OYAK birikimlerinin yasal faiz yerine kar payı ile ödenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 31 Temmuz 2016 tarihinde 682 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığını ve OYAK’taki birikimlerinin durumu hakkında çeşitli yazılı başvurular yaptığını belirtmiştir. Ancak, bu başvurulara tam ve net cevaplar alamadığını, OYAK’tan çıkarılmasıyla ilgili olarak kendisine sunulan seçeneklerin yeterince açıklanmadığını ifade etmektedir. Başvuran, birikimlerinin yasal faiz oranı yerine üyelere verilen nema oranıyla ödenmesini talep etmektedir. […]

→

Emekli olan sağlık personelinin kendi sınıfı dışında bir kadroya atanması halinde uygulanması gereken ek gösterge oranı (ÇŞB)

ÖZET: Emekli sağlık personelinin kendi sınıfı dışında bir kadroya atanması durumunda uygulanacak ek gösterge oranları hakkında önemli bilgiler sunulmuştur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, emekli olan sağlık çalışanlarının daha önceki görevlerinde kazandıkları ek göstergelerin, yeni atandıkları kadrolarda da dikkate alınması gerektiği belirtilmektedir. Bu bağlamda, sağlık hizmetleri sınıfında görev yaparken 2200 ek gösterge […]

→

İmar planında tekne imal çekek ve bağlama iskelesi kullanım kararı bulunan taşınmazda yat limanı faaliyetli iş yeri için ruhsat düzenlenebilir mi (ÇŞB)

ÖZET: Tekne imal, çekek ve bağlama iskelesi ile dolgu alanı kullanımına ilişkin taşınmazlarda, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi konusunda yapılan değerlendirmeler, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. Belediyeniz tarafından onaylanan imar planında belirtilen bu alanlarda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen Kıyı Tesisi İşletme İzin Belgesi mevcutsa, işyeri açma ve çalışma ruhsatı talebinin kabul edilmesi […]

→

Ecrimisil alacağının tahsili için borcun doğduğu dönemde kanuni temsilci olmayan kişinin sorumluluğu değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava konusu borcun, … Derneği’nin 01/11/2011-22/12/2014 tarihleri arasındaki döneme ait olduğu ve derneğin yönetim kurulu kararlarıyla temsil yetkisinin başka üyelere verildiği tespit edilmiştir. Bu durum, davacının borcun doğduğu dönemde derneğin kanuni temsilcisi olmadığını göstermektedir. 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi gereğince, […]

→

Danıştay’ın temyiz başvurusunda idare ve vergi mahkemesi kararlarının bozulma şartları ile adil yargılanma hakkının ihlali iddialarının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, temyiz başvurusunu değerlendirirken, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen sebeplerle bozulabileceğine dikkat çekmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafın ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporunun usulsüz tebliğ edildiği ve bu nedenle […]

→

Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygunluğu ile adil yargılanma hakkının ihlali iddialarının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacının ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Hakkaniyete uygun bir yargılama için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin sağlanması […]

→

Kanuni temsilci olmayan yönetim kurulu üyesinin ecrimisil borcundan sorumlu tutulamayacağı ve ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptaline ilişkin davada, borcun doğduğu dönemde davacının kanuni temsilci olup olmadığını değerlendirmiştir. 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi gereğince, bir tüzel kişiliğin borçlarından kanuni temsilcilerin sorumlu tutulabilmesi için, borcun doğduğu tarihlerde temsilci olma şartı aranmaktadır. Davacı, derneğin yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, temsil yetkisi başka üyeler […]

→

İşyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile kapatma işlemlerinin yetki aşımına ilişkin hukuki değerlendirme ve Danıştay’ın karar süreci (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali konusunda yetki aşımına ilişkin bir uyuşmazlığı değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali için belediye başkanı tarafından karar alınması gerektiğini belirtmiş, ancak işyeri faaliyetinin kapatılması yönündeki işlemin belediye encümeni tarafından tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Ancak, Danıştay, işyeri ruhsatının iptaline dair kesinleşmiş […]

→

Amme alacaklarının tahsilinde kanuni temsilcilerin, görevde olmadıkları dönemdeki eylemlerden sorumlu tutulamayacağı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava konusu olan ödeme emri, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenmiş, ancak davacının, alacağın doğduğu tarihlerde derneğin kanuni temsilcisi olmadığı belirlenmiştir. Davacı, 21/05/2014 tarihinden sonra yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, temsil yetkisi başka üyelere verilmiş […]

→

Disiplin cezası ve ceza hukuku farklılıkları: Beraat kararı disiplin cezasını engellemez, emniyet müdürüne disiplin cezası uygulanabilirliği. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, bir emniyet müdürünün disiplin cezasına ilişkin uyuşmazlıkta, davacının “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçundan beraat etmesinin, disiplin cezası uygulanmasına engel oluşturmayacağına karar vermiştir. Mahkeme, disiplin hukuku ile ceza hukuku arasındaki farklılıkları vurgulayarak, beraat kararının disiplin cezası açısından geçersiz olduğunu belirtmiştir. Davacının, görevini kötüye kullanarak bir turizm şirketine menfaat sağladığına […]

→

Memurların naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeden kullanılması durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların naklen atanmasında idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması gerektiğini vurgulamaktadır. Davacı, Kültür ve Turizm İl Müdürü olarak görevden alınmasına ve uzman kadrosuna atanmasına itiraz etmiştir. İdare, davacının görevinde başarısız olduğu ve müze müdürü ile arasında güvensizlik ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle atama işlemini gerçekleştirmiştir. Ancak, inceleme raporunda davacının mobbing […]

→

Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygunluğu ile bilirkişi raporuna itiraz imkanının bulunmaması durumunda adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenmesi için belirli sebeplerin varlığını gerektirdiğini belirtmiştir. Temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacının ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ifade edilmiştir. Dava sürecinde, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz etme imkanının bulunmadığı […]

→

Ecrimisil alacağının tahsilinde kanuni temsilcinin borcun doğduğu dönemde temsil yetkisine sahip olması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirmiştir. Dava konusu borcun, belirli bir döneme ait olduğu ve bu dönemde derneğin yönetim kurulu üyeleri arasında temsil yetkisinin başka kişilere devredildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, davacının borcun doğduğu dönemde derneğin kanuni temsilcisi olmadığı, dolayısıyla kamu alacağının doğmasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı […]

→

Belediye başkanının temsil giderleri, 5393 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi çerçevesinde takdir yetkisi dahilinde harcanabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, belediye başkanının temsil, ağırlama ve tören giderlerini kullanma yetkisini ve bu giderlerin bütçeden karşılanabileceğini vurgulamaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili yönerge hükümleri çerçevesinde, belediye başkanının takdirine bağlı olarak yapılan harcamaların, mahalli örf ve adetlere uygun etkinlikler için yapılabileceği belirtilmiştir. Raporda, 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ne aykırılık iddiaları olsa da, bu giderlerin belediye […]

→

Kanuni temsilci olmayan yönetim kurulu üyesinin ecrimisil borcundan sorumlu tutulamayacağına dair içtihat oluşturulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirirken, davacının dernekteki yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, borcun doğduğu dönemde kanuni temsilci olmadığını tespit etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının temsil yetkisinin başka üyeler tarafından kullanıldığını belirlemiş ve bu nedenle davacının 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağına karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, […]

→