onecikan-yargitay

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Muvazaa İddialarının Geçersizliği ve Alacak Taleplerinin Reddi Üzerine Hukuki Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, asıl işveren-alt işveren ilişkisi ile ilgili bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, müvekkilinin bir belediye bünyesinde çalıştığını ve bu ilişkinin muvazaalı olduğunu iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur. Davalılar ise, davacının iş ilişkisinin geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğunu savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesi, muvazaa tespitine dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak […]

→

Ödeme Emirlerinin İptali: Kanuni Temsilcinin Sorumluluğu ve Vergi Borçlarının Yapılandırılması Sonrası Hukuki Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu uyuşmazlık, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, asıl borçlu şirketin vergi borçlarının yapılandırılması nedeniyle yeni bir borç haline geldiğini ve bu durumda öncelikle asıl borçlu şirketten tahsilat yapılması gerektiğini belirterek, davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka aykırılık tespit etmiştir. Mahkeme, belirli sıralardaki kamu alacakları yönünden davayı reddederken, diğer […]

→
onecikan-yargitay

Eser sözleşmesinde yüklenicinin gecikmesi nedeniyle kira bedeli talebinin tazminat olarak değerlendirilmesi mümkün müdür (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, eser sözleşmesinden doğan alacak taleplerine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, davalı yüklenicinin taahhüt ettiği tadilat işini zamanında tamamlamadığı gerekçesiyle, kullanamadığı bina için ödemek zorunda kaldığı kira bedelini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının alacak talebini hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının zararının tazmin edilebileceğine ve kira […]

→

FETÖ ile irtibat iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının yeterli inceleme olmaksızın görevden alınması hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu incelemiştir. Davacı, 667 ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca FETÖ ile irtibatı olduğu gerekçesiyle görevden alındığını, ancak bu işlemin yeterli inceleme yapılmadan tesis edildiğini savunmuştur. Mahkeme, davacının adli soruşturma sonucunda kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın, FETÖ ile herhangi bir irtibatının olmadığını […]

→
onecikan-yargitay

Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet suçunda Gümrük İdaresi’nin zarar görmediği ve temyiz taleplerinin reddi üzerine hukuki değerlendirmeler yapılmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet suçu kapsamında değerlendirilen bir davada, Gümrük İdaresi’nin temyiz talebinin reddedilmesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olması nedeniyle, Gümrük İdaresi’nin bu suçtan doğrudan zarar görmediği tespit edilmiştir. Bu durum, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalı Çalışmanın Tespiti: Davacının Çalışma Tarihinin Sigorta Başlangıcı Olarak Değerlendirilmesi Gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından sigortalı çalıştığının tespiti talep edilmiştir. Davalı SGK, davacının çalıştığının tespitinin, iş yerinden alınacak belgelerle yapılması gerektiğini savunmuş ve davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştığını kabul ederek karar vermiş, ancak davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının sigortalı hizmetinin bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay, davanın […]

→

Vergi indirimine ilişkin şartların değerlendirilmesi ve iade talebinin hukuka uygunluğu üzerine yapılan inceleme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden yapılan vergi indirimine ilişkin uyuşmazlıkta, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi uyarınca vergi indiriminden yararlanma şartlarını değerlendirmiştir. Davacı, re’sen tarhiyat nedeniyle vergi indiriminden faydalandırılmadığını belirterek, tahakkuk eden 289.289,70 TL’lik vergi tutarının iadesini istemiştir. Vergi Mahkemesi, davacının şartları sağladığını ve fazladan tahakkuk […]

→
onecikan-yargitay

Bağ-Kur Sigortalılığı Tespitinde Zaman Aşımı: Davacının Talebinin Hukuka Uygun Olmadığına İlişkin Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 03.11.1992 ile 04.10.2000 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin tespit istemine dayanmaktadır. Davacı, belirtilen tarihler arasında ticari faaliyetlerde bulunduğunu ve Bağ-Kur kaydının yapılmadığını öne sürerek, bu dönemdeki sigortalılığının tespit edilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum ise, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve geriye dönük hizmet değerlendirmesinin mümkün olmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının belirttiği […]

→

Parselasyon işlemlerinin hukuka uygunluğu açısından gölet alanının düzenleme ortaklık payından karşılanıp karşılanmadığı nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Van ili İpekyolu ilçesinde gerçekleştirilen parselasyon işleminin hukuka uygunluğu üzerinedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan parselasyon işlemi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesine dayanarak gerçekleştirilmiş, ancak İdare Mahkemesi, düzenleme sınırı içinde bulunan gölet alanının umumi hizmet alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve bu durumun hukuki bir dayanağının bulunmadığını tespit etmiştir. Mahkeme, parselasyon işleminin […]

→

Parselasyon işleminin hukuka uygunluğunun gölet alanı açısından nasıl değerlendirileceği ve eksik inceleme nedeniyle iptal kararı gerektirip gerektirmediği (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Van ilinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen parselasyon işleminin iptali talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, parselasyon işleminin yürürlükteki 1/1000 ölçekli imar planına uygun olduğunu, düzenleme sahasının mevzuata uygun olarak belirlendiğini ve davacının hisseli taşınmazının müstakil olarak verilmesinin mümkün olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, başka bir davada gölet sahasının düzenleme […]

→

Gölet alanının düzenleme ortaklık payından karşılanması hukuken mümkün müdür? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Altıncı Dairesi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava konusu taşınmazda, imar planında gölet alanı olarak belirlenen kısmın düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılanmasının hukuki bir dayanağı bulunmadığı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak gölet alanının umumi hizmet alanı olarak kabul edilmesinin mümkün […]

→

Gölet alanının düzenleme ortaklık payı hesabına dahil edilmesi parselasyon işleminin iptaline neden olur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin iptaline ilişkin bir davayı incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, parselasyon için gerekli teknik koşulların sağlandığını, düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının %45 sınırını aşmadığını belirtmesine rağmen, imar planında gölet alanı olarak tanımlanan bir bölgenin DOP hesabına dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Dolandırıcılık suçunun terör amacıyla işlenip işlenmediği, ceza artırımı gerektirir mi? (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlamasıyla ilgili olarak sanığın beraat kararının istinaf başvurusu üzerine esastan reddine karar vermiştir. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararının kesinleşmiş olması, dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma alanını daraltmıştır. Bu nedenle, dolandırıcılık suçunun […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücretinin Belirlenmesinde Hatalı Tespit ve Alacak Taleplerinin Değerlendirilmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesine dayanarak talep ettiği ücret farkı ve diğer alacakların varlığı üzerinedir. Davacı, sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bu nedenle fark alacaklarının bulunduğunu ve fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ile […]

→

Kanuni Temsilcinin İhtiyati Hacizden Sorumluluğu: 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Asıl Borçlu Şirketin Vergi Borçları Üzerinden Uygulama Yapılamayacağı (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, kanuni temsilcilerin asıl borçlu şirketin vergi borçlarından ikincil nitelikte sorumlu olduğu ve amme alacaklarının korunmasına yönelik işlemlerin kanuni temsilciler nezdinde uygulanamayacağı gerekçesiyle ihtiyati haczin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, ilk mahkeme kararının […]

→