Parselasyon işlemlerinde kök parsel sınırları dışına tahsis yapılmasının hukuki sonuçları nelerdir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Altıncı Dairesi, Van ilinde gerçekleştirilen parselasyon işleminin iptali istemine ilişkin davada, İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararını onaylamıştır. İdare Mahkemesi, yapılan parselasyonun mevcut duruma uygun olmadığını, kök parsel sınırları dışından tahsis yapıldığını ve bu durumun değer kaybına yol açtığını tespit etmiştir. Ayrıca, gölet alanının düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılanmasının hukuki bir dayanağı olmadığına dikkat […]

→

Sıhke Göleti’nin DOP kapsamında değerlendirilmesi parselasyon işleminin hukuka uygunluğunu nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Van ilinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen parselasyon işleminin hukuka uygunluğu üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, parselasyonun 1/1000 ölçekli imar planına uygun olduğunu ve düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının yasal sınırlar içinde olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, Sıhke Göleti’nin DOP’tan karşılanamayacağı ve mülkiyet hakkının ihlaline neden olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne […]

→
onecikan-yargitay

Zimmet suçunda bilirkişi raporlarının yetersizliği ve kooperatif gelir-gider incelemesinin gerekliliği mahkeme kararını nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sanığın zimmet suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün bozulmasına dair bir değerlendirme içermektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, sanığın zimmet suçundan zarar gördüğü kabul edilerek katılan sıfatını kazandığı belirtilmiştir. Mahkeme, sanığın zimmet suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar vermiş, ancak bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığına dikkat çekilmiştir. Mahkeme, sanığın savunmalarını ve dosyadaki belgeleri incelemek […]

→

Gölet alanının düzenleme ortaklık payından karşılanması hukuken mümkün müdür? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Altıncı Dairesi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava konusu taşınmazda, imar planında gölet alanı olarak belirlenen kısmın düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılanmasının hukuki bir dayanağı bulunmadığı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak gölet alanının umumi hizmet alanı olarak kabul edilmesinin mümkün […]

→
onecikan-yargitay

Tarım Bağ-Kur sigortalılığı için tarımsal faaliyet ispatında hangi belgelerin toplanması zorunludur (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığı tespitine ilişkin olup, davacının sigortalılığının kabul edilmemesi üzerine açılan tespit davasında yaşanan süreçleri kapsamaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının tarımsal faaliyetini ispat edemediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, delillerin toplanması gerektiğine hükmederek kararı kaldırmıştır. Yargıtay, davacının […]

→

Büyükşehir belediyesinin parselasyon işlemlerinde yetki aşamasında ilçe belediyesi onayı gerekliliği hukuka aykırılık oluşturur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Van ili İpekyolu ilçesinde yapılan parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin ve bölge idare mahkemesinin kararlarını incelemiştir. İdare Mahkemesi, parselasyon işleminin 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu ve istinaf başvurusundaki iddiaların kararın […]

→
onecikan-yargitay

Tarım Bağ-Kur Sigortalılığı Tespiti: Prim Kesintileri ve Ürün Tesliminin Sigortalılık Statüsüne Etkisi (Yargıtay)

ÖZET: Bu davada, davacı, 01.01.2000 ile 31.05.2002 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının prim kesintileri ve tarımsal ürün satışları dikkate alındığında, davacının belirtilen tarihler arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar vermiştir. Davalı Kurum, bu karara itiraz ederek davanın reddini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının daha önceki yıllarda prim […]

→
onecikan-yargitay

506 ve 5510 Sayılı Kanunlar Çerçevesinde Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortası Prim Kesintilerinin Yasal Dayanağı ve Fark Taleplerinin Reddi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası prim kesintilerinin yüksek yapıldığına dair talepleri incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının taleplerinin yerinde olmadığına hükmederek, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmıştır. Mahkeme, prim kesintilerinin tüzük değişiklikleriyle birlikte aynı oranda devam ettiğini ve bu sebeple davacının talep ettiği […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali için terör örgütü ile irtibatın yeterli delillerle kanıtlanması zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesi gereğince terör örgütü ile irtibatı nedeniyle görevden alınmıştır. Ancak, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmiş olması, aleyhindeki tanık beyanlarının yetersizliği […]

→
onecikan-yargitay

Sigorta başlangıcının tespiti için işe giriş bildirgesi dışında hangi delillerin sunulması gereklidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, 10.04.1989 tarihinde çalıştığını iddia etmekte, ancak işe giriş bildirgesinde belirtilen tarih ve sigorta kaydı arasında tutarsızlık bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştığını ispatlayan delilleri yeterli görerek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, sigortalılık tespiti için yalnızca işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalılık tespiti için işe giriş bildirgesinin yeterli olup olmadığı ve eylemli çalışmanın ispatı gerekliliği üzerine Yargıtay’ın içtihat değerlendirmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.03.1998 tarihinde bir gün süreyle sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının sigortalı çalıştığını kabul ederek karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, sigortalılığın tespiti için yalnızca işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, davacının çalıştığı işyerinin varlığı ve sigortalı çalışmanın niteliği hakkında […]

→
onecikan-yargitay

Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi, yıllık izin ve asgari geçim indirimi taleplerinin kabulü, fazla çalışma ve tatil ücretlerinin reddi nasıl hukuken değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi taleplerinin hukuki yarar yokluğundan reddi ve fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin esastan reddi üzerine yoğunlaşmaktadır. Anayasa Mahkemesi, davacının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vererek dosyayı yeniden yargılama için mahkemeye göndermiştir. Yeniden yapılan yargılama […]

→
onecikan-yargitay

Muvazaalı İş İlişkisi Kapsamında Alacak Taleplerinin Geçersizliği: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. Maddesi Uyarınca Temyiz Süreci (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine, davalı ile alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve davacının alacak haklarının olup olmadığı hususları incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının muvazaalı iş ilişkisi kapsamında çalışmadığını ve dolayısıyla alacaklarına hak kazanmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Temyiz aşamasında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesi gereğince, […]

→

Muristen intikal eden şirket paylarının düşük beyanı nedeniyle tahakkuk eden veraset ve intikal vergisi gecikme faizi uygulaması hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, muristen intikal eden şirket paylarının değerinin düşük beyan edilmesi nedeniyle tahakkuk ettirilen veraset ve intikal vergisine ilişkin gecikme faizi uygulamasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, ödenen gecikme faizinin iadesini ve bunun tecil faizi ile birlikte hesaplanmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının vergi yükümlülüklerini yerine getirmemesi ile ilgili bir durum […]

→

İmmünosüpresif ilaç kitleri ihalesinde farklı üretici firma kitlerinin kabulü teknik şartnameye uygun mudur (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, itirazen şikâyet başvurusunda bulunan firmanın, immünosüpresif ilaç düzeyleri kitleri için sunduğu tekliflerin, Teknik Şartname hükümlerine uygun olmadığını tespit etmiştir. İlgili düzenlemelere göre, en fazla iki test için farklı üretici firma kitlerinin kabul edilebileceği, ancak başvuru sahibinin sunduğu teklifin 22 ayrı test için 4 farklı üretici firma kitini içerdiği belirlenmiştir. Ayrıca, teklif […]

→