Sosyal denge tazminatında tavan aşımı, kamu zararı ve sorumluluk açısından yalnızca Belediye Başkanı’nın sorumluluğunu doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Belediye Başkanlığı ile … Sendikası arasında imzalanan sözleşme gereği, 2017 yılında mevzuatın belirlediği tutardan daha yüksek sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması nedeniyle oluşan kamu zararının tazminine karar vermiştir. İlgili mevzuat, sosyal denge tazminatının ödenebilir tutarını belirlerken, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na atıfta bulunarak, tavan tutarın aşılmaması gerektiğini vurgulamaktadır. […]

→

Belediye Başkanı’nın imzaladığı sözleşme nedeniyle kamu zararından sorumlu tutulması, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu nasıl etkiler (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2017 yılında … Belediyesi ile … Sendikası arasında imzalanan sözleşme gereği, sendikaya üye personele mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açıldığını tespit etmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesi uyarınca, mevzuata aykırı ödemelerin kamu zararına neden olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda, sorumluluk üst […]

→

Sosyal denge tazminatının mevzuatın tavan tutarını aşması, kamu zararı ve sorumluluk ilişkisini nasıl etkilemektedir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediye ile sendika arasında imzalanan sözleşme gereği, mevzuatın öngördüğü sosyal denge tazminatı tutarının aşılması nedeniyle oluşan kamu zararını konu almaktadır. 257 sayılı Ek İlamın 1. maddesi uyarınca, sözleşme ile belirlenen tazminat tutarının, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda belirlenen tavan tutarı aşması, kamu zararına yol açmıştır. 5018 […]

→

Sosyal denge tazminatının mevzuatın belirlediği tavanı aşması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, … Belediye Başkanlığı ile … Sendikası arasında imzalanan sözleşme gereği, 2017 yılında mevzuatın belirlediği tutardan daha yüksek sosyal denge tazminatı ödemesi yapılması nedeniyle oluşan kamu zararının tazmin edilmesine karar vermiştir. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre, sosyal denge tazminatının tavanı, en yüksek devlet memuru aylığının %100’ü ile sınırlıdır. Ancak, […]

→

Belediye başkanının mevzuata aykırı sosyal denge tazminatı ödemesinden kaynaklanan kamu zararından sorumluluğu nasıl değerlendirilmelidir (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin sendikaya üye personeline mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek sosyal denge tazminatı ödemesi nedeniyle oluşan kamu zararını ele almaktadır. 257 sayılı Ek İlam ile, söz konusu ödemelerin mevzuata aykırı olduğu ve bu nedenle kamu zararına yol açtığı tespit edilmiştir. Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu çerçevesinde, sosyal denge tazminatının […]

→

Toplu İş Sözleşmesi’nde Sosyal Denge Tazminatı Üst Sınırının Aşılması Kamu Zararı Oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Belediye ile Sendika arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’nin mevzuata aykırı hükümler içerdiği ve bu nedenle Belediyede görevli personele mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla sosyal denge tazminatı ödendiği gerekçesiyle kamu zararı tespit etmiştir. Sorumlular, toplu sözleşme yapma hakkının yasal olarak sınırsız olduğunu, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarının kesin olduğunu ve sosyal denge tazminatının belirlenmesinde […]

→

Teknik birim sorumluluğunun işçi kadrosundaki personele verilmesinin hukuka aykırılığı ve memuriyet ilkeleriyle uyumu (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü’nde teknisyen kadrosunda görev yapan personelin teknik birim sorumluğunun işçi kadrosundaki personel tarafından yürütülmesine ilişkin bir başvuru incelenmiştir. Başvuran, teknik birim sorumluğu görevlerinin yalnızca teknisyen kadrosundaki memurlar tarafından yerine getirilmesi gerektiğini savunmuştur. Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ve ilgili yönetmeliklere atıfta bulunarak, asli ve sürekli kamu hizmetlerinin […]

→

Gaziemir’de kaçak yapının yıkım sürecinin hızlandırılması talebi (KDK)

ÖZET: 2021 yılında Gaziemir Belediyesi’ne yapılan başvuruda, şikayetçi, 2019 yılında inşa edilen kaçak yapının evine çok yakın olması nedeniyle pencerelerinin kapanarak ışık alamadığını belirtmiştir. Şikayetçi, durumu belediyeye bildirmiş ve belediye encümeni tarafından yıkım kararı alınmış olmasına rağmen, yıkım işleminin üç yıl boyunca gerçekleştirilmediğini ifade etmiştir. Gaziemir Belediyesi, yıkım için gerekli ekipmanın bulunmadığını ve ihale sürecinin […]

