Parselasyon işlemlerinin hukuka uygunluğu açısından gölet alanının düzenleme ortaklık payından karşılanıp karşılanmadığı nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Van ili İpekyolu ilçesinde gerçekleştirilen parselasyon işleminin hukuka uygunluğu üzerinedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan parselasyon işlemi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesine dayanarak gerçekleştirilmiş, ancak İdare Mahkemesi, düzenleme sınırı içinde bulunan gölet alanının umumi hizmet alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve bu durumun hukuki bir dayanağının bulunmadığını tespit etmiştir. Mahkeme, parselasyon işleminin […]

→

Parselasyon işleminin hukuka uygunluğunun gölet alanı açısından nasıl değerlendirileceği ve eksik inceleme nedeniyle iptal kararı gerektirip gerektirmediği (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Van ilinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen parselasyon işleminin iptali talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, parselasyon işleminin yürürlükteki 1/1000 ölçekli imar planına uygun olduğunu, düzenleme sahasının mevzuata uygun olarak belirlendiğini ve davacının hisseli taşınmazının müstakil olarak verilmesinin mümkün olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, başka bir davada gölet sahasının düzenleme […]

→

Gölet alanının düzenleme ortaklık payından karşılanması hukuken mümkün müdür? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Altıncı Dairesi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava konusu taşınmazda, imar planında gölet alanı olarak belirlenen kısmın düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılanmasının hukuki bir dayanağı bulunmadığı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak gölet alanının umumi hizmet alanı olarak kabul edilmesinin mümkün […]

→

Gölet alanının düzenleme ortaklık payı hesabına dahil edilmesi parselasyon işleminin iptaline neden olur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin iptaline ilişkin bir davayı incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, parselasyon için gerekli teknik koşulların sağlandığını, düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının %45 sınırını aşmadığını belirtmesine rağmen, imar planında gölet alanı olarak tanımlanan bir bölgenin DOP hesabına dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Dolandırıcılık suçunun terör amacıyla işlenip işlenmediği, ceza artırımı gerektirir mi? (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlamasıyla ilgili olarak sanığın beraat kararının istinaf başvurusu üzerine esastan reddine karar vermiştir. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararının kesinleşmiş olması, dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma alanını daraltmıştır. Bu nedenle, dolandırıcılık suçunun […]

→

Disiplin soruşturması yapılmadan OHAL KHK’sı ile görevden alınan kamu görevlisinin itirazı, FETÖ irtibatı ile nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının OHAL döneminde kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine yönelik itirazını değerlendirmiştir. Davacı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı olarak disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan OHAL KHK’sı ile görevden alındığını, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını gösteren somut delil bulunmadığını ileri sürmüştür. Ayrıca, Anayasa’nın 15. ve […]

→

Katma değer vergisi iadesi talebinin reddinde belgelerin sahte olduğunun kesin olarak kanıtlanmaması durumunda hukuki değerlendirme ve sonuçları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının 2014/Haziran dönemine ilişkin katma değer vergisi iadesi talebinin reddedilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. Davacı, ihracat teslimlerinden kaynaklanan ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin mahsuben iadesini istemiştir. Ancak, vergi inceleme raporlarında, davacının mal alımında bulunduğu mükellefler hakkında olumsuz tespitler bulunmasına rağmen, bu tespitlerin belgelerin sahte olduğunu kesin olarak ortaya koymadığına karar […]

→
onecikan-yargitay

Sigorta Başlangıç Tarihinin Tespiti: Davacının Çalışma Süresinin Kanuni Süre İçinde İtiraz Edilmesi Gerekliliği ve Sosyal Güvenlik Hakları (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının 17.11.1992 tarihinde davalı işveren yanında 1 gün süreyle sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin tespitine ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, işveren tarafından sigortalı çalışmasının bildirilmediğini ve bu durumun yaşlılık aylığına hak kazanmasını engellediğini ileri sürerek, sigorta başlangıç tarihinin 17.11.1992 olarak kabul edilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise, davanın […]

→
onecikan-yargitay

İsteğe Bağlı Sigortalılığın Sona Ermesi ve Fazla Prim İadesinin 2829 Sayılı Kanun’un 4/1-a Kapsamında Değerlendirilmesi Gerekliliği (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının isteğe bağlı sigortalılık süresi ve emeklilik hakkı üzerine odaklanmaktadır. Davacı, 2013 yılında isteğe bağlı sigorta primi ödemeye başlamış, ancak Kurumun gerekli bilgilendirmeyi yapmaması nedeniyle fazla prim ödemiştir. Yargıtay, davacının 11.10.2016 tarihli tahsis talebinde bulunduğu tarihte prim ödeme iradesinin ortadan kalktığını ve 2829 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince son yedi yıldaki […]

→

Gölet alanının düzenleme ortaklık payından karşılanmasının hukuki dayanağı ve parselasyon işleminin iptali üzerindeki etkisi nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Van ili İpekyolu ilçesinde gerçekleştirilen parselasyon işleminin hukuka uygunluğu üzerinedir. Davacı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan parselasyon işleminin iptalini talep etmiştir. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak, düzenleme sınırları içinde gölet alanının bulunduğunu ve bu alanın umumi hizmet alanı olarak düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılanmasının hukuki bir dayanağının olmadığını belirterek işlemin iptaline karar […]

→
onecikan-yargitay

Sigorta başlangıç tarihinin tespitinde işverenin bildirimlerinin zamanlaması ve içeriği hak kaybını nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, hizmet tespiti ve sigorta başlangıcının belirlenmesi konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, işvereninin kendisini 01.08.1999 tarihinde işe aldığını, ancak SGK’ya 18.10.1999 tarihinde bildirildiğini iddia ederek, sigorta başlangıç tarihinin 01.08.1999 olarak tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, […]

→
onecikan-yargitay

Dolandırıcılık suçunun nitelikli olarak işlenip işlenmediği ve beraat kararının temyiz edilebilirliği üzerine Yargıtay’ın değerlendirmeleri nasıl şekillenir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlamasıyla ilgili bir davada, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat etmesi nedeniyle, dolandırıcılık suçunun nitelikli olarak işlenip işlenmediğini değerlendirmiştir. Mahkeme, sanık hakkında verilen beraat kararının kesinleşmiş olması dolayısıyla, Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma alanının bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca, dolandırıcılık suçunun […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücretinin Belirlenmesinde Hatalı Tespit ve Alacak Taleplerinin Değerlendirilmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesine dayanarak talep ettiği ücret farkı ve diğer alacakların varlığı üzerinedir. Davacı, sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bu nedenle fark alacaklarının bulunduğunu ve fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ile […]

→

Kanuni Temsilcinin İhtiyati Hacizden Sorumluluğu: 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Asıl Borçlu Şirketin Vergi Borçları Üzerinden Uygulama Yapılamayacağı (Danıştay)

ÖZET: Bu davada, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, kanuni temsilcilerin asıl borçlu şirketin vergi borçlarından ikincil nitelikte sorumlu olduğu ve amme alacaklarının korunmasına yönelik işlemlerin kanuni temsilciler nezdinde uygulanamayacağı gerekçesiyle ihtiyati haczin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, ilk mahkeme kararının […]

→

Danıştay’ın vergi matrahı belirlemesinde emsal bedel esasını dikkate alarak re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve ceza uygulamalarının hukuka uygunluğu üzerine değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin araç satışlarından elde ettiği hasılatı kayıt ve beyan dışı bıraktığına dair düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanarak re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, araç satış bedellerinin kasko değerinin altında olduğunu savunarak, bu durumun zararına satış yapılabileceğini iddia etmiştir. Ancak, yapılan […]

→