İdare mahkeme kararını 30 gün içinde uygulamazsa hizmet kusuru ve tazminat sorumluluğu doğar mı (KDK)

ÖZET: Başvuran, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru iken ihraç edilmesi üzerine, İdare Mahkemesi’ne başvurarak iptal davası açmış ve mahkeme tarafından yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Ancak, İçişleri Bakanlığı bu kararı 30 gün içinde uygulamamış, dolayısıyla hukuki bir uyuşmazlık doğmuştur. İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre, mahkeme kararlarının idare tarafından zamanında yerine getirilmesi zorunludur. İdarenin bu yükümlülüğünü yerine […]

→

Sosyal yardım başvurularında muhtaçlık durumu değerlendirmesi hangi kriterlere göre yapılmalıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın 14/07/2022 tarihinde aile destek programına yaptığı başvurunun, Şehitkamil Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından muhtaçlık durumu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yapılan şikâyeti kapsamaktadır. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin belirlilik ilkesine atıfta bulunularak, yasal düzenlemelerin açık, net ve uygulanabilir olması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, idarenin sosyal yardım başvurularını değerlendirirken belirli kriterlere […]

→

Trafo binasının farklı bir konuma taşınması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Amasya ilinde bulunan işletmesinin önündeki elektrik trafosunun taşınmasını talep etmiştir. Başvurusunda, trafonun işletmesinin ön cephesini kapattığını, yaya trafiğini engellediğini ve insan sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu öne sürmüştür. Ancak, Merzifon Belediye Başkanlığı ve Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (YEDAŞ) tarafından yapılan değerlendirmelerde, trafonun mevcut konumunun imar planına uygun olduğu, yaya ve araç yollarına engel […]

→

Ceza infaz kurumlarının doluluğu ve suç türü, nakil taleplerinin değerlendirilmesinde nasıl bir rol oynar (KDK)

ÖZET: Başvuran, avukatının bulunduğu ceza infaz kurumuna gelememesi ve ailesinin ziyaret edememesi nedeniyle İzmir veya Ege Bölgesindeki bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. İdare, başvuranın nakil talebini, talep edilen kurumların dolu olması ve başvuranın kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi gerekçeleriyle reddetmiştir. Hukuki değerlendirmede, başvuranın savunma hakkının kısıtlandığı iddiası, […]

→

Bilirkişilik başvurusunda mesleki tecrübe ve uzmanlık eksikliği başvurunun reddine neden olabilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kayseri Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından reddedilen “58-14 Ses ve Görüntü Kayıtlarının Metin Haline Dönüştürülmesi” alt uzmanlık alanına ilişkin başvurusunun kabul edilmesini talep etmiştir. Ancak, başvuranın yalnızca “elektrik teknisyeni” unvanıyla görev yaptığı ve bu alanda gerekli nitelik ve tecrübeye sahip olmadığı tespit edilmiştir. İdare, başvuranın başvurusunda eksik belgeler sunduğunu ve bu nedenle başvurusunun kısmen […]

→

Doçent unvanı kazanılmış olmasına rağmen kadroya atanmayan akademisyenin mali hakları talep edilebilir mi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, Batman Üniversitesi’nde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapan ve 16/03/2022 tarihinde Doçentlik unvanını kazanan başvuranın, doçent unvanına bağlı mali haklarının ödenmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, doçent unvanını aldıktan sonra ek gösterge, geliştirme ödeneği ve eğitim öğretim ödeneği gibi haklardan yararlanmak istemiştir. Ancak üniversite, başvuranın doçent kadrosuna atanmadığı gerekçesiyle bu talepleri reddetmiştir. Danıştay, başvuranın […]

→

Sözleşmeli er ve erbaşların kamu kurumlarına atanma taleplerinin yönetmelik gecikmesi nedeniyle hukuka aykırılığı nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun Ek-1’inci maddesi uyarınca, yedi hizmet yılını tamamlayan sözleşmeli er ve erbaşların kamu kurumlarına atanma taleplerinin hukuki dayanağını incelemektedir. Başvuran, ilgili yönetmeliğin henüz yürürlüğe girmemesi nedeniyle atama işlemlerinin gerçekleştirilemediğini belirtmiş ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. İdare, mevzuat değişiklikleri ve yönetmelik hazırlıklarının gecikmesi nedeniyle atama […]

