Görevden uzaklaştırılan davacının müşavirliğe atanmasının hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının malzeme dairesi başkanlığı görevinden müşavirlik görevine atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Davacı, görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan atamanın kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde değerlendirildiğini, idarenin geniş takdir yetkisi kapsamında hareket ettiğini ifade etmiştir. İdare mahkemesi, davacının iddialarının somut bir bilgi veya belge ile desteklenmediğini, dolayısıyla idarenin takdir yetkisinin […]

→

Yargılamanın yenilenmesi talebinin 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesi kapsamındaki sebeplerle sınırlı olması ve davaların taraflarının farklılığı nedeniyle reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesi çerçevesinde yargılamanın yenilenmesi taleplerinin belirli sebeplerle sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Davacı, kendisiyle aynı sınava katılan bir diğer personel hakkında verilen yargı kararını gerekçe göstererek yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir. Ancak, Danıştay, bu talebin kabulü için gerekli olan koşulların oluşmadığını, zira davaların taraflarının ve konularının aynı olmadığını belirtmiştir. […]

→

Mülki idare amiri değerlendirme raporunun objektifliği ve hukuka uygunluğu üzerine temyiz süreci değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir vali yardımcısının 2013 yılına ait mülki idare amiri değerlendirme raporunun iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kararını onayarak davacının 61 puanla değerlendirildiği raporun hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının geçmiş yıllardaki yüksek puanları, başarı belgeleri ve 2013 yılı müfettiş değerlendirmesindeki 100 puan gibi unsurları dikkate alarak, 61 […]

→

Zabıta müdürü atamasında sınav şartının aranması ve atamanın iptali işleminin hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davalı idarenin temyiz istemini reddederek, İdare Mahkemesi’nin kararını onamıştır. İlgili uyuşmazlık, zabıta müdürü kadrosuna atama işleminin hukuka uygunluğu üzerinedir. Mahkeme, davacının zabıta müdürü olarak atanabilmesi için gerekli olan sınav şartının, 31/08/2013 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Genel Yönetmelik ile getirildiğini ve davacının bu şartı taşımadığını belirtmiştir. Dolayısıyla, davacının daha önceki zabıta müdürü […]

→

Hazine taşınmazının fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil talebinde bulunulması ve geriye dönük beş yılı aşan süre için talep edilemeyeceği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Hazineye ait bir taşınmazın davacı tarafından fuzulen işgal edilmesi nedeniyle tahakkuk ettirilen ecrimisil alacağının iptali istemini değerlendirmiştir. İdare, 01/01/2000-12/02/2009 tarihleri arasında işgal nedeniyle 24.445,83 TL ecrimisil tahakkuk ettirmiştir. Ancak, işgalin tespit edildiği tarihten itibaren geriye doğru beş yılı aşan bir süre için ecrimisil talep edilmesinin mümkün olmadığına vurgu yapılmıştır. Mahkeme, bu […]

→

Zorunlu hizmet süresi dolmadan istifa talebinin reddi ve yurt dışı görev süresinin hizmet süresine eklenmesi hukuka uygun bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Hava Mühendis Yüzbaşı olarak görev yapan davacının istifa talebinin reddine ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, davacının zorunlu hizmet süresinin tamamlanmadığı gerekçesiyle istifa başvurusunun reddine yönelik olarak açılmıştır. İdare Mahkemesi, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanarak, muvazzaf subayların 15 yıl hizmet etmeden […]

→

Sicil raporlarının objektifliği ve somut delillere dayanmayan değerlendirmelerin hukuki isabeti üzerine inceleme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2008 yılına ait sicil raporu ve mülki idare amiri değerlendirme raporu arasındaki ilişkiyi değerlendirirken, sicil raporlarının oluşturulmasında “Sicillerin Objektifliği” ilkesinin önemine vurgu yapmıştır. Sicil amirlerinin, memurun genel durumu ve mesleki ehliyeti hakkında yaptıkları değerlendirmelerin somut bilgi ve belgelere dayanması gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, davacının insan hakları ihlali iddialarına dair somut […]

