Ecrimisil bedelinin hukuka aykırı ve uygun kısımlarının belirlenmesi ve idare mahkemesi kararının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Tekirdağ ili Hürriyet mahallesinde bulunan bir taşınmazın işgali nedeniyle tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin iptali istemiyle açılan davada, idare mahkemesinin kararını temyiz eden davalı idarenin taleplerini değerlendirmiştir. Dava konusu ecrimisil bedelinin bir kısmının hukuka aykırı olduğu, diğer kısmının ise hukuka uygun bulunduğu belirtilerek, iptal edilen miktarın 6.897,86 TL olduğu ifade edilmiştir. Davalı […]

→

Ecrimisil bedelinin hesaplanmasında işgal alanının idare tespitinin üzerinde belirlenmesinin hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Şanlıurfa’da bir taşınmazın işgali nedeniyle talep edilen ecrimisil bedelinin hesaplanmasında hukuka uyarlık bulunmadığına karar vermiştir. Davacı, taşınmazın belirli bir kısmını işgal ettiğini kabul etmekle birlikte, idare tarafından belirlenen işgal alanının 543,00 m² olarak tespit edilmesine itiraz etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak işgal alanını 663,01 m² olarak belirlemiş ve bu doğrultuda ecrimisil […]

→

Yargılama giderlerinin eksik hesaplanması nedeniyle mahkeme kararının düzeltilmesi ve adil paylaştırma gerekliliği üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyiz incelemesi sonucunda, İdare Mahkemesi’nin kararını usul ve hukuka uygun bulmuştur. Davacının, yargılama giderlerine ilişkin temyiz istemi, mahkeme kararında yargılama giderlerinin eksik hesaplandığı iddiasına dayanmaktadır. Mahkeme, davacının karşılamış olduğu yargılama giderleri arasında bilirkişi masraflarını dikkate almamış, bu durum ise kararın düzeltilmesini gerektirmiştir. […]

→

Hazineye ait taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil talebinin 4706 sayılı Kanun’un Geçici 12. maddesi gereğince kısmen iptali ve hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, temyiz edilen kararın hukuka uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmetmiştir. Dava, Hazineye ait bir taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil talebine ilişkindir. İdare Mahkemesi, 4706 sayılı Kanun’un Geçici 12. maddesi gereğince, belirli bir tarihten sonra ecrimisil alınamayacağına dair düzenlemeyi dikkate alarak, 01/10/2004-11/03/2008 tarihleri arasındaki ecrimisil talebinin iptaline, […]

→

Ecrimisil talebinin fuzulen işgal nedeniyle hukuka uygunluğu ve bilirkişi raporunun değerlendirilmesi üzerine Danıştay’ın temyiz incelemesi sonuçları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, 2021/11568 E. ve 2022/4694 K. sayılı kararında, temyiz istemlerinin reddine ve İdare Mahkemesi kararının onanmasına hükmetmiştir. Uyuşmazlık, Muğla ili Bodrum ilçesinde bulunan bir taşınmazın fuzulen işgali nedeniyle ecrimisil talebine ilişkindir. Davacı, işgal süresinin turizm sezonuna denk geldiğini ve bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Davalı idare ise, işgalin hukuka uygun […]

→

Emniyet amirliği terfi sınavına kabul edilmeyen davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle sınava katılım hakkı tanınması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının emniyet amirliği terfi sınavına kabul edilmemesine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Davacı, 04/09/2006 tarihinden itibaren (A) grubu polis âmiri statüsünde bulunmakta olup, bu tarihten itibaren zorunlu bekleme süresini doldurmuş durumdadır. İdare Mahkemesi, Danıştay’ın daha önceki bozma kararına uyarak, davacının komiser rütbesine terfi ettirilmesi ve ardından başkomiser rütbesine geçişinin hukuken mümkün […]

→

Kira ödemelerinin başlangıç tarihinin ertelenmesi kamu zararı oluşturur mu? (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2020 yılında gerçekleştirilen bir ihale sürecinde, kiracı firma tarafından kira ödemelerinin başlangıç tarihinin ihale dokümanında belirlenen azami sürenin üzerinde ertelendiği gerekçesiyle kamu zararı oluştuğu iddialarını değerlendirmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılan işlemlerin, kiracının geçici inşa yatırımları nedeniyle kira süresinin uzatılmasına olanak […]

