İdari yaptırım niteliğindeki işyeri ruhsat iptallerine itirazın adli yargıda yapılması gerektiği ve sürecin ihlalinin hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu kapsamında işyeri ruhsatının iptaliyle ilgili uyuşmazlıkta, idari yaptırım niteliğindeki işlemlere karşı itirazın adli yargıda yapılması gerektiğine hükmetmiştir. İlgili kanunda, idari yaptırım kararlarına itiraz için özel bir mahkeme gösterilmediği, dolayısıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu olayda, davacının işyerinin ruhsatı, kanuna aykırı davranışlar nedeniyle iptal […]

→

Ecrimisil hesaplamasında emsal taşınmazların kira bedellerinin dikkate alınmaması ve eksik inceleme ile hukuki isabetin sağlanamaması durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 6292 sayılı Kanun kapsamında Hazineye ait taşınmazın doğrudan satın alınması için yaptığı başvurunun, ecrimisil talep edilen dönemin sonrasına denk geldiğini belirterek, idarenin ecrimisil talep etmesinin hukuka aykırı olmadığını hükme bağlamıştır. Davacı, taşınmazın 25/09/1998-26/01/2007 tarihleri arasında işgal edildiğini iddia etmesine rağmen, ecrimisil hesaplamasında dikkate alınması gereken emsal taşınmazların kira bedellerinin göz önünde bulundurulmadığı […]

→

Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin hukuka uygunluğu ve karar düzeltme talebinin reddiyle idari işlemlerin yargısal denetimi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme Sözlü Sınavından 63,20 puan alarak başarısız sayılmasına ilişkin karar düzeltme talebini değerlendirmiştir. Dava, sözlü sınavın iptali istemiyle açılmış olup, idare mahkemesi tarafından iptal kararı verilmiş, ancak Danıştay, yetki nedeniyle mahkeme kararını bozmuştur. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacının başarısız sayılmasına ilişkin kararın […]

→

Danıştayın bozma kararına uyularak verilen idare mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması ve temyiz isteminin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen sebepler çerçevesinde mümkün olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, 50. maddenin dördüncü fıkrası gereğince, Danıştayın bozma kararına uyulması durumunda, temyiz incelemesinin yalnızca bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağını ifade etmiştir. İdare Mahkemesi’nin temyize konu kararı, Danıştay Beşinci […]

→

Milletvekili seçimleri için istifa eden davacının mühendis kadrosuna atanmasının hukuka aykırılığı ve müfettişlik kadrosuna atanma gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 298 sayılı Kanun gereği milletvekili seçimlerine katılmak üzere istifa ettiğini ve bu nedenle eski görevine geri dönme talebinin hukuken geçerli olduğunu savunsa da, davanın reddine karar vermiştir. Dava, davacının Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndaki Bakanlık Müşaviri kadrosunun iptal edilmesi ve mühendis kadrosuna atanması üzerine açılmıştır. Danıştay, 639 sayılı Kanun Hükmünde […]

→

Görev yerinin etik dışı davranışlar nedeniyle değiştirilmesi ve Gelir İdaresi Başkanlığı Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne aykırılık iddiası (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Bursa Vergi Dairesi Başkanlığındaki görev yerinin, etik dışı görüşmeler ve yönetim anlayışındaki yozlaşma gerekçesiyle başka bir göreve atanmasının hukuka uygun olduğunu belirtti. İdare Mahkemesi, davacının yer değiştirme işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırı olmadığını tespit etti. Davacı, Gelir İdaresi Başkanlığı Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne aykırılık iddiasında bulunmuş, ancak Danıştay, […]

→

Emniyet hizmetleri sınıfına aktarılma talebinin reddi ve sağlık raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi talebinin değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının emniyet hizmetleri sınıfına aktarılma talebinin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararını temyiz incelemesine almıştır. Davacı, psikiyatrik rahatsızlığı nedeniyle genel idare hizmetleri sınıfına aktarılmış, ancak mevcut sağlık raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla başka bir hastaneye sevk edilmesi talebinin reddedilmesi üzerine dava açmıştır. İdare Mahkemesi, alınan sağlık kurulu raporunu dikkate alarak, yönetmelik gereği […]

