Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi kriterlerle değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki bir çerçeve sunmaktadır. Başvuran, ailesinin yaşadığı yere yakın bir infaz kurumuna nakil talep etmiş, ancak Adalet Bakanlığı, infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle bu talebi reddetmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını hükümlünün […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi kriterlere göre değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında amaç, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve suç işlemesini engellemektir. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. Ancak, 5275 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesine dair emredici […]

→

Doçent unvanına sahip ancak doçent kadrosuna atanmayan öğretim görevlisinin mali haklardan yararlanamaması hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Bu karar, Batman Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapan bir başvuranın, doçent unvanını kazandığı tarihten itibaren doçentlere tanınan mali haklardan yoksun kaldığı iddiasına ilişkindir. Başvuran, doçentlik unvanını aldıktan sonra ek gösterge, geliştirme ödeneği ve eğitim öğretim ödeneği gibi haklardan yararlanamadığını belirterek, bu hakların kendisine ödenmesini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın doçent unvanına sahip […]

→

Üst kurul üyelerinin mali hakları 375 sayılı KHK kapsamında değerlendirilebilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu karar, 375 sayılı KHK’nın Ek 11 inci maddesi (b) bendi ile 5018 sayılı Kanun’a ekli cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumların mali haklarına getirilen sınırlamaları incelemektedir. 15.01.2012 tarihinden sonra göreve başlayan üst kurul üyelerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, bakanlık müsteşar yardımcısının emsal alınması gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, Temyiz Kurulu, üst kurul […]

→

Üst Kurul üyelerinin mali hakları 6112 sayılı Kanun’a göre belirlenirken 375 sayılı KHK’nın ek 11. maddesi uygulanabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 8. Dairesi, 15.01.2012 tarihinden sonra göreve başlayan Üst Kurul üyelerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde 375 sayılı KHK’nın ek 11. maddesinin uygulanmadığına ve bu üyelerin 6112 sayılı Kanun’un 39. maddesine göre en yüksek devlet memuru için belirlenen ödemeler dâhil haklardan yararlanması gerektiğine hükmetmiştir. Temyiz dilekçelerinde, Üst Kurul üyelerinin TBMM tarafından seçilmesi ve kadro […]

→

Üst Kurul üyelerinin maaş ödemelerinde 375 sayılı KHK’nın ek 11. maddesi uygulanabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 8. Dairesi, 15.01.2012 tarihinden sonra göreve başlayan Üst Kurul üyelerine yapılan maaş ödemelerinin 375 sayılı KHK’nın ek 11. maddesine tabi olmadığını ve bu nedenle 6112 sayılı Kanun’un 39. maddesi uyarınca hesaplanması gerektiğini belirterek, bu ödemelerin hukuka aykırı olduğunu ve kamu zararına yol açtığını tespit etmiştir. Üst Kurul üyelerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından […]

→

Üst kurul üyelerinin yurtdışı gündeliklerinin yanlış hesaplanması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, üst kurul üyelerinin yurtdışı gündeliklerinin tespitinde uygulanan mevzuatın yanlış yorumlanması nedeniyle kamu zararına yol açıldığına dair bir değerlendirme içermektedir. 375 sayılı KHK’nın Ek 11 inci maddesi (b) bendi gereğince, 15.01.2012 tarihinden sonra göreve başlayan üst kurul üyelerinin yurtdışı gündeliklerinin belirlenmesinde bakanlık müsteşar yardımcısının emsal alınması gerektiği, ancak 6112 sayılı Kanun’un 39 […]

→

Olumsuz nitelik belgesinin icrai işlem niteliği taşıdığı ve iptal davasına konu edilebileceği değerlendirilerek davanın esasının incelenmesi gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının olumsuz nitelik belgesinin iptali istemiyle açtığı davanın esasının incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme, olumsuz nitelik belgesinin, idari bir makam tarafından düzenlendiği ve tek yanlı bir irade açıklaması niteliği taşıdığı için icrai bir işlem olduğunu belirtmiştir. Bu belgenin, kamu görevlisinin meslek yaşamını etkileyen hukuki sonuçlar doğurması nedeniyle, iptal davasına konu edilebileceği […]

