İlköğretim okullarında görevli öğretmenlerin 4357 sayılı Kanun kapsamında Sandığa üye olma zorunluluğu bulunmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belirtilen İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığına üye olma şartlarını değerlendirirken, 4306 sayılı Kanun ile ilkokul ve ortaokul kurumlarının birleştirilip ilköğretim kurumu haline getirilmesi nedeniyle ortaya çıkan belirsizlikleri ele almıştır. Bu değişiklik, ilkokul öğretmenliği unvanının kaldırılmasına ve dolayısıyla ilköğretim kurumlarında görevli tüm öğretmenlerin Sandığa üye olma durumunun […]

→

Siyanür liçi yöntemiyle altın madeni işletilmesine izin veren işlemin kamu yararına uygun olmadığı ve çevresel risklerin dikkate alınması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, çevre sağlığı ve insan yaşamı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle siyanür liçi yöntemi ile altın madeni işletilmesine izin veren Çevre Bakanlığı işleminin kamu yararına uygun olmadığını belirlemiştir. İlgili mahkeme, siyanürün çevre ve insan sağlığı üzerindeki risklerini değerlendirerek, bu yöntemin uygulanmasının ciddi tehditler oluşturduğunu vurgulamıştır. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporları ve bilirkişi görüşleri ışığında, bu […]

→

Sulh yoluyla anlaşmanın hukuka uygunluğu ve belediye hizmetleri açısından uygunluğu nedeniyle Valilik onamama işleminin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun 70. maddesinin 13. fıkrası uyarınca, aşevi ve sosyal tesis inşaatında keşif bedelinin %30’unu aşan işlerin sulh yoluyla ödenmesine dair Belediye Meclisi’nin kararının Valilik tarafından onanmamasını incelemiştir. İtiraz, Valilik onayının alınmaması üzerine yapılmış olup, 1580 sayılı Kanun’un 71. maddesi gereğince Danıştay’a başvuru hakkı doğmuştur. Danıştay, sulh yoluyla anlaşma sağlanmasının, yargılama […]

→

Belediye meclisinin parselasyon iptali kararı ve imar uygulamalarında belediye encümeninin yetkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. ve 19. maddeleri çerçevesinde, imar uygulamalarının yetkili organ olan belediye encümeni tarafından yapılması gerektiğine hükmetmiştir. İlgili mevzuata göre, imar hududu içindeki arsa ve arazilerin yeniden düzenlenmesi, belediye meclisinin yetkisi dışında kalmaktadır. Bu bağlamda, 2.11.1998 tarihli ve 179 sayılı Belediye Meclisi kararı, hukuka aykırı olarak belediye encümeninin onayladığı parselasyon […]

→

Yap-işlet-devret modeli kapsamında köprü gelirlerinin yüklenici firmalara finansman desteği olarak tahsis edilemeyeceği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İstanbul-Bursa-İzmir otoyolunun Orhangazi-Bursa-İzmir kesiminin yapımında, yüklenici firmalara İstanbul boğaz köprüleri gelirlerinin finansman desteği olarak tahsis edilip edilemeyeceği konusunda bir duraksama yaşandığını belirtmiştir. Yap-işlet-devret modeli, 3996 sayılı Kanun çerçevesinde, yüksek mali kaynak gerektiren projelerin gerçekleştirilmesi için geliştirilmiş bir finansman modelidir. Bu modelde, yatırım bedeli, hizmetten yararlananlar tarafından ödenmesi öngörülmektedir. Danıştay, 3996 sayılı Kanun’un 6. […]

→

Maden işletme döneminde özel mülkiyete konu taşınmazlarda irtifak ve intifa hakkı tesisinin Anayasa’ya aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 46. maddesinin kamulaştırma ile ilgili son fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle, özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde maden işletme döneminde irtifak ve/veya intifa hakkı tesisinin mümkün olup olmadığını değerlendirmiştir. Maden Kanunu’nun ilgili maddesi, arama ve ön işletme dönemlerinde ruhsat sahibinin, mülkiyet sahibinin rızası olmaksızın irtifak veya intifa hakkı […]

→

Mücavir alan içindeki köylere 3202 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerin Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından sağlanması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, belediye mücavir alanları içinde kalan köylerin tüzel kişiliklerini kaybetmeyen ve 442 sayılı Köy Kanununa tabi hak ve yükümlülükleri devam eden köylere, 3202 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetlerin hangi kurum tarafından götürüleceği konusundaki duraksamayı incelemiştir. Bu çerçevede, mücavir alan sınırları içinde kalan köylerin, yalnızca imar mevzuatı bakımından […]

→

Danıştay, T.R.T.’den devredilen personelin emeklilik ek göstergelerinde 5434 sayılı Kanunun ek 67. maddesinin uygulanmasına karar verdi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda çalışmakta iken 3517 sayılı Kanunla Posta İdaresi Genel Müdürlüğüne geçen ve bu Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrasında 4000 sayılı Kanunla Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye devredilen personelin emekliliklerinde uygulanacak ek göstergeler hakkında bir karar vermiştir. 5434 sayılı Kanunun ek 67. maddesi ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve T.C. Emekli Sandığı […]

