Kamu kurumlarında memur atamalarında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu kurumlarında memur atamalarında idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. Davacı, daire başkanı olarak görev yaparken, herhangi bir disiplin cezası veya yetersizlik tespiti olmaksızın şube müdürü olarak atanmıştır. Davalı idare, bu atamayı haklı kılacak somut bir gerekçe sunamamıştır. Mahkeme, davacının kariyer ve liyakat ilkelerine […]

→

Memurların atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu belirtmiştir. İdari yargı, bu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığını kanıtlayan durumlarda, idari işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verebilir. Dava konusu olayda, davacının şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin, kamu yararı […]

→

Rütbe terfilerinde liyakat esasının önemi ve idarenin takdir yetkisinin objektif kullanımı gerektiği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir komiser yardımcısının 2015 yılı rütbe terfi döneminde terfi ettirilmemesi üzerine açtığı davayı incelemiştir. Davacı, terfi etmemesi nedeniyle yoksun kaldığı maaş farkları ve özlük haklarının ödenmesini talep etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının terfi etmemesine ilişkin işlemin iptaline karar vermiş, ancak Danıştay Beşinci Dairesi, liyakat koşullarının yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle bu kararı bozmuştur. Yeniden […]

→

Avukatlık vekalet ücretinin ödenmesinde memur maaş katsayısındaki artışa göre fark ödemesi yapılmasının hukuka aykırılığı ve kamu zararı oluşturması durumu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, avukatlık vekalet ücretinin ödenmesiyle ilgili hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. 2018 yılının ilk yarısında ödenen vekalet ücretinin, ikinci yarıda memur maaş katsayısındaki artışa göre fark ödemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Mevzuata göre, avukatlık vekalet ücretinin yıllık üst sınırının belirlenmesinde, ödemenin yapıldığı tarihte geçerli olan memur maaş katsayısının esas alınması gerektiği […]

→

Avukatlık vekalet ücretinin yıllık üst sınırı üzerinden yapılan ödemelerde memur maaş katsayısındaki artışa dayalı fark ödemelerinin hukuka uygunluğu ve kamu zararı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, avukatlık vekalet ücretinin ödenmesiyle ilgili hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. 659 sayılı KHK ve ilgili mevzuata göre, avukatlık vekalet ücretinin yıllık üst sınırı belirlenmiş olup, bu ücretin hesaplanmasında, ödemenin yapıldığı tarihte geçerli olan memur maaş katsayısının esas alınması gerekmektedir. Yılın ilk yarısında yapılan ödemelerin ardından, ikinci yarıda memur maaş katsayısındaki artışa […]

→

Sayıştay’ın avukatlık vekalet ücretindeki fark ödemesinin hukuka aykırılığı ve kamu zararına yol açan mevzuat ihlali değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2019 yılı ilk yarısında ödenen avukatlık vekalet ücretinin, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artış nedeniyle yapılan fark ödemesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Mevzuata göre, avukatlık vekalet ücreti, yıllık üst sınır üzerinden ödenmeli ve bu ödemelerde geçerli olan memur maaş katsayısı dikkate alınmalıdır. Yılın ilk yarısında yapılan ödemeler, belirlenen yıllık üst sınır üzerinden […]

→

Sayıştay’ın avukatlık vekalet ücretleriyle ilgili memur maaş katsayısı artışının hukuka aykırılığı ve kamu zararına yol açan fark ödemeleri üzerine yaptığı değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2019 yılına ait avukatlık vekalet ücretlerinin ödenmesiyle ilgili olarak, yılın ilk yarısında yapılan ödemelerin ardından ikinci yarıda memur maaş katsayısındaki artış nedeniyle yapılan fark ödemelerinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 659 sayılı KHK’nın hükümleri gereğince, avukatlık vekalet ücretinin hesaplanmasında, dağıtımın yapıldığı tarihte geçerli olan memur maaş katsayısının esas alınması gerektiği belirtilmiştir. İlk yarıda […]