→

Sözleşmeli personele nakdi yemek yardımı ödenmesi hukuka aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay’ın kararında, sözleşmeli personellere mevzuat ve sözleşmelerde öngörülmediği halde nakdi yemek yardımı ödenmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi gereğince, sözleşmeli personele sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılamayacağı vurgulanmıştır. Bu çerçevede, sözleşmeli personelin yemek yardımı almasının, sosyal hak niteliği taşıdığı ancak […]

→

Sosyal denge tazminatının yargı denetiminden muafiyeti kamu zararını önler mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, sosyal denge tazminatının hukuki durumunu ele alarak, 7421 sayılı Kanun’un 10. maddesi çerçevesinde yapılan ödemelerin yargı denetiminden muaf olduğunu belirtmektedir. 306 sayılı Ek İlamın 1. ve 2. maddelerinde yer alan tazmin hükmü, 7421 sayılı Kanun’un geçici maddesi gereği, mali yargılama ve takibat yapılamayacağı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bu durum, kamu idarelerinin sosyal […]

→

Ecrimisil bedelinin belirlenmesinde emsal kira bedellerinin dikkate alınması gerekliliği ve yeni bilirkişi raporu talebi üzerine Danıştay’ın İdare Mahkemesi kararını bozması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Hazineye ait bir taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle talep edilen ecrimisil bedelinin belirlenmesi konusunda önemli bir karar vermiştir. Davacı, taşınmazın spor kompleksi olarak kullanıldığını ve bu nedenle ecrimisil talep edildiğini belirtmiştir. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin bir kısmını iptal etmiş, ancak diğer kısmını reddetmiştir. Danıştay, önceki kararında, davacı adına […]

→

Sosyal denge sözleşmesi ile belediye başkanına yemek yardımı ödenmesi hukuka aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediye başkanına yemek yardımı adı altında yapılan ödemenin hukuki dayanağını ve geçerliliğini incelemektedir. 34259 İlam sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilen 116 sayılı İlamın 9. maddesi, sosyal denge sözleşmesine dayanarak belediye başkanına yemek yardımı ödenmesini öngörmektedir. Ancak, 7421 sayılı Kanun’un 10. maddesi, sosyal denge tazminatı ödemeleri ile ilgili olarak idari […]

→

Sözleşmeli personele nakdi yemek yardımı ödenmesi sosyal hak olarak kabul edilip mevzuata aykırılık teşkil etmez mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, sözleşmeli personellere mevzuat ve sözleşmelerde öngörülmediği halde nakdi yemek yardımı ödenmesi durumunu değerlendirmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca, sözleşmeli personelin sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılmaması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, söz konusu yemek yardımı, sosyal hak niteliğinde bir ödeme olarak değerlendirilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi gereğince, […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemelerinde tavan sınırının aşılması hukuka aykırılık teşkil eder mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, sosyal denge tazminatı ödemeleri ile ilgili hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Sorumlular, 7421 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince, sosyal denge tazminatı ödemeleri nedeniyle idari veya mali yargılama yapılamayacağını öne sürerek, 95 sayılı İlamın iptalini talep etmişlerdir. Sayıştay, bu talebi değerlendirerek, ilgili ilamın 7421 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında olduğunu ve bu […]

→

Sözleşmeli personele nakdi yemek yardımı ödenmesi 5393 sayılı Kanun’a aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, sözleşmeli personellere mevzuat ve sözleşmelerde öngörülmediği halde nakdi yemek yardımı ödenmesi nedeniyle oluşan tazminatın hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi ve ilgili sözleşme hükümleri gereğince, sözleşmeli personele sözleşme ücreti dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamayacağı vurgulanmıştır. Bu bağlamda, sözleşmeli personelin sosyal hakları ile ilgili düzenlemelerin, devlet memurlarına […]

→

Sosyal denge sözleşmesi çerçevesinde yapılan ödemeler yasal sınırları aşarsa mali yargılama yapılabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 2015 yılında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi çerçevesinde memurlara yapılan ölüm yardımlarının tavan tutarını aşan ödemelerin hukuki durumunu incelemektedir. 7421 sayılı Kanun’un 10. maddesi, sosyal denge tazminatı ödemeleri nedeniyle idari veya mali yargılama yapılamayacağını belirterek, bu tür ödemelerin yargı denetiminden muaf tutulduğunu ifade etmektedir. Bu bağlamda, ilgili İlamın 10. maddesi, sosyal denge […]

→