Taşıt kiralamalarında kasko değerinin %2’sini aşan kira bedelinin kamu zararı oluşturması ve sorumluluk dağılımı nasıl değerlendirilir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyenin kiraladığı taşıtın aylık kira bedelinin, taşıtın kasko sigortası değerinin %2’sini aşması nedeniyle kamu zararına yol açtığını tespit etmiştir. İlgili mevzuat gereği, taşıt kiralamalarında belirlenen üst limitin aşılması, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklanan bir durum olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri arasında sorumluluk dağılımı yapılmış, ancak piyasa […]

→

Taşıt kiralama işlemlerinde kasko değerinin %2’sini aşan kira bedelinin kamu zararı oluşturması ve sorumlulukların belirlenmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyenin doğrudan temin yöntemiyle kiraladığı taşıtın aylık kira bedelinin, taşıta ilişkin kasko sigortası değerinin %2’sini aşması nedeniyle kamu zararına yol açtığını belirlemiştir. İlgili mevzuat gereği, taşıt kiralama işlemlerinin belirli üst limitler çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmış, bu limitin aşılması durumunda sorumluluğun harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri üzerinde olduğu ifade edilmiştir. Yapılan incelemelerde, piyasa […]

→

Taşıt kiralama bedelinin kasko değerini aşması durumunda kamu görevlilerinin sorumluluğu nasıl değerlendirilir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyenin kiraladığı taşıtın aylık kira bedelinin, taşıtın kasko sigortası değerinin %2’sini aşması nedeniyle oluşan kamu zararının tespitinde eksiklikler olduğunu belirlemiştir. İlgili mevzuata göre, doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen hizmet alımlarında, piyasa fiyat araştırması tutanağında imzası bulunan kamu görevlilerinin sorumluluğu göz ardı edilmiştir. Bu durum, kamu zararının tespitinde eksikliklere yol açmıştır. Sayıştay, 6085 sayılı […]

→

Belediyelerde programcı kadrosunda sözleşmeli personel istihdamı kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediyelerde programcı kadrosunda sözleşmeli personel istihdamının mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle kamu zararının tazmini üzerine kuruludur. İlgili personelin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu çerçevesinde belirlenen öğrenim şartlarını sağlamadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, bu durum kamu kaynağında eksilmeye neden olmuş ve kamu zararı oluşmuştur. Sayıştay, sözleşmeli personelin istihdamında izlenmesi […]

→

Taşıt kiralama bedelinin kasko değerinin %2’sini aşması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyenin doğrudan temin yöntemiyle kiraladığı taşıtın aylık kira bedelinin, taşıtın kasko sigortası değerinin %2’sini aşması nedeniyle kamu zararına yol açtığını tespit etmiştir. İlgili mevzuat gereği, taşıt kiralama işlemlerinin belirli bir üst limit dahilinde gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak, yapılan incelemelerde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri tarafından imzalanan belgelerde sorumluluğun eksik tespit edildiği anlaşılmıştır. […]

→

Uzman kadrosundan zabıta müdürlüğüne atamada kamu zararı tazmini için ilk ödeme belgesi sorumluluğu nasıl değerlendirilir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyede yapılan personel ataması ile ilgili olarak, “Uzman” kadrosunda bulunan bir kişinin, gerekli hizmet süresi şartını sağlamadığı halde “Zabıta Müdürü” ve ardından “Dış İlişkiler Müdürü” kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararının tazminine hükmetmiştir. Temyiz Kurulu, atamayı teklif eden ve onaylayan yöneticilerin sorumluluğunun açık olduğunu belirtmiş, ancak ilk ödeme belgesine atama onayının eklenmesi […]

→

Araç kiralama işinde kasko bedelinin %2’sini aşan kira bedeli ödenmesi kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2019 yılında yapılan “Şoförsüz ve 12 Ay Süreli Araç ve İş Makinesi Kiralanması Hizmeti Alım İşi” kapsamında, kiralanan araçlar için ödenen aylık kira bedelinin, 237 sayılı Taşıt Kanunu’na ve ilgili düzenlemelere aykırı olarak kasko bedelinin %2’sini aştığı gerekçesiyle kamu zararı oluştuğuna hükmetmiştir. Temyiz başvurusu üzerine, Temyiz Kurulu, kiralanan araçların fiilen arazi üzerinde çalışmadığını […]