→

Teknik öğretmen unvanına sahip olmanın, teknik öğretmen kadrosu için öngörülen özlük haklarından yararlanma sonucunu doğurmayacağı kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının teknik öğretmen unvanına sahip olmasına rağmen, teknik öğretmen kadrosunda görev yapmadığı gerekçesiyle teknik öğretmenler için öngörülen özlük haklarından yararlanamayacağına karar vermiştir. Uyuşmazlık, davacının 3795 sayılı Kanun gereğince teknik öğretmen kadrosunun verilmesi ve bu kadro için öngörülen haklardan yararlanma talebi üzerine ortaya çıkmıştır. Mahkeme, 657 sayılı Kanun’un özlük haklarının “unvan”a değil […]

→

Döner sermaye ek ödemesi ve banka promosyonu için faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi ve yasal faizin işletilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2021/16190 esas numaralı kararında, davacının yoksun kaldığı döner sermaye ek ödemesi ve banka promosyonu ödemeleri ile ilgili olarak, iptal davasının açıldığı tarih olan 16/06/2003 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak, banka promosyon ödemelerinin 01/01/2006 tarihinden itibaren yapılmaya başlandığı dikkate alınarak, bu ödemenin faizin başlangıç tarihi olarak belirlenmesi gerektiği […]

→

Vergi müfettişliği sınavında başarısız sayılma işleminin hukuka uygunluğu ve bilirkişi incelemesinin önemi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, bir davacının vergi müfettişliği yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, sınavı değerlendiren kurulun bazı üyelerinin gerekli şartları taşımadığını belirterek işlemi iptal etmiş, ancak Danıştay, sınav kurulunun mevzuata uygun olduğunu ve davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Daha sonra yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, […]

→

Aile hekimlerine nöbet görevi verilmesi ve ihtar puanı uygulamasının hukuka uygunluğu değerlendirilerek idarenin temyiz talebinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davalı idarenin temyiz talebini değerlendirirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde nihai kararların temyizen bozulabilmesi için belirli sebeplerin varlığının gerektiğini vurgulamıştır. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirten Daire, davalı idarenin ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını ifade etmiştir. Bu bağlamda, davalı idarenin, […]

→

Ecrimisil Alacaklarında Zamanaşımı Uygulaması: Devlet İhale Kanunu ve Genel Zamanaşımı Sürelerinin Değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil alacaklarının tahsilinde zamanaşımı hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına dair bir uyuşmazlıkta, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi ve 6009 sayılı Kanun’un 25. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapmıştır. Ecrimisil alacaklarının, tespit tarihinden geriye doğru beş yıl içinde talep edilebileceği ve bu sürenin aşılması durumunda alacakların terkin edileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda, ecrimisil alacaklarının zamanaşımına […]

→

Ecrimisil alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve talep süresinin belirlenmesi üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ecrimisil alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına dair bir uyuşmazlıkta, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi ve 6009 sayılı Kanun’un 25. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapmıştır. Ecrimisil alacaklarının, tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık bir süre içinde talep edilebileceği ve bu sürenin aşılması durumunda alacakların talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu bağlamda, ecrimisil alacaklarının zamanaşımına […]

→

Ecrimisil alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına dair hukuki değerlendirme ve 2886 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan tespitler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ecrimisil alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına dair bir uyuşmazlıkta, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi ve 6009 sayılı Kanun’un 25. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapmıştır. Ecrimisil alacaklarının, tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık bir süre içinde talep edilebileceği ve bu sürenin aşılması halinde alacakların terkin edileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenmesi aşamasında […]

→

Ecrimisil talebinin hukuka aykırılığı ve taşınmazın kamu hizmetine terk edilmesi durumunda mülkiyet haklarının etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul Küçükçekmece’deki bir taşınmazın fuzulen işgaline ilişkin ecrimisil talebini değerlendirmiştir. Davacılar, taşınmazda hissedar olduklarını ve işgalin mülkiyet hakları çerçevesinde yapıldığını, dolayısıyla ecrimisil talep edilemeyeceğini savunmuşlardır. İdare Mahkemesi, taşınmazın kamu hizmetine terk edildiği gerekçesiyle davayı kısmen reddetmiştir. Danıştay, yapılan incelemelerde taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olmadığına ve dolayısıyla ecrimisil talep edilemeyeceğine […]

→