→

Üst kurul üyelerinin mali haklarının 6112 sayılı Kanun’a göre belirlenmesi 375 sayılı KHK’ya aykırılık teşkil eder mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu karar, 375 sayılı KHK’nın Ek 11 inci maddesi (b) bendi ile 5018 sayılı Kanun’a ekli cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumların kadro ve pozisyonlarına 15.01.2012 tarihinden sonra atanan üst kurul üyelerinin mali ve sosyal haklarına getirilen sınırlamaları incelemektedir. Üst kurul üyelerinin TBMM tarafından seçilmesi nedeniyle, 375 sayılı KHK kapsamında olmadıkları yönünde alınan […]

→

Kurul kararlarına dayanan harcamalarda yetkililerin sorumluluğu hakkaniyet ilkesine aykırı mıdır (Sayıştay)

ÖZET: Bu karar, kamu harcamalarının yönetim kurulu ve benzeri organlar tarafından alınan kararlarla yapılması durumunda harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu incelemektedir. Yargı denetimi öncesinde, bu kararların hukuki meşruiyetine itiraz etme yükümlülüğü bulunmadığı belirtilmektedir. Anayasa ve 657 sayılı Kanun hükümleri, kamu görevlilerinin amirlerinin emirlerine uyması gerektiğini ifade etse de, bu durumun yönetim kurulu kararları için […]

→

Üst Kurul üyelerinin mali haklarında 375 sayılı KHK yerine 6112 sayılı Kanun’un uygulanması gerektiği kararı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 8. Daire, 15.01.2012 tarihinden sonra göreve başlayan Üst Kurul üyelerine yapılan ödemelerin 375 sayılı KHK’nın Ek 11 inci maddesi kapsamına girmediğine ve bu nedenle 6112 sayılı Kanun’un 39. maddesinin uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Üst Kurul üyelerinin TBMM tarafından seçilmesi ve Anayasa’nın 133. maddesi gereği bağımsız bir otorite olarak düzenlenmesi, bu üyelerin diğer düzenleyici ve […]

→

Kurul kararlarına dayalı ödemelerde kamu zararı sorumluluğu harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerine yüklenebilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 375 sayılı KHK’nın Ek 11. maddesi gereğince, 15.01.2012 tarihinden sonra göreve başlayan Üst Kurul üyelerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, TBMM tarafından seçilmeleri nedeniyle bu düzenlemenin dışında kaldıkları iddia edilmiştir. Ancak, yapılan ödemelerin 6112 sayılı Kanun’un 39. maddesine göre en yüksek devlet memuru emsal alınarak yapılması, mevzuata aykırı bir durum yaratmış ve […]

→

Belediye Encümeninin Yetki Sınırları ve Gerekçesiz Kapanış Saati Değişikliği Üzerine Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, umuma açık işyerlerinin açılış ve kapanış saatlerinin belirlenmesine ilişkin bir uyuşmazlıkta, belediye encümeninin bu konuda yetkili olduğunu ancak bu yetkinin sınırsız olmadığını vurgulamıştır. İlgili mevzuat gereği, encümenin takdir yetkisini kullanırken somut ve haklı gerekçelere dayanması gerektiği, aksi takdirde işyerlerinin faaliyetlerini olumsuz etkileyecek düzenlemelerin hukuka aykırı olacağı ifade edilmiştir. Dava konusu olan […]

→

Üst Kurul kararları nedeniyle oluşan kamu zararından harcama yetkilileri sorumlu tutulabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, 375 sayılı KHK’nın Ek 11 inci maddesi ile belirlenen sınırlamaların, TBMM tarafından seçilen Üst Kurul üyeleri için geçerli olmadığına dair alınan kararın hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Üst Kurul üyelerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde 6112 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin esas alınması gerektiği, ancak bu durumun 375 sayılı KHK’nın hükümleriyle çeliştiği ifade […]

→

Davacının TSK’dan ayırma işleminin hukuka uygunluğu ve yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararı, ceza yargılaması sonuçlarına rağmen bozuldu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin kararını incelemiştir. Mahkeme, davacının eylemlerinin sübut erip ermediği yönünde bir değerlendirme yapmadan, adli soruşturma sonuçlarına dayanarak ayırma işleminin hukuka aykırı olmadığına karar vermiştir. Ancak, davacının resmi belgede sahtecilik suçundan aldığı mahkumiyetin Yargıtay tarafından bozulması ve beraat kararı verilmesi, yargılamanın yenilenmesi […]

→