İdarenin atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve somut gerekçe olmadan atama işleminin hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nde (İSKİ) mühendis olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının görevinde başarısızlığına dair somut bir gerekçe bulunmadığını, dolayısıyla atama işleminin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, idarenin atama konusunda geniş takdir yetkisi olduğunu ve davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde atanmadığını […]

→

Memurun naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve yargı denetimine tabi tutulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, temyiz incelemesinde, idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde, memurların naklen atanmalarının yargı denetimine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava konusu olayda, davacının genel sekreter yardımcılığı görevinden şube müdürlüğü kadrosuna atanması işleminin hukuka aykırı olup olmadığını değerlendirirken, idarenin […]

→

Kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı takdir yetkisinin hukuka uygun kullanımı ve ispat yükümlülüğü değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına Şube Müdürü olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Daire, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu belirtmiştir. İdarenin bu yetkisini kullanırken hukuka aykırı bir durumun varlığını kanıtlamak […]

→

Kamu görevlisinin kariyer ve liyakat ilkeleri gözetilmeden şube müdürlüğüne atanmasının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının daire başkanlığı görevinden şube müdürlüğüne atanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir işlem yapıldığını tespit etmiştir. Davacının geçmiş hizmetleri ve kariyerinin, daire başkanlığı görevine uygun olduğu, ayrıca görev süresince herhangi bir disiplin cezası almadığı vurgulanmıştır. İdare tarafından, davacının görevden alınmasını gerektirecek somut bir tespit sunulmadığı için, bu […]

→

Öğretmenlikten memurluğa atama işlemi, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun bulundu, temyiz istemi reddedildi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Antalya ili, … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, hizmet sınıfı ve kadro unvanının değiştirilerek memur olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz istemini reddetti. Mahkeme, davacının sınıf yönetimi ve eğitim-öğretim faaliyetlerini yerine getirmekte yetersiz kaldığını, bu durumun kamu yararı […]

→

Görevden alınma sonrası parasal hakların faiziyle ödenmesi ve idarenin zarar ödeme yükümlülüğü değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının bakanlık müşaviri olarak görevden alınması ve ardından başka bir göreve atanmasına ilişkin işlemlerin iptali ve parasal hak kaybının faiziyle birlikte ödenmesi talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemi reddederken, parasal hakların iadesine hükmetmiş ancak faize ilişkin bir karar vermemiştir. Danıştay, İdare Mahkemesi’nin kararında faize ilişkin hüküm kurulmamasının hukuka […]

→

Terfi değerlendirmesinde liyakat ilkesine aykırılık nedeniyle komiser yardımcısının terfi ettirilmemesi işleminin hukuka aykırı bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, 2011 yılı terfi değerlendirmesinde komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, terfi için değerlendirilen 542 personel arasında 5. sırada yer almakta ve 14 takdir/taltif almış olmasına rağmen, daha kıdemsiz ve daha fazla disiplin cezası olan personellere terfi verilmesi, liyakat ilkesine aykırı bulunmuştur. […]

→

Zimmet suçu nedeniyle görevden alınan daire başkanının şube müdürü olarak atanmasının hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, daha önce işlediği zimmet suçu nedeniyle görevden alınarak şube müdürü olarak atanmasını hukuka uygun bulmuştur. Mahkeme, davacının özlük dosyasındaki zimmet fiili ve disiplin cezaları ile ilgili bilgilerin idareyi yanıltacak şekilde saklandığını, bu durumun kamu yararı ve hizmet gerekleri […]

→

Davacının kendi isteğiyle ataması sonrası parasal haklarının tazmini ve idarenin hukuki sorumluluğu çerçevesinde tazminat miktarının belirlenmesi (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı kadrosunda istihdam edilmesi gerektiği halde bu sürede yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebinin reddine ilişkindir. İdare Mahkemesi, davacının 03/05/2016 tarihinde İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı kadrosuna atandığını, ancak bu atamanın hukuken geçerli bir yeniden atama niteliğinde olmadığını belirterek, davacının ilk atama tarihindeki mevzuat hükümlerine göre […]

→

İdarenin atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde sınırlı kullanımı ve takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 1. dereceli şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirirken, idarenin atama yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanma zorunluluğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çerçevesinde, idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararı gözetilerek kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Dava […]

→

Eğitim şartlarını taşımayan müdürün tekniker kadrosuna atanması ve fazla ödenen miktarın tahsili hukuka uygun bulundu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, bir belediyede ruhsat ve denetim müdürü olarak görev yapan davacının, eğitim şartlarını taşımadığı gerekçesiyle müdürlük kadrosundan tekniker kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. İlk derece mahkemesi, davacının müdürlük atamasının açık hata kapsamında olduğunu belirterek, hukuka aykırı durumun düzeltilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Davalı idare, müdür olarak atanabilmek için gerekli şartların […]

→

Davacının 3600 ek göstergeli kadro talebi ve idarenin takdir yetkisiyle atama işleminin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının yargı hizmetleri birim başkanlığı görevinden alınmasının hukuka aykırı olduğu ve davacının daha önceki 3600 ek göstergeli başmüfettişlik görevinden dolayı kazanılmış haklarının bulunduğu sonucuna varmıştır. Davacı, mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda 3600 ek gösterge ile başmüfettiş olarak görev yaparken, Sayıştay Başkanlığı’na atanmış ve bu atama sırasında 3600 ek göstergeye sahip […]

→

Genel müdür yardımcılığından şube müdürlüğüne atama işleminin hukuka uygunluğu ve manevi tazminat talebi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davanın temyiz incelemesi sonucunda, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Temyiz başvurusunda ileri sürülen gerekçelerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmedilmiştir. Bu bağlamda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Dava, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak şube müdürlüğüne […]

→

Alkollü içki satışı yapan yerlerin kapanış saatinin 22:00 olarak belirlenmesinin hukuka uygunluğu ve diğer tüketim maddeleriyle birlikte satışı engelleyip engellemediği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Pendik Belediyesi’nin tüm işletmelerin açılış saatlerini 07:00, kapanış saatlerini ise 22:00 olarak belirleyen encümen kararının iptaline hükmetmiştir. Uyuşmazlık, alkollü içki satışı yapılan perakende satış yerleri ile diğer tüketim maddelerinin satışının aynı işyerinde yapılmasının hukuken engellenip engellenmediği üzerine yoğunlaşmıştır. 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Hakkında Kanun’un 6. maddesinin 5. fıkrası, […]

→

Daire başkanlığından uzman kadrosuna atama işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin takdir yetkisi sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının daire başkanlığı görevinden alınarak uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi talebini değerlendirmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının görevde başarısız olduğuna dair bir tespit olmaksızın, bu işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiş ve davacının parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise […]

→