FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygunluğu ve adil yargılanma hakkı açısından yeterli inceleme yapılması gerekliliği. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütüne üyelikten mahkumiyet kararı almış olup, bu durumun kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olarak yeterli olduğu belirtilmiştir. İdare Mahkemesi, davacının yoksun kaldığı haklar ve tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir. Bölge İdare […]

→

Haksız tahsil edilen vergi borcuna ilişkin faiz talebinin 6183 sayılı Kanun çerçevesinde hesaplanması ve temerrüt faizinin uygulanmaması hususundaki hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının 21/09/2011 tarihinde haksız tahsil edilen 637.226,18 TL tutarındaki vergi borcuna ilişkin faiz talebini değerlendirirken, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un hükümlerine ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un ilkelerine dayanmıştır. Mahkeme, haksız tahsil edilen tutara 21/09/2011 tarihinden 15/06/2012 tarihine kadar yasal faiz, 15/06/2012 tarihinden 13/03/2019 […]

→

Tüzel Kişiliği Sona Ermiş Şirket Üzerinden Kamu Alacaklarının Tahsili: Ödeme Emirlerinin Geçersizliği ve Hukuki Sonuçları (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, bir şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinin ardından düzenlenen ödeme emirlerinin hukuki geçerliliğini sorgulamaktadır. Davacı, asıl borçlu şirketin 2013 yılında tüzel kişiliğinin sona ermesinin ardından, 2010-2012 yıllarına ait kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, ödeme emirlerinin usulsüz tebliğ edildiğine ve şirketin tüzel kişiliği sona erdiği […]

→

İdari yargı mercilerinin terör örgütü ile irtibat incelemesi yapmadan karar vermesi adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle görevden alınmıştır. Ancak, bu tür bir “üyelik” unsuru ceza kanunlarıyla tanımlandığı için idari yargı mercilerinin bu konuda inceleme yapması mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi, ilgili maddenin bazı […]

→

İdari yargının terör örgütleriyle irtibat konusundaki delilleri somut olarak değerlendirmesi gerekliliği adil yargılanma hakkını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, terör örgütleriyle irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak İdare Mahkemesi, davacının mahkumiyetine dayanan gerekçelerle davayı reddetmiştir. Temyiz aşamasında, Danıştay, idari yargı mercilerinin terör örgütleriyle irtibat ve iltisak konusunu yeterince değerlendirmediğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin terör örgütü ile iltisak iddialarına dayandırılması adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmenin hukuka uygun olup olmadığını incelemiştir. Davacı, terör örgütü ile iltisaklı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak bu iddiaların somut delillere dayandırılmadığı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği öne sürülmüştür. Mahkeme, kamu görevinden çıkarılma […]

→

Terör örgütü ile irtibat iddiasında, idari yargı mercilerinin yalnızca ceza yargılaması sonuçlarını değil, dosya belgelerini de dikkate alması gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı onaylamıştır. Danıştay, idari yargı mercilerinin, terör örgütleri ile irtibat […]

→
onecikan-yargitay

Boşanmış olup fiilen birlikte yaşayanların ölüm aylığının kesilmesi ve yersiz ödemelerin geri alınmasının hukuka uygunluğu üzerine hukuki değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve yapılan kesintinin iadesi talebine ilişkindir. Davacı, boşanmanın muvazaalı olmadığını ve yalnızca insani sebeplerle eski eşine yardım ettiğini savunmuştur. Ancak, mahkeme, davacının ve boşandığı eşinin adres kayıtları, tanık beyanları ve sosyal güvenlik denetim raporları gibi delilleri değerlendirerek, boşanmış olmalarına rağmen fiilen […]

→
onecikan-yargitay

Hizmet tespitinde Kuruma bildirilmeyen sürelerin değerlendirilmesi ve tanık beyanlarının güvenilirliğinin sorgulanması gerekliliği incelenmiştir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, hizmet tespitine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, belirli tarihler arasında davalı işveren nezdinde çalıştığını ve bu sürelerin Kuruma bildirildiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan incelemenin eksik olduğunu belirterek istinaf başvurularını reddetmiştir. Mahkeme, davacının çalıştığı dönemlerin tespitinde, Kuruma bildirilmeyen sürelerin dikkate alınmadığını […]

→

Terör örgütü ile iltisak iddialarının yeterli delil olmadan değerlendirilmesi adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile iltisaklı olduğuna dair yeterli delil sunulmadan verilen kararı hukuka uygun bulmuş, ancak Danıştay, bu durumun adil yargılanma hakkı ve gerekçeli karar hakkı ile çeliştiğine dikkat çekmiştir. Mahkeme, […]

→
onecikan-yargitay

Sigorta başlangıç tarihinin tespiti ve ziraat odası kaydının geçerliliği üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti ve davalı Kurumun işleminin iptali üzerine kuruludur. Davacı, emekli olabilmesi için gerekli olan ziraat odası kaydının 31.01.1995 tarihine dayandığını iddia etmiş, ancak davalı Kurum, bu tarihte kaydın bulunmadığını öne sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, davacının ziraat odası kaydının 31.01.1995 tarihinde başladığını ve bu kaydın geçerliliğini kabul ederek […]

→

Transfer Fiyatlandırması Kapsamında Örtülü Kazanç Dağıtımında Özel Usulsüzlük Cezası İçin Gerekli Unsurların İspatı (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, davacı şirketin ortaklarına kullandırdığı paralar için faiz hesaplamaması nedeniyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu iddialarına dayanan bir vergi inceleme raporu üzerine yapılan tarhiyata ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, vergi inceleme raporundaki saptamaların hukuka uygun olduğunu belirterek, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. ve 6. bendi gereğince kesilen özel […]

→
onecikan-yargitay

Tarım Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin uyuşmazlıkta, tarımsal faaliyet ve prim tevkifatının hukuki değerlendirmesi yapılmıştır (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespitine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, 1998 yılında tarımsal faaliyetlerde bulunduğunu ve bu nedenle sigortalı sayılması gerektiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının tarımsal faaliyetini ve prim tevkifatını dikkate alarak, 01.09.1998 – 31.12.1998 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davalı […]

→

Mülkiyet hakkının korunması ve vergi borçları nedeniyle taşınmaz haczi konusundaki hukuki değerlendirme yapılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacının kardeşi tarafından vergi borçları nedeniyle haciz konulan taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının korunması gerektiğine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın tapu kaydında davacı adına kayıtlı olduğunu ve kardeşi ile yapılan taşınmaz devrinin iptal edilmesine rağmen tapu kaydında herhangi bir değişiklik yapılmadığını belirterek, haciz ve satış işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bölge […]

→

İmar planı değişikliklerinin askıya çıkarılmadan yürürlüğe girmesi hukuka aykırılık teşkil eder mi? (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, … Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerine yapılan itirazların reddi ile ilgili olup, davacı, bu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. İdare Mahkemesi, 4 sayılı plan notunun, açık ve yeşil alan ihtiyacını karşılamadığı ve yalnızca ticari bir faaliyet niteliği taşıdığı gerekçesiyle, […]

→