→

Radyo ve televizyon kuruluşunda %10’dan fazla hisseye sahip olanların kamu taahhütlerini kabul edemeyeceği değerlendirmesiyle imtiyaz sözleşmesi incelenmeksizin reddedildi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’un 29. maddesinin onuncu fıkrasına dayanarak, belirli bir özel radyo ve televizyon kuruluşunda %10’dan fazla hissesine sahip olanların kamu taahhütlerini kabul edemeyeceğini belirtmiştir. Bu bağlamda, 4 nolu Görev Bölgesinde elektrik dağıtım ve ticareti yapma yetkisi verilen … Enerji Dağıtım Limited Şirketi’nin durumu, söz konusu […]

→

Belediyelerin kurduğu şirketlerde çalışanların aylık ve yollukları özel hukuk hükümlerine tabi olup 3659 ve 6245 sayılı kanunlar uygulanamaz. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, belediyelerce sermayelerinin yarısından fazlasına katılmak suretiyle kurulan şirketlerde çalışan personelin aylık ve yolluklarının, 3659 sayılı Bankalar ve Devlet Müesseseleri Memurları Aylıklarının Tevhid ve Teadülü Hakkında Kanun ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu kapsamında olup olmadığını değerlendirmiştir. İlgili kanunların hükümleri gereği, bu şirketlerde çalışan personelin aylıklarının 3659 sayılı Kanun’a, yolluklarının ise 6245 sayılı Harcırah Kanunu’na […]

→

Memurların görev suçlarında zamanaşımını etkileyen sebeplerin netleştirilmesi için Danıştay’dan görüş talebi kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat çerçevesinde yürütülen soruşturmalarda, sanığın ifadesinin alınması ve bu amaçla çıkarılan celp veya ihzar müzekkerelerinin, Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesi uyarınca zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılıp sayılmayacağı konusunda tereddütler olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde öngörülen zamanaşımının durması için yetkili makamın soruşturma emri verdiği tarihin mi yoksa […]

→

Belediye meclis kararlarının imar kanununa aykırılığı iddiasıyla iptali istemi ve plan değişiklikleriyle uyumlu hale gelmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Merkez … Mahallesi … Caddesi’nin yol genişliğinin belirlenmesine ilişkin alınan belediye meclis kararlarının hukuka uygunluğunu incelemiştir. İlgili kararlar, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8/b ve 38. maddelerine aykırı olarak alındığı iddiasıyla iptal istemine konu olmuştur. Ancak, 21.2.1990 tarihli 150 sayılı karar ile caddenin genişliği 12.50 metre olarak belirlenmiş, daha sonra 3.4.1991 tarihli 323 sayılı […]

→

Büyük şehir belediyelerinin inşaat ruhsatı verme yetkisi ve 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun 74. maddesiyle ilçe belediyelerine devri uyuşmazlığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, büyük şehir belediyelerinin meydan, bulvar, cadde ve anayollardaki inşaatlarla ilgili ruhsat ve işlemleri yürütme yetkisinin ilçe belediyelerine ait olduğunu belirterek, bu konudaki hukuki uyuşmazlığı çözmüştür. Başvuruda, 4.4.1995 tarihli ve 41 sayılı kararın 7. maddesinin 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun 74. maddesine aykırı olduğu iddia edilmiştir. Danıştay, bu maddenin, olağan ve olağanüstü toplantılar veya görev […]

→

İmar planı değişikliğinin kamu yararı gözetilmeden yapı yoğunluğunu artırması nedeniyle iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklere aykırı olduğunu belirlemiştir. İlgili yönetmeliklerin 21, 22 ve 24. maddeleri, sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılmasının ve nüfus yoğunluğunun artırılmasının belirli şartlara bağlı olduğunu vurgulamaktadır. Bu bağlamda, imar planı değişikliklerinin kamu yararını gözetmesi ve sosyal altyapı ihtiyaçlarını karşılaması gerektiği ifade edilmiştir. Dava […]

→

Sendikaların denetimi denetleme kurullarına bırakılırken, Bakanlık yalnızca belirli durumlarda inceleme yapabilir ve şikayetleri değerlendirmekle yükümlüdür (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 4277 sayılı Kanun ile değişik 47. maddesi çerçevesinde, sendika ve konfederasyonlar üzerindeki denetim yetkisinin denetleme kurulları ve denetçilere bırakıldığını belirtmiştir. Bu durum, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sendikalar üzerindeki denetim yetkisini ortadan kaldırmakta ve yalnızca belirli durumlarda inceleme yapma yetkisi tanımaktadır. Bakanlık, sendikaların işleyişi ile ilgili olarak yalnızca duyum, […]

→