→

Tarımsal arazide bağ evi yapımına izin verilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Karabük Valiliği’ne ait tarımsal arazide bağ evi yapılmasına ilişkin izin talebinin reddine yönelik olarak yapılmıştır. Başvuran, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nde belirtilen kısıtlamaların, kendisine ait 3.175 m² büyüklüğündeki tarımsal arazisi için geçerli olmadığını savunmaktadır. İlgili mevzuat gereği, 0,5 hektardan küçük tarım arazilerinde tarımsal yapı sınırlaması […]

→

İdari yargıda re’sen araştırma ilkesi gereği keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın reddi hukuka aykırıdır, ecrimisil hesaplamasında emsal kira bedelleri dikkate alınmalıdır. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, idari yargıda re’sen araştırma ilkesinin geçerliliğini vurgulayarak, İdare Mahkemesi’nin keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme, davacıdan keşif ve bilirkişi avansı talep etmiş, ancak avansın yatırılmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın reddine hükmetmiştir. Danıştay, bu durumu hukuka aykırı bulmuş ve ecrimisil tutarının hesaplanmasında emsal taşınmazların kira bedellerinin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. […]

→

Disiplin cezası için kesin ve somut delil gerekliliği, suç kastı bulunmayan davacıya verilen cezanın hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için disipline aykırı eylemin usulüne uygun bir soruşturma ile ispatlanması gerektiğine vurgu yapmıştır. Davacı, yetkisini kötüye kullanmakla suçlanmış, ancak yapılan soruşturma sonucunda, davacının eyleminin suç kastı taşımadığı ve kesin delil bulunmadığı belirlenmiştir. Ceza mahkemesi, davacının beraatine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, disiplin cezasının hukuka uygun olduğu yönünde bir […]

→

Kamu görevlisinin terfi sürecinde liyakat ve eşitlik ilkesinin ihlali nedeniyle terfi ettirilmeme işleminin iptali ve haklarının iadesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, Muş ili Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının terfi ettirilmemesi üzerine açtığı davada, idare mahkemesinin kararını onayladı. Mahkeme, Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun terfi işlemi için belirlediği kriterlerin, liyakat değerlendirmesinde eşit ve objektif bir şekilde uygulanmadığını tespit etti. Bu durum, davacının terfi hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaştırdı. Mahkeme, davacının terfi […]

→

Ferî müdahilin, asıl tarafın iradesine aykırı olarak davayı sürdürememesi ve tek başına temyiz talebinde bulunamaması durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ferî müdahillik kavramını ve bunun adil yargılanma hakkıyla olan ilişkisini ele alarak, davanın tarafı olmayan bir ferî müdahilin, asıl tarafın iradesine aykırı olarak davayı sürdürebilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirtmiştir. Ferî müdahillerin, davanın sonucunu etkileyen menfaatleri olmasına rağmen, asıl tarafın temyiz iradesine bağlı olarak hareket etmeleri gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, ferî müdahilin […]

→

Polis memurunun meslekten çıkarma cezasının hukuka uygunluğu ve temyiz nedenlerinin yetersizliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir polis memurunun meslekten çıkarma cezasına ilişkin davada, İdare Mahkemesi’nin kararını temyiz incelemesi sonucunda onamıştır. Davacı, disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş, ancak mahkeme, davacının yetkisini kötüye kullandığını ve bu nedenle cezanın yerinde olduğunu belirtmiştir. Temyiz isteminin reddedilmesinin gerekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, idare ve […]

→

İdari yargıda takdir yetkisi ve kamu yararı ilkesiyle davacının atama işleminin iptali isteminin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, idare mahkemesinin verdiği kararın temyiz incelemesi sonucunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmetmiştir. Dava, davacının bölge müdürlüğüne bağlı bir yurtta müdür yardımcısı olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek işlemin […]

→

Hükümlülerin ailevi nedenlerle cezaevi nakil talepleri 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, kardeşlerinin Sakarya 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunması nedeniyle oraya nakil edilmek istemiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi gereğince, hükümlülerin nakledildikleri kurumda en az bir yıl kalmaları zorunludur. Başvuran, […]

→