Ecrimisil talebinin hukuka uygunluğu için fuzuli işgalin somut kanıtlarla ispatı gerekliliği ve taşınmazın planlaması arasındaki çelişki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, ecrimisil talebinin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, fuzuli işgalin somut ve şüpheden uzak bir şekilde kanıtlanması gerektiğine vurgu yapmıştır. Davacı kooperatifin, Hazineye ait taşınmaz üzerinde fuzulen işgalde bulunduğu iddiası, Alaçatı Belediye Başkanlığı’nın yazısıyla çelişmektedir. Bu yazıda, taşınmazın park ve çocuk bahçesi olarak planlandığı belirtilmiş, dolayısıyla davacının işgalinin söz konusu olmadığı ifade edilmiştir. Davalı […]

→

Aile hekiminin vitamin tavsiyesinin “kazanç getirici iş yapma yasağı” kapsamında değerlendirilmemesi ve sözleşme feshinin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul’daki bir aile hekimine yönelik disiplin soruşturması sonucunda verilen sözleşme feshi kararını iptal etti. Davacı, hastalarına vitamin ve gıda takviyesi ürünleri tavsiye ettiğini, ancak bu ürünlerin satışını yapmadığını belirtmiştir. Mahkeme, davacının eyleminin “Kazanç Getirici Başka Bir İş Yapma Yasağı” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, çünkü bu eylemin mesleki faaliyetten menfaat temin etme […]

→

Aile hekimliği sözleşmesinin feshi ve savunma hakkının etkin kullanımı değerlendirilerek hukuka uygunluk ilkesinin vurgulanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, aile hekimi olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshiyle ilgili olarak yapılan işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, aile hekimliği hizmet sözleşmesinin feshine itiraz etmiş, ancak mahkeme, davacının kazanç getirici başka iş yapma yasağını ihlal ettiğine dair yeterli delil bulunduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının savunma hakkının yeterince sağlanmadığına dair yapılan itirazları dikkate […]

→

Sağlık sorunları nedeniyle görev yapamayan aile sağlığı merkezi çalışanının sözleşmesinin feshi hukuka uygun bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Diyarbakır ili Aile Sağlığı Merkezinde görev yapan davacının sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, sağlık sorunları nedeniyle uzun süre görev yapamadığını ve bu nedenle haksız yere işten çıkarıldığını iddia etmiştir. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının 180 günü aşan süreyle görevini ifa edemediğini, fesih öncesinde savunmasının alındığını ve […]

→

Genel müdür yardımcılığından şube müdürlüğüne atamanın hukuka aykırılığı ve kamu yararı gözetilmeden yapılan işlemin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak şube müdürlüğüne atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi gereği, idareye atama konusunda tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak genel müdür yardımcılığına atandığı, görev […]

→

Davacının müşavirlikten uzmanlığa atanmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılığı ve hukuka aykırı bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Bakanlık Müşavirliği görevinden alınarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü emrine “Uzman” olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerekmektedir. Davacının geçmiş hizmetleri, kariyer ve liyakat ilkelerine […]

→

İdarenin personel atama yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullanması ve hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca idarenin personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. Ancak bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanılması durumunda hukuka aykırılık söz konusu olabilecektir. Dava dosyasında, davacının geçmiş hizmetleri ve eğitim durumu incelendiğinde, idarenin davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna atamasının mevzuata […]

→

Memurun görevden alınarak başka bir birime atanmasında idarenin takdir yetkisinin sınırları ve hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının görevden alınarak başka bir birime atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz taleplerini reddetmiştir. Mahkeme, memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu belirtmiştir. Ancak, davacının görevden alınmasını gerektirecek somut bir tespit olmadığına […]

→

Ruhsatsız işyerinin mühürlenmesine ilişkin idare mahkemesi kararının hukuka uygunluğu ve temyiz isteminin reddi üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2021/10742 esas numaralı davada, davalı idarenin temyiz istemini reddederek, İdare Mahkemesi’nin kararını onamıştır. Uyuşmazlık, ruhsatsız bir işyerinin mühürlenmesine ilişkin işlemin hukuka uygunluğu üzerine kurulmuştur. İdare Mahkemesi, davacının ruhsat başvurusunun bulunmadığını ve bu durumu kanıtlayacak belgelerin sunulmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Davalı idare, vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğunu ve savunmanın süresinde verilmemesinin hukuka […]

→

Ölen davacının mirasçıları tarafından takip edilebilecek davalarda dilekçenin iptali yerine dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, yalnızca öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceğini belirtmiştir. Ancak, ölenin mirasçılarına intikal eden haklar ve parasal talepler, mirasçılar tarafından takip edilebilir. Davacı aile hekimi, sözleşmesinin feshine ilişkin iptal talebiyle dava açmış, ancak dava sürecinde vefat etmiştir. Mahkeme, davanın yalnızca ölen davacıyı […]

→

Sözleşmeli olarak istihdam edilen personelin hastalık ve refakat izinleri (ÇŞB)

ÖZET: Sözleşmeli personelin hastalık ve refakat izinleri, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda, belediyelerde sözleşmeli olarak çalışan personelin hastalık izinleri, resmi tabip raporu ile belgelenen hastalıklar için yıllık ücretli izin şeklinde verilmektedir. Ayrıca, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik tazminatı, ilgili kişinin ücretinden düşülmektedir. Danıştay kararları doğrultusunda, hastalık […]

→

Üst öğrenim intibakı yapılan memurun teknik hizmetler sınıfı zam ve tazminat hakları ile özel hizmet tazminatı talebi değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde tekniker olarak çalışmakta ve Peyzaj Mimarlığı bölümünden mezun olmasına rağmen, üst öğrenim intibakının yapılmasına rağmen teknik hizmetler sınıfına ait zam, tazminat ve özel hizmet tazminatından yararlanamadığını iddia etmektedir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükümleri ve 11/05/2006 tarihli Genel Tebliğ’e dayanarak, geriye dönük mali farkların ödenmesini talep etmektedir. İdare, […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın cezaevine nakil talepleri doluluk ve güvenlik gerekçeleriyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infaz kurumlarından nakil taleplerinin değerlendirilmesi sürecinde, aile bağlarının korunmasının önemini vurgulamaktadır. Başvuran, ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir cezaevine nakil talep etmiş, ancak bu talep, cezaevlerindeki doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle reddedilmiştir. 5275 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesine yönelik emredici bir hüküm içermemekle […]

→

Atama işleminin hukuka aykırılığı ve mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali iddiası (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Mersin 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü’ne atama işleminin hukuka aykırı olduğu yönündeki talebini incelemektedir. Başvuran, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’nde komiser yardımcısı olarak görev yaparken, yapılan atama işleminin gerekçesinin geçersiz olduğunu ve mahkeme kararının uygulanmadığını iddia etmektedir. Mahkeme, başvuranın görev süresinin dolmuş olmasının ve olumsuz tutumlarının gerekçe […]

→

Türk Akreditasyon Kurumu çalışanının gelir vergisi muafiyeti talebi ve ilgili mevzuatın değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Türk Akreditasyon Kurumu’nda çalıştığını belirterek, 4457 sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca gelir vergisi muafiyeti talep etmiştir. Başvuran, kendisine yapılan ödemelerin, en yüksek devlet memuruna yapılan ödemelerle aynı muafiyet kapsamına girmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın açıklamaları ve ilgili mevzuat incelendiğinde, başvuranın talep ettiği “öğrenim tutarı”, “denetim tutarı”, “görev unvanı/sorumluluk tutarı” ve “ikramiye […]

→