Teminat iadesi talebinin reddi üzerine Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının hukuki etkileri değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesi kapsamında istenilen 3.218.086,75 TL tutarındaki teminatın iadesi talebinin reddedilmesi üzerine açılan davada, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının etkilerini değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi, teminat istenilmesine ilişkin hükümlerin iptaline karar vermiştir. Bu iptal, teminatın üst sınırına dair bir düzenleme olmaması ve mükelleflerin haklarının ihlaline yol açabilecek […]

→

Elektronik tebligatın hukuki geçerliliği ve mükellefiyetin sona ermesi durumundaki tebligat usullerinin değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, Turbo Dış Tic. Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ödeme emrinin iptaline ilişkin davayı incelemiştir. Asıl borçlu şirketin mükellefiyeti 30/09/2020 tarihinde re’sen terk edilmiş olmasına rağmen, 25/01/2022 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edilen ödeme emrinin usulüne uygun olmadığına karar verilmiştir. Vergi Usul Kanunu’nun 101. maddesi gereğince, mükellefiyetin sona ermesi […]

→

Davacı şirketin aracının 2918 sayılı Kanun’a göre trafikten men edilmesi işleminin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin aracının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3. maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacı ile başka bir şirket arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin, belediye sınırları içinde yapılan taşımacılığı kapsamadığını, dolayısıyla yurt içi ticari yolcu taşımacılığı kurallarına aykırı olduğunu […]

→

Disiplin cezası verilmeden önce memurun savunma hakkının tanınmaması, 442 sayılı Köy Kanunu ve Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği açısından hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının güvenlik korucusu olarak görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca memurların savunma hakkının tanınmadığı durumlarda disiplin cezası verilemeyeceğine dikkat çekmiştir. Dava konusu işlemin dayanağı olan 442 sayılı Köy Kanunu’nun Ek 18. maddesi ve Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri incelendiğinde, davacının göreve gitmemesi nedeniyle […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın değerlendirilmesinde kodlama verilerinin hukuka uygunluğu ve kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali üzerindeki etkisi (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, polis memuru olan davacının, FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve uğradığı zararın tazmini talebini içermektedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını gösteren kodlamaların yanı sıra, hakkında açılan ceza soruşturmasında yeterli somut delil bulunmadığını belirterek, kamu görevinden çıkarılma işleminin […]

→

Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımında Vergi Mahkemesinin Hukuki Değerlendirme Yükümlülüğü ve Reeskont Faiz Oranı Uygulaması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Daire, davacı şirketin ilişkili firmalara karşılıksız borç vermesi ve bu borçlar için faiz tahakkuk ettirmemesi nedeniyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu iddiasıyla yapılan vergi tarhiyatını incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, vergi inceleme raporundaki tespitlere dayanarak davayı reddetmiş, Bölge İdare Mahkemesi ise istinaf başvurusunu hukuka uygun bulmuştur. Ancak Danıştay, vergi mahkemesinin, transfer […]

→

Teminat alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırılığı ve iptal edilen düzenlemelerin etkisi değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesi uyarınca davacıdan istenilen teminat alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali talebini değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 22/03/2023 tarihli kararıyla, 153/A maddesinin bazı hükümleri iptal edilmiştir. Bu iptaller, teminat isteme işlemlerinin hukuka aykırı hale gelmesine yol açmıştır. Danıştay, iptal edilen düzenlemelerin geriye yürümemesi gerektiğini, ancak Anayasa […]

→

Trafikten men edilen aracın servis taşımacılığı için gerekli izinlerin yokluğunda hukuka aykırılık tespiti nasıl yapılır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin … plakalı aracının 60 gün süreyle trafikten men edilmesi ve sürücüye verilen 5.010,00 TL idari para cezasının iptali talebini incelemiştir. İlk derece mahkemesi, aracın servis taşımacılığı yaptığı ve gerekli izinlerin bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, ilk mahkeme kararını onayarak, davacının ceza ile ilgili ehliyetinin bulunmadığını belirtmiştir. Danıştay, […]

→

İzinsiz ticari yolcu taşımacılığı iddiasıyla aracın trafikten men edilmesi hukuka uygun mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin, belediye sınırları içinde izinsiz ticari yolcu taşımacılığı yaptığı iddiasıyla aracının 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ve sürücüsüne idari para cezası verilmesine ilişkin işlemleri incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, tutanakta ticari faaliyete dair somut bir tespit bulunmadığı gerekçesiyle aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ayrıca, […]

→

Ceza soruşturması devam eden kişinin avukatlık kaydının bekletilmesi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, İstanbul 1 Nolu Baro levhasına avukat olarak yazılma talebinin reddine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararını incelemiştir. Davacı Bakanlık, hakkında devam eden ceza soruşturması nedeniyle avukatlık kaydının uygun bulunmadığını ileri sürmüştür. İdare Mahkemesi, ceza yargılaması sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle avukatlık kaydının iptaline karar vermiştir. Ancak, Danıştay, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun […]

→

Disiplin cezası gerektiren eylemlerde savunma hakkının ihlali, Köy Korucuları Yönetmeliği çerçevesinde nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, Köy Korucuları Yönetmeliği’ne dayanarak göreve gitmemesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davayı değerlendirmiştir. Anayasa’nın 129. maddesi, kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceğini belirtmektedir. Dava, 442 sayılı Köy Kanunu’nun Ek 18. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin […]

→

Disiplin cezası verilmeden önce savunma hakkının tanınmaması, güvenlik korucusunun görevine son verme işlemini hukuken geçersiz kılar mı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Kars İli, Kağızman İlçesi’nde görev yapan bir güvenlik korucusunun, Köy Korucuları Yönetmeliği’ne dayanarak göreve gitmediği gerekçesiyle görevine son verilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca, disiplin cezası verilmeden önce savunma hakkının tanınması gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu işlem, Anayasa Mahkemesi’nin 442 sayılı Köy Kanunu’nun ek 18. maddesini iptal etmesiyle hukuki dayanaktan […]

→

İdari yargının görev alanı dışında kalan işçilik alacakları uyuşmazlıklarının adli yargıda çözülmesi gerektiği hususunda Danıştay’ın görüşü nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kapatılan Feza Gazetecilik A.Ş. ve Cihan Haber Ajansı’nda çalıştığı döneme ilişkin işçilik alacaklarının ödenmesi talebini incelemiştir. Davacı, 668 sayılı KHK uyarınca kapatılan bu şirketlerdeki çalışması nedeniyle ödenmeyen kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı ve fazla çalışma ücretleri için dava açmıştır. İdare Mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir. Ancak Danıştay, idari yargının görev […]

→

Disiplin cezası uygulanmadan önce savunma hakkının tanınmaması, Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca hangi durumlarda hukuka aykırı kabul edilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının güvenlik korucusu olarak görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca savunma hakkının tanınmadığı durumlarda disiplin cezası verilemeyeceğine dikkat çekmiştir. Dava, Köy Korucuları Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri çerçevesinde, davacının göreve gitmemesi nedeniyle disiplin cezası uygulanması üzerine kurulmuştur. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ve sonrasında yürürlüğe giren […]

→

Disiplin cezasının uygulanabilmesi için kanuni dayanağın bulunmaması, Anayasa’nın 129. maddesi gereği savunma hakkının ihlali anlamına gelir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Kars İli’nde görevli bir güvenlik korucusunun, çağrıldığı halde göreve gitmemesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. Davacı, bu işlemin iptalini talep ederken, Anayasa’nın 129. maddesi gereği savunma hakkının tanınmadığını öne sürmüştür. Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine, temyiz istemi gündeme gelmiştir. Danıştay, […]

→