Açık öğretim lisesi öğrencilerinin barınma haklarının kısıtlanması, eşitlik ilkesine aykırılık ve yönetmeliğin yasal dayanağı değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, 11/09/2020 tarihli Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin 24. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan “imam-hatip lisesi veya mesleki açık öğretim… yüz yüze eğitimi gerektiren derslere katılmak için kurumda” ifadesinin iptali istemiyle açılan davayı reddetti. Davacı, açık öğretim lisesi öğrencilerinin barınma haklarının kısıtlandığını ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu […]

→

Ticari yolcu taşımacılığı için izin alınmadan yapılan işlemler, mevzuata uygunluk açısından nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin maliki olduğu aracın, ilgili belediyeden izin almaksızın ticari yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, tutanaklarda yolcu ve sürücü imzasının bulunmaması nedeniyle işlemi iptal etmiştir. Ancak Danıştay, aynı tarihe ait diğer tutanakların imzadan imtina şerhinin bulunduğunu ve bu durumun […]

→

İştirak Hissesinin Satışından Doğan Zararın Kurum Kazancından İndirilmesi: 5520 Sayılı Kanun’un 5. Maddesinin Yanlış Uygulanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacının iştirak hissesinin satışından doğan zararın %75’inin kurum kazancından indirilebilmesi gerektiği iddiasını incelemiştir. Davacı, 2014 yılı için verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine fazladan tahakkuk eden vergilerin kaldırılması ve yasal faiziyle iadesini talep etmiştir. Vergi Mahkemesi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesi gereği, istisna edilen kazançlara ilişkin zararların indirilmesine izin verilmediği […]

→

Yasal Defter ve Belgelerin İbraz Edilmemesi: Vergi Ziyaı Cezası Uygulaması ile Özel Usulsüzlük Cezası Arasındaki Hukuki Ayrım (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, davacı şirketin yasal defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi ve buna bağlı olarak üç kat vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasının kesilmesi hukuki uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, incelemeye ibraz edilmeyen belgelerin gerçeği yansıtmadığına dair raporlar doğrultusunda, sahte fatura tanzim eden şirketler hakkında vergi […]

→

Kira sözleşmesinin iptali ile alt kira sözleşmesinin sona ermesi tahliye işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan tahliye işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı şirket, kira sözleşmesi gereği tahliye işleminin hukuka aykırı olduğunu ve gerekli usuli işlemlerin yapılmadığını iddia etmiştir. Ancak, mahkeme, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde, otoparkların işletme haklarının belediye şirketine devredilmesi ve bu devrin geri […]

→

Ticari amaçla yolcu taşımacılığı yapabilmek için gerekli izin ve ruhsatların alınmaması, 2918 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil eder mi? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, bir davada, davacı şirketin izinsiz olarak ticari amaçla yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle aracının trafikten men edilmesi ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemlerin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, davacı şirketin belediyeden gerekli izin ve ruhsatları almadan faaliyet göstermesi üzerine açılmıştır. Mahkeme, davacı […]

→

Ulusal marker bulundurma zorunluluğunun ihlali için somut delil olmadan özel tüketim vergisi tarhiyatı geçersiz sayılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, akaryakıt istasyonu işletmecisi davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanarak, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile vergi ziyaı cezasının iptali istemini değerlendirmiştir. Mahkeme, davacının banka hesabından yapılan para transferlerinin belgesiz akaryakıt alım satımına ilişkin olduğunu tespit etmiş, ancak ulusal […]

→

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Kapsamında Kesilen Gelir Vergisinin İadesinde 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. Maddesi Değişikliğinin Faiz Uygulamasına Etkisi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacının banka mevduatı üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebini incelemiştir. Davacı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu gereği vergi muafiyeti olduğunu belirterek, kesilen verginin hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının muafiyetini dikkate alarak, kesilen verginin yasal faiziyle birlikte iadesine karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, bu kararı onaylamış, ancak iade edilecek […]

→

İzin belgesinin işlem tarihindeki geçerliliği, trafik men cezasının hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının aracının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3-b maddesi uyarınca 30 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ilgili belediyeden alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında okul servis taşımacılığı yaptığı ve bu kapsamda herhangi bir güzergah izin belgesinin bulunmadığını tespit etmiştir. Davacı, izin […]

→

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Kapsamında Faiz Geliri Üzerinden Kesilen Stopaj Vergisinin İadesi: Muafiyet ve Yasal Faiz Uygulaması (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacının 01/11/2020-16/11/2020 tarihleri arasında elde ettiği faiz geliri üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebine ilişkindir. Davacı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca vergiden muaf olduğunu belirterek, kesilen verginin tecil faizi ile birlikte iadesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının muafiyetini kabul ederek kesintinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, […]

→

Ticari amaçlı yolcu taşımacılığı için belediyeden izin alınmaması durumunda, geçerli izin belgesinin olmaması hukuki değerlendirmesi nasıl yapılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yaparken belediyeden izin almadığı gerekçesiyle aracının trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararını inceledi. Mahkeme, davacının, aracına ait geçerli bir izin belgesini dava tarihinden sonra aldığını ve bu belgenin makul sürede edinilmediğini tespit etti. Bu nedenle, davacının işlem tarihi itibarıyla geçerli bir […]

→

Alt kira sözleşmesinin iptali ile kiracılık ilişkisinin sona ermesi, tahliye işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından tahliye edilmesine ilişkin işlemin iptalini talep eden davasında, İdare Mahkemesi’nin kararını onayladı. İdare Mahkemesi, 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesi ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi çerçevesinde, belediyelerin taşınmazları üzerindeki tasarruflarının hukuka uygun olduğunu belirtti. Davacı şirketin, alt kiracı konumunda bulunduğu ve kira sözleşmesinin […]

→

Özel tüketim vergisi hesaplamasında güncel vergi oranlarının dikkate alınmaması, hukuka uygunluk açısından nasıl bir etki yaratır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının sürücüsü olduğu araçta bandrolsüz sigara bulundurması nedeniyle re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve vergi ziyaı cezasının iptali talebiyle açılan davada, davacının “bulunduran” sıfatına haiz olduğu sonucuna ulaşmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının bu sıfatını kabul ederek, tarh edilen vergi ve ceza tutarının bir kısmının hukuka aykırı olduğuna, ancak diğer kısmının […]

→

Danıştay, davacı şirketin izin belgesi olmadan ticari yolcu taşımacılığı yapmasının hukuka uygunluğunu nasıl değerlendirmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin ilgili belediyeden çalışma izni almadan yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle aracının 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan denetimlerde “korsan taşımacılık” yapıldığına dair somut bir tespit bulunmadığı gerekçesiyle işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, ilk mahkeme kararını hukuka uygun […]

→

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Kapsamında Faiz Geliri Üzerinden Kesilen Stopaj Vergisinin İadesi ve Tecil Faizi Hesaplama Yöntemi (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacının banka mevduatından elde ettiği faiz geliri üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin iadesine ilişkindir. Davacı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca vergi muafiyeti olduğunu belirterek, kesilen vergilerin iadesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının vergi muafiyetini kabul ederek, kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte verginin iadesine karar vermiştir. Bölge İdare […]

→