Milli park alanında yapılaşma sınırlarının belirlenmesi, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu çerçevesinde hukuka uygun mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, … Dağları Milli Parkı 1/25.000 Ölçekli Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı’na ilişkin yapılan iptal taleplerini değerlendirirken, milli park alanında yapılaşmanın sınırlarını belirleyen 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde hareket etmiştir. Davacılar, planın ekosistem üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını ve hukuka aykırı olduğunu öne sürerken, davalı idare, planın onay aşamasında gerekli görüşlerin […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırılığı ve yasal faizin başlangıç tarihi davanın tahakkuk tarihine göre mi belirlenmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakının bulunmadığına karar vermiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Ancak, yapılan adli soruşturmalar sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, davacının terör örgütüyle irtibatına dair yeterli somut delil olmaması ve ele geçirilen dijital materyallerin tek başına […]

→

Kamu görevinden çıkarma işlemi için terör örgütü ile irtibatın ispatı yeterli delil gerektirir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, bir polis memurunun 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptaline karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütleriyle irtibatı olduğuna dair hukuken kabul edilebilir somut bir delil bulunmadığını belirlemiş ve bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bölge İdare […]

→

FETÖ ile irtibat tespitine yönelik somut delil olmadan kamu görevinden çıkarılma işlemi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının tespitine yönelik yapılan işlemleri değerlendirerek, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın kararını iptal etmiştir. Dava sürecinde, davacının FETÖ ile bağlantılı olduğuna dair somut bir delil sunulmadığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucunda davacının örgütle ilgisinin olmadığına dair kesin bir karar verildiği belirtilmiştir. Dava dosyasında, […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatı olmadığı tespit edilen davacının kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılığına dair Danıştay kararı nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi gereğince İçişleri Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasında, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, Bylock kaydı, FETÖ/PDY ile bağlantılı şirketlerde kaydı ve Bank Asya’da hesabı bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, ele geçirilen dijital materyallerde davacının FETÖ mensubu olmadığına […]

→

Tüzel Kişiliğin Kanuni Temsilcisine İhtiyati Haciz Uygulanamaz: 6183 Sayılı Kanun’un 13. Maddesi Çerçevesinde Kamu Alacaklarının Korunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle alınan ihtiyati haciz kararının iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati haciz için gerekli şartların sağlanmadığını belirterek kararı iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13. maddesinin ihtiyati haciz uygulamasına ilişkin hükümlerini […]

→

Çevre düzeni planı değişikliğinin özel çevre koruma bölgesinde kamu hizmet alanı kullanımına etkisi nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Altıncı Dairesi, Muğla ili Marmaris ilçesindeki bir alanın çevre düzeni planı değişikliği ile ilgili hukuki uyuşmazlığı incelemiştir. Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine yapılan itirazın zımnen reddine ilişkindir. İdare Mahkemesi, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, alanın “özel çevre koruma bölgesi” ve “1. derece doğal sit alanı” olarak […]

→

Kamu görevinden çıkarma işlemi için terör örgütü irtibatına dair somut delil olmaksızın iptal kararı verilebilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Davacı, terör örgütü ile irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak mahkeme, davacı hakkında terör örgütlerine üyelik veya irtibatı olduğuna dair hukuken kabul edilebilir bir bilgi veya delil bulunmadığını tespit etmiştir. Özellikle, davacının hakkında yapılan ceza […]

→

Ödeme Emirlerinin İptali: Müteselsil Sorumlunun Yükümlülükleri ve Vergi Dairesi Hatasının Hukuka Aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, müteselsil sorumlu sıfatıyla, asıl borçlu şirketten alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla ödeme emirlerinin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, yeminli mali müşavirlerin üçüncü kişilerden belge isteme yetkisi olmadığını, dolayısıyla davacının yüksek ciroya sahip şirkete ait belgelerin kontrolü yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek, davacının […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada FETÖ irtibatı iddiasının somut delil gerekliliği ile hukuka aykırılık ilişkisi nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Davacı, FETÖ ile irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak yürütülen ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. İdare Mahkemesi, davacının örgütle irtibatını gösteren somut delillerin bulunmadığını, yalnızca öğrencilik dönemine ait tanık beyanları ve eşinin geçmişteki SGK […]

→

Kamu Alacakları İçin İhtiyati Haciz Uygulamasında Gerçek Borçluya Yönelik Olma Zorunluluğu ve Tüzel Kişi Temsilcileri Üzerine Hüküm (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin 2015 yılına ait kamu alacaklarının güvence altına alınması amacıyla uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati haciz kararının yetkisiz bir kişi tarafından alındığını belirterek işlemi iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay, ihtiyati haciz […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada terör örgütü irtibatı için somut delil gerekliliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı olduğu iddiasıyla kamu görevinden çıkarılmasını incelemiştir. Davacı, beraat kararı almış olmasına rağmen, İçişleri Bakanlığı tarafından 375 sayılı KHK’nın geçici 35/B maddesi uyarınca görevden çıkarılmıştır. Mahkeme, davacının terör örgütüyle irtibatını gösteren somut bir delil bulunmadığını, yalnızca gizli tanık beyanları ve kodlama sisteminin yeterli olmadığını belirtmiştir. Dava sürecinde, davacının gizli […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin beraat kararı sonrası hukuka aykırı sayılması için kesin delil gerekliliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının Sağlık Bakanlığı’ndan kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılanmış ancak beraat etmiştir. Mahkeme, beraat kararında, davacının terör örgütü ile irtibatının kesin delillerle ispatlanamadığını, dolayısıyla kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, ceza yargılamasında “in dubio pro reo” ilkesinin geçerli olduğunu, […]

→

FETÖ ile irtibatı gösteren gizli tanık beyanları ve dijital veriler kamu görevinden çıkarılmada yeterli delil sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılması üzerine açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, gizli tanık ifadeleri ve dijital veriler ışığında, davacının örgüt tarafından “EA” kodu ile tanımlandığını ve […]

→

FETÖ ile irtibatı belirten kodlamaların hukuken kabul edilebilir bilgi niteliği taşımadığı durumlarda kamu görevinden çıkarma işlemi geçerli midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacının itirazını değerlendirirken, gizli tanık ifadeleri ve dijital materyallerdeki kodlama sistemini incelemiştir. Davacının, FETÖ/PDY terör örgütüyle ilişkisini belirten kodlamalar arasında “SEA” ve “SCC” gibi ifadeler yer almakta, bu kodlar örgütle olan bağlantısını göstermektedir. Ancak, davacının FETÖ ile irtibatının somut […]

→