İşyeri açma ruhsatının iptali: ruhsata aykırı faaliyetlerin tespiti ve mevzuata uygun denetim sonucu karar düzeltme talebinin kabulü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, ruhsatın iptaline neden olan durumların mevzuata uygun olarak tespit edildiğini belirtmiştir. İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseselerin denetiminde, insan sağlığına zarar vermemek ve çevre kirliliğine yol açmamak gibi kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Davalı idare, işyerinde yapılan denetimlerde ruhsata […]

→

İdari yargıda temyiz sınırları: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının belirli sebeplerle bozulabilirliği ve temyiz istemlerinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının ancak belirli sebeplerin varlığı halinde mümkün olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin ise kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, davalı ve […]

→

İdarenin personel atama takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklilikleri çerçevesinde denetlenmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, idarelerin personel atama ve istihdam konusundaki takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklilikleri çerçevesinde kullanması gerektiğine vurgu yapmıştır. Davacı, Kalkınma Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı’nda kariyer mesleği olarak görev yaparken, istihdam fazlası olarak başka bir kuruma atanmıştır. Ancak, davacının disiplinsizliği veya yetersizliği ile ilgili herhangi bir tespit olmaması ve hizmetine ihtiyaç bulunmadığına dair […]

→

Memurların naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup olmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, memurların naklen atanmasında idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun çerçevesinde, idarenin atama işlemlerinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak yapılması gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin takdir yetkisi, yalnızca kamu yararı […]

→

Sicil değerlendirme formunun iptaliyle davacının atamasının hukuka aykırılığı ve atama gerekçelerinin yetersizliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. ve 50. maddelerine atıfta bulunmuştur. Bu maddelere göre, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi, yalnızca bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılabilir. Daire, daha önceki bozma kararında belirtilen gerekçelerin dikkate alındığını ve bu çerçevede verilen kararın […]

→

Kamu kurumlarında üst düzey yönetici atamalarında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanımı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu kurumlarında üst düzey yöneticilerin atanmasında idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Dava konusu olayda, davacının uzman kadrosuna atanması işleminin hukuka uygun olduğu, idarenin bu takdir yetkisini kamu yararını gözeterek kullandığı sonucuna varılmıştır. Davacı, görevden alınmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etse de, sunulan belgeler ve bilgiler, […]

→

Memurların atamasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve yargı denetimine tabi tutulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, memurların atamasında idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri, kurumların memurlarını atama yetkisini düzenlerken, bu yetkinin kullanımı sırasında kamu yararının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtmektedir. İdare, memurların görevden alınması ve atanmasında, geçmiş hizmetleri ve görevlerin […]

→

Üst düzey kamu yöneticilerinin atanmasında idarenin geniş takdir yetkisi ve hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, Gözlem Sistemleri Daire Başkanlığı emrine Araştırmacı olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kararını onayarak davanın reddine hükmetmiştir. Mahkeme, üst düzey kamu yöneticilerinin kamu kurumlarının geleceğe dönük planlarını belirleme yetkisine sahip olduğunu ve 657 sayılı Devlet […]

→

İdarenin yönetici kadrolarına atama yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı mıdır? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ndeki Daire Başkanlığı görevinden alınarak 1. derece uzman kadrosuna atanmasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin geniş bir takdir yetkisi bulunduğunu ve bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. Davacının görevde yükselme sınavına tabi […]

→

Görevden alma işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin takdir yetkisinin sınırları ile hukuka uygunluk denetimi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. İdare Mahkemesi, 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi gereğince, idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerini göz önünde bulundurması gerektiğini belirtmiş, ancak davalı idarelerin bu gerekçeleri somut delillerle destekleyemediğini tespit etmiştir. Davacı hakkında herhangi bir disiplin cezası veya soruşturma olmaması, görevden […]

→

Memurun görevden alınarak başka bir kadroya atanmasında idarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında İyileştirme Dairesi Başkanı olarak görev yaparken, bu görevinden alınarak araştırmacı kadrosuna atanmıştır. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasını gerektirecek bir olumsuz tutum veya davranışın olmadığını, dolayısıyla atamanın hukuka aykırı olduğunu belirterek, […]

→

Başarı puanının somut gerekçelerle belirlenmemesi nedeniyle iptali ve maaş farklarının tazmini talebiyle açılan davada idarenin temyiz talebinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davalı idarenin temyiz istemini reddederek, İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirlemiştir. Dava, davacının başarı liyakat puanının 2011 yılı için 85 olarak belirlenmesine ilişkin işlemin iptali ve oluşan maaş farklarının tazmini talebiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının başarı puanının belirlenmesine yönelik yeterli somut gerekçe bulunmadığına karar vermiştir. Davalı […]

→

Kamu kurumlarında atama işlemlerinin idarenin takdir yetkisiyle sınırlı olup olmadığı ve kamu yararı ile hizmet gerekleriyle uyumlu olması zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, kamu kurumlarında atama işlemlerinin idarenin takdir yetkisine tabi olduğunu, ancak bu yetkinin mutlak olmadığını ve kamu yararı ile hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Davacının, İSKİ Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, hakkında herhangi bir soruşturma veya disiplin cezası bulunmadığı, dolayısıyla görevden alınmasını gerektirecek somut bir nedenin mevcut olmadığı […]

→

Görevden alma işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle haklı sebebe dayanmaması nedeniyle iptal kararı hukuka aykırı bulundu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğü görevinden alınarak Kağıthane Su Arıtma Şube Müdürlüğü emrine naklen atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk olarak, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemden önceki iptal kararının Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi, yürütmenin durdurulması kararını etkisiz hale getirmiştir. Bu […]

→

Memurların naklen atanmasında idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı gözetimiyle hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, kamu kurumlarında memurların naklen atanma işlemlerinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde idarenin takdir yetkisine tabi olduğunu belirtmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri, kurumların memurlarını görev ve unvan eşitliği gözetmeden atama yetkisini tanırken, bu yetkinin sınırsız olmadığını ve kamu yararına uygun kullanılması gerektiğini vurgulamaktadır. İdarenin bu yetkisini kullanırken, kamu […]

→