→

Geç ödenen emekli aylığı ve ikramiyesine faiz ödenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, emekli aylığı ve ikramiyesinin geç ödenmesi nedeniyle faiz talebini içermektedir. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’nde 4. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan başvuran, 17.08.2016 tarihinde OHAL kapsamında kamu görevinden çıkarılmıştır. 20.10.2021 tarihinde emeklilik tahsis talebinde bulunmasına rağmen, aylığı 15.09.2022 tarihinde bağlanmış ve bu süre zarfında enflasyon nedeniyle maddi kayıplar yaşamıştır. Başvuran, geç ödenen emekli […]

→

Kurum dışı çalışma sürelerinin intibak işlemlerinde değerlendirilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı’na yönelik olarak, kurum dışı çalışma sürelerinin intibak işlemlerinde dikkate alınmaması nedeniyle hak kaybı yaşandığı iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, 15/06/2015 tarihinde TÜBİTAK’ta işe başlamış ve 14,5 yıl süren kurum dışı tecrübesinin 9 yılının başuzman olarak değerlendirildiğini belirtmiştir. Ancak, 15/10/2021 tarihinde yürürlüğe giren yeni yönetmelik çerçevesinde, bu tecrübenin 5,5 […]

→

Hükümlünün kendi isteğiyle nakledildiği kurumda bir yıl kalma zorunluluğu aile ilişkilerini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın cezaevi nakil talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, ailesinin ikamet ettiği Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi gereği, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için, nakil edildikleri kurumda bir yıl kalma […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk ve güvenlik gerekçesiyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Ahlat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmakta olup, ailesinin ikamet ettiği Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talep etmektedir. 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesi, ceza infazının amacını hükümlünün yeniden sosyalleşmesi ve suç işlemesini önlemek olarak belirlemektedir. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem […]

→

Sağlık mazeretiyle geçici görevlendirme talebinin reddi idarenin takdir yetkisi kapsamında mıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, İstanbul Anadolu Adliyesinde zabıt kâtibi olarak görev yaparken, babasının sağlık durumu ve %97 engelli ağabeyinin yasal danışmanı olması nedeniyle Niksar Adliyesine nakil veya geçici atama talep etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, başvuranın talebini, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar çerçevesinde gerekli şartları taşımadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Başvuranın, sağlık mazeretiyle ilgili […]

→

Sözleşmeli personelin hizmet sürelerinin memuriyete geçişte kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi mümkün müdür (KDK)

ÖZET: Başvuran, PTT Genel Müdürlüğü’nde memur olarak çalıştığı sürelerin kazanılmış hak aylığı ve kıdem yılı intibakında değerlendirilmesi talebinde bulunmuş, ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu talebi reddetmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesi, sözleşmeli personelin memuriyete geçişlerinde hizmet sürelerinin değerlendirilmesini öngörse de, 399 sayılı KHK’nın ilgili hükümleri, sözleşmeli personelin kazanılmış haklarının korunmasına yönelik […]

→

Rekabet uzmanının görevden uzaklaştırıldığı dönemde mali ve özlük haklarının korunması nasıl sağlanmalıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, Rekabet Uzmanı olarak görev yaptığı dönemdeki mali ve özlük haklarının korunmadığını, maaşının düşürüldüğünü ve yıllık izin haklarının karşılanmadığını iddia ederek Ticaret Bakanlığı’na başvuruda bulunmuştur. Danıştay, başvuranın görevden uzaklaştırıldığı dönemdeki özlük haklarının korunması gerektiğine, ancak mali haklarının da korunarak denkliğinin sağlanması için gerekli hesaplamaların yapılması gerektiğine karar vermiştir. Başvuranın, 703 sayılı KHK’nın 221. maddesi […]

→

Uzman erbaşlıkta geçen süreler devlet memurluğunda kademe ilerlemesine dahil edilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, kurumlar arası nakil yapan başvuranların kademe ve derece ilerlemeleri üzerindeki hukuki durumu incelemektedir. Başvuran, uzman erbaşlık görevinden ayrıldıktan sonra Devlet memurluğuna atanmış ve kademe ilerlemesi talep etmiştir. Ancak, idare, uzman erbaşlıkta geçen sürenin kademe ilerlemesinde dikkate alınmadığını belirtmiştir. İlgili mevzuat gereğince, uzman erbaşlıkta geçen hizmet süreleri, kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde […]

→