→

Başarısızlık nedeniyle bursun öğrenim kredisine dönüştürülmesi geçmişe dönük uygulanabilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın bursunun başarısızlık gerekçesiyle öğrenim kredisine dönüştürülmesine ilişkin itirazını incelemektedir. Başvuran, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde 2016-2017 eğitim yılında hazırlık sınıfında başarısız olduğunu, ancak bu durumun mezuniyet sonrası öğrenim kredisinin geçmişe dönük olarak kendisine yüklenmesine neden olduğunu iddia etmektedir. İdare, başvuranın sonradan başarılı olmasının durumu değiştirmeyeceğini savunmaktadır. Kararda, başvuranın 2016-2017 eğitim yılında başarısız […]

→

Yurt dışı bursiyeri öğrencinin sağlık sorunları nedeniyle öğrencilikten ilişiğinin kesilmesine itirazı talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, yurt dışındaki yüksek lisans eğitimi sırasında yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle öğrencilikten ilişiğinin kesilmesine itiraz eden bir bursiyere aittir. Başvuran, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından YLSY bursuyla yurt dışına gönderildiğini, pandemi sürecinde yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle eğitimine devam edemediğini belirtmiş ve sağlık durumunun dikkate alınarak bir dönem uzatma talep etmiştir. Ancak, başvurusuna yanıt olarak öğrencilikle […]

→

YLSY bursiyerinin pandemi nedeniyle eğitim süresini tamamlayamaması durumunda ilişik kesilmesi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, YLSY bursuyla yurt dışında yüksek lisans eğitimi alırken pandemi nedeniyle yaşadığı psikolojik sorunlar sebebiyle eğitimine devam edemediğini ve öğrencilikten ilişiğinin kesilmesine itiraz ederek bir dönem uzatma talep etmiştir. Ancak, başvuranın öğrenim süresi 21.11.2020 tarihinde sona ermiş ve bu tarihten sonra herhangi bir uzatma talebinde bulunmamıştır. İdare, başvuranın yurtdışındaki öğrenim durumu hakkında bilgi vermemesi […]

→

Döner sermaye katsayısının uzman doktorlar arasında farklı belirlenmesi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Konya Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Fizyoloji alanında Uzman Doktor olarak çalışmakta ve döner sermaye katsayısının diğer uzman hekimlerden düşük olduğunu iddia etmektedir. Aynı işi yapmalarına rağmen, kendisinin aldığı döner sermaye ödemesinin, diğer uzman hekimlerin ve pratisyen hekimlerin aldıkları ödemelerle kıyaslandığında adaletsiz olduğunu belirtmektedir. Bu durumun, COVID-19 ile mücadele sürecinde motivasyonunu olumsuz etkilediğini […]

→

Nakdi ücret desteği ödemesi için gerekli bildirimlerin yapılmaması nedeniyle yaşanan mağduriyet talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, pandemi sürecinde ücretsiz izne ayrıldığını ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) üzerinden nakdi ücret desteği talep ettiğini, ancak gerekli bildirimlerin yapılmadığı gerekçesiyle bu desteği alamadığını belirtmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve İŞKUR, başvuranın ücretsiz izne ayrıldığı dönemlerde işveren tarafından gerekli bildirimlerin yapılmadığını ifade etmiş, bu nedenle nakdi ücret desteğinden yararlanmasının mümkün olmadığını açıklamıştır. Başvuran, […]

→

Toptan ödeme sonrası yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için hizmet sürelerinin ihya zorunluluğu tartışması (KDK)

ÖZET: Başvuru, yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli şartları taşıyan sigortalıların, daha önce aldıkları toptan ödemeleri iade etme zorunluluğu üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, 28 Ocak 2021 tarihinde BAĞ-KUR’dan emekli olmak için gerekli ödemeleri yapmış, ancak daha önce aldığı toptan ödemenin iadesi talep edilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için bu toptan ödemenin geri ödenmesi gerektiğini […]

→

Ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinde doluluk oranı ve aile ziyareti imkanları nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın kardeşinin Rize’den Diyarbakır’daki bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin incelenmesi üzerine verilmiştir. Başvuran, kardeşinin ailesine yakın bir kuruma naklini istemekte, ancak Adalet Bakanlığı, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle bu talebi reddetmiştir. 5275 sayılı Kanun, ceza infazının amacını hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanması olarak belirlerken, hükümlülerin […]

→