine ilişkin damga vergisi iadesi talebini değerlendirmiştir. Davacı, ihale sürecinin uluslararası ihale niteliğinde olduğunu ve bu nedenle damga vergisinin iade edilmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, ihale sürecinin uluslararası ihale olarak kabul edilmesi için gerekli olan “yabancı firmalarca teklif verilmesi” şartının […]

→

Kamu görevlisinin terör örgütü ile irtibatının belirlenmesinde yeterli delil aranması gerekliliği hangi hukuki sonuçları doğurur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olduğu iddialarının, yalnızca geçmişteki kısa süreli bir çalışmaya ve birkaç telefon görüşmesine dayandığını, bu durumun davacının terör örgütü ile irtibatını kanıtlamadığını belirtmiştir. Ayrıca, davacı hakkında […]

→

Terör örgütü ile irtibat iddiasında idari yargının delil değerlendirmesi nasıl olmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, bir astsubayın 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada, İdare Mahkemesi’nin kararını bozmuştur. Mahkeme, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılandığını ve bu nedenle çıkarılmasının hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Ancak Danıştay, idari yargı mercilerinin terör örgütleri ile irtibat ve iltisak konularında daha […]

→

İmar planlarının sosyal donatı alanları açısından yeterlilik analizi yapılmadan onaylanması hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, mülkiyeti hazineye ait bir taşınmazın imar planlarının iptali istemiyle açılan davada, daha önce iptal edilen imar planlarının benzerinin onaylanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, yeni imar planlarının, üst ölçekli çevre düzeni planları ile uyumsuz olduğunu ve kamuya ait alanların korunması gerektiğini savunmuştur. Dava konusu imar planlarının, sosyal ve teknik donatı […]

→

Kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olan “üyelik” unsurunun ceza kanunları çerçevesinde yeterli delil olmadan değerlendirilmesi adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptali ve parasal haklarının ödenmesi talebiyle açtığı davayı incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasının hukuka uygun olduğuna karar vermiş, Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı onaylamıştır. Ancak, Danıştay, davacının terör örgütleri ile […]

→

2011 Yılı Kamu Alacaklarında Kanuni Temsilcinin Sorumluluğu: 2014 Dönemi Alacaklarının İptali ve Usul Denetimi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacı tarafından itiraz edilen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirirken, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacının, 2011 yılına ait kamu alacaklarından sorumlu olduğunu, ancak 2014 yılının Ekim dönemine ait kamu alacağından sorumlu tutulamayacağını belirlemiştir. İlk Derece Mahkemesi, 2011 yılına ait alacakların tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiğini ve […]

→

Sahte belge düzenleme fiiline iştirak eden davacının vergi ziyaı cezasının hukuki şartlarının oluştuğu ve cezanın artırılabileceği değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Daire, davacı şirketin sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği iddialarını incelemiştir. Davacı, 2021 yılı kurumlar vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde, davacının sahte belge düzenleme fiiline katıldığına dair somut deliller tespit edilmiştir. Bu bağlamda, vergi ziyaı cezasının uygulanması için gerekli olan hukuki şartların […]

→