→

Kabahatler Kanunu çerçevesinde idari yaptırımlara itirazın adli yargıda yapılması gerektiği ve görev yönünden reddedilmesi kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlanan kabahatlerin, kanunun öngördüğü idari yaptırımlara tabi olduğunu belirtmiştir. Kanunun 4. maddesi, hangi fiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkça tanımlanabileceğini ve idarenin genel işlemleriyle de belirlenebileceğini ifade etmektedir. Somut olayda, Ankara Büyükşehir Belediye Encümeni tarafından verilen idari para cezası ve iş yerinin faaliyetten men edilmesi kararı, […]

→

Eş durumu nedeniyle il içi tayin talebinin reddi hukuka aykırı bulundu; Anayasa’nın 41. maddesi ve ilgili esaslar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İzmir ili Bayındır Devlet Hastanesinde sözleşmeli sağlık memuru olarak görev yapan davacının eşinin bulunduğu Aliağa ilçesine atanma talebinin reddine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, Anayasa’nın 41. maddesi gereği ailenin bir arada tutulması ve kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak hizmet vermesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın Ek 3. […]

→

Sicil döneminin dönemselliği ilkesi, geçmişteki eylemlerin değerlendirilmesine engel teşkil etmez; 2004’teki suç 2008 sicil raporuna dayanak olabilir. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2008 yılı sicil raporunun 65 (orta) olarak düzenlenmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının sicil notunun düşürülmesinin dayanağı olan eylemin 2008 yılı sicil raporundaki tüm hanelerin düşürülmesini gerektirmediğini belirtmiş ve bu nedenle işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Danıştay, davacının 2004 yılında gerçekleştirdiği ve 2009 yılında mahkum […]

→

Sözleşmeli personel statüsüne geçiş talebinin reddi ve yoksun kalınan ücret farkının tazmini talebinde hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davalı idarenin karar düzeltme talebini reddetmiştir. Dava, davacının 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali üzerine, yoksun kaldığı ücret farkının ödenmesi istemiyle açılan tam yargı davasına dayanmaktadır. İdare Mahkemesi, davacının uğradığı zararların tazmininin Anayasa’nın 125. maddesinden kaynaklanan bir zorunluluk olduğunu belirterek, davacının alacaklarının ödenmesine hükmetmiştir. […]

→

Ecrimisil alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına dair hukuki değerlendirme ve tespit tarihine göre beş yıllık sürenin önemi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ecrimisil alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına dair bir uyuşmazlıkta, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi ve 6009 sayılı Kanun’un 25. maddesini incelemiştir. Ecrimisil alacaklarının, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı aşan kısmının terkin edilmesi gerektiği, aksi takdirde hukuka aykırı olacağı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, ecrimisil alacaklarının talep edilebilmesi için, zamanaşımına uğramış […]

→

Ecrimisil alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına dair hukuki değerlendirme ve genel zamanaşımı sürelerinin uygulanabilirliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına dair bir uyuşmazlıkta, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi ve 6009 sayılı Kanun’un 25. maddesindeki düzenlemeleri dikkate alarak karar vermiştir. Ecrimisil alacaklarının, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı aşan kısmının terkin edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, ecrimisil alacaklarının tahsil edilebilmesi için, tespit tarihinden itibaren beş […]

→

Atama işlemlerinde aile birliği ve çocukların eğitimi dikkate alınarak idarenin takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının çocuklarının eğitim durumu ve aile birliği hakkını göz önünde bulundurarak, atama işleminin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. İlgili mevzuat gereği, atama ve yer değiştirmelerin hizmetin aksatılmadan yürütülmesi ilkesi çerçevesinde yapılması gerektiği, ancak idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı vurgulanmıştır. Davacının çocuklarının eğitim standartlarının belirli kriterlere bağlı olduğu ve Adana iline atanması durumunda […]

→

Muvafakat verilmemesi nedeniyle tazminat talebi ve idarenin takdir yetkisi ile tazminat sorumluluğu arasındaki hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü kadrosuna atanmak için muvafakat verilmemesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlar için açtığı tazminat davasında, İdare Mahkemesi’nin kararını temyiz eden davalı idarenin taleplerini değerlendirmiştir. İdare, muvafakat verilmemesi konusunda takdir yetkisi bulunduğunu ve bu durumun kamu yararına olduğunu savunmuştur. Ancak, Danıştay, İdare Mahkemesi’nin kararının usul ve […]

→