→

İl Sağlık Müdürlüğü’nün İhale Süreçlerinde DMO Protokolüne Aykırılık İddiası Kamu Zararını Doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan ihale süreçlerinin, Sağlık Bakanlığı ile Devlet Malzeme Ofisi arasında imzalanan “Tedarik İşbirliği Protokolü”na uygun olarak yürütülmediği ve bu nedenle kamu zararına yol açtığı iddialarını incelemektedir. İlgili protokol gereği, belirli ürünlerin ihale süreçlerine konu edilmemesi gerektiği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, İl Sağlık Müdürlüğü’nün bu ürünler için ihale […]

→

Dava sürecinde taraflardan birinin ölümü halinde davanın takibi için mirasçıların rolü ve mahkemenin dosyayı işlemden kaldırma yükümlülüğü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, davacının 22/10/2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, davanın devamı için gerekli işlemlerin yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Dava sürecinde taraflardan birinin ölümü, davanın takibi açısından önemli bir değişiklik yaratmakta ve bu durumda ilgili mahkemece dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Davalı idarenin karar düzeltme talebi, davacının vefatından […]

→

İhale yoluyla tedarik edilen tıbbi sarf malzemeleri için DMO aracılığıyla alım yapılması gerektiği durumlarda kamu zararı oluşumu nasıl değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bir ihale kapsamında, belirli tıbbi sarf malzemelerinin Devlet Malzeme Ofisi (DMO) aracılığıyla tedarik edilmesi gereken durumlarda, bu süreçlerin ihale yoluyla gerçekleştirilmesi nedeniyle kamu zararının oluştuğunu belirtmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde, Sağlık Bakanlığı ile DMO arasında imzalanan “Tedarik […]

→

Ecrimisil alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin, kira sözleşmesine dayalı kullanım nedeniyle hukuka uygun olmadığı iddiası (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir spor kulübü derneğinin ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemi üzerine yapılan temyiz başvurusunu değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının taşınmazı İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile yaptığı kira sözleşmelerine dayanarak kullandığını ve bu nedenle fuzuli işgalin söz konusu olmadığını belirterek, ecrimisil talebinin hukuka uygun olmadığına karar vermiştir. Danıştay, İdare Mahkemesi’nin […]

→

Aday memurun naklinin yapılamayacağı ile memur iken istifa edenlerin bekleme süresi (ÇŞB)

ÖZET: Aday memurların nakil işlemleri ve istifa durumlarında bekleme süreleri hakkında belirli kurallar bulunmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 54. maddesi, aday memurların başka kurumlara nakil edilemeyeceğini belirtirken, 92. madde, kendi isteğiyle görevinden ayrılanların belirli şartlar altında yeniden atanabileceğini ifade etmektedir. Ancak, bu durum yalnızca 657 sayılı Kanun’a tabi olmayan personel için geçerlidir. Özellikle, Türk […]

→

Biyokimya bölümü mezunlarının kimyager unvanında sözleşmeli olarak istihdam edilebileceği (ÇŞB)

ÖZET: Biyokimya bölümü mezunlarının kimyager unvanıyla sözleşmeli olarak istihdam edilebileceği, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi gereğince, belediyelerde çeşitli uzmanlık alanlarında sözleşmeli personel çalıştırılabilmektedir. Bu kapsamda, biyokimya mezunlarının kimyager unvanıyla istihdam edilmesi mümkündür, ancak bu kişilerin, ilgili kadro unvanının gerektirdiği niteliklere sahip olmaları şarttır. Bakanlığın 2021 […]

→

Kamu kurumlarında memur atamalarında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu kurumlarında memur atamalarında idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. Davacı, daire başkanı olarak görev yaparken, herhangi bir disiplin cezası veya yetersizlik tespiti olmaksızın şube müdürü olarak atanmıştır. Davalı idare, bu atamayı haklı kılacak somut bir gerekçe sunamamıştır. Mahkeme, davacının kariyer ve liyakat ilkelerine […]

→

Memurların atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. İdari yargı, bu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığını kanıtlayan durumlarda, idari işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verebilir. Dava konusu olayda, davacının şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin, kamu